“NE KUTLANIR, NE KUTLANMAZ”

Merhaba sevgili okur, başıma bir şey gelmeyecekse bu haftaki yazımın bir bölümünde MEB’e öneriler getirmek istiyorum. Elbette latife çünkü eğitim neferlerimize gözünün üzerinde kaş var demek biz ölümlülerin haddi olabilir mi? Elbette asla… Elbette… Maksat köşe dolsun.

Çocuklar için “okul olayı” toptan lüzumsuz bir hal aldığına göre, okula gitmenin bir vakit kaybı olduğu, üniversite sınavına hazırlanmak üzere dershaneye gitmenin kafi olduğu konusunda son neslin de cılkını çıkarmak suretiyle dibine darı suyu ektiğimize göre, bırakalım okul olayı tamamen ortadan kalksın. Okula hiç gidilmesin ve okullar için ayrılan ödenekler ailelere dağıtılsın. Aileler bu ödenekle internet alt yapılarını, sürekli oturulmaktan çöken, arkaya kaykılmaktan açılan yemek masası sandalyelerini, çizilen parkeleri falan halletsin, tamir ettirsin, yenilesin. Çünkü evlerin içine sıçıldı ama kapısı açılmayan okullara tam para ödemeye devam ediyoruz. Çocuklar da gitmek istemiyorlar artık. Ne vakit kaybedicem okulla böyle uzaktan orayı aradan çıkarıp sınava hazırlanırım daha iyi diyorlar, okulları komple kapasınlar bence. Zaten ne öğreniyorlardı ki? Hal ortada yani dürüst olalım. Kuş mu çıkıyordu? 

Yasaklar da böyle devam etsin. Yani akşam çıkılacak da ne olacak? Çıkıyorduk da ne oluyordu? Alkol almalar, danslar, gece klüpleri, sevişmeler falan ne öyle? Otursun herkes evinde. Herkes eve lahmacun söylesin, ne içmesi, ne peynir tabağı, ne jazz gezmesi, ne lüzum var? Hafta içi herkes çalışsın ve akşam 9 gibi evine girsin ve adam gibi tencere kapağını göğsüne bağlayıp Diriliş Ertuğrul ne bileyim Kuruluş Osman falan İzlesin. Hafta sonu çıkmanın zaten lüzumu yok. İşi olan gitsin çalışsın işi olmayan otursun evinde. Çok bunalan parası varsa otele gitsin bu vesileyle yasakları bypass etsin, parası olmayan çıkıp ne yapacak zaten? Ekonomiye katkısı olmayacak adamın sokakta aylak ne işi var? Bitti gitti. Ben yasakların aynen devam etmesi tarafındayım. Böyle eğlenmekmiş, gezmekmiş, daha dedesinin mezar taışını okumayı beceremeyen bir halkın gezmek neyine? Gerçi benim dedemin mezar taşı Türkçeydi, onun dedesinin de, kendisi ağır ceza reisiymiş hatta ama konumuz bu değil. Herkes haddini bilecek, kıracak kıçını oturup Arapça öğrenecek ve gidip mezar taşı okuyacak, illa kendi soyundan olması da gerekmiyor, dedeler hepimizin. Önce bu hallolsun bir,  sonra bakarız okul lazım mı, hafta sonu dışarı çıkmaya gerek var mı… O sonraki iş. Sinemaymış, konsermiş gerek var mı? Onlar yerine sosyal medyada gezin, tiktok falan çekin. Çok bile.

Sosyal medya demişken bu hafta yine bir baktım “sizzz oğlan anaları oğlanlarınızın çüküüü” diye dellenmiş birileri. Dedim yine ne yapmış olabiliriz acaba? Biz bişi yapmamışız ama cinsiyetçilik noktasında kızdıkları her şeyi “oğlan annelerine” saydırmadan kendini ifade edemeyen kitle bizden başlamış tepiklemeye. Yine evet… Konu da şöyle, birinin  kızı adet görmeye başlamış. Annesi de buna çok sevinmiş ve sosyal medya hesabından bunu tebrik etmiş. Birileri de bunu eleştirmiş. Birileri de eleştirenleri eleştiriyor, mevzu bu. Bu kadını eleştirenlerin kaçının oğlu var da gitti sünnet yaptı bilmiyorum.  Onu korumaya çalışanların neredeyse tamamı ise konuyu “sünnet” üzerinden kıyasla tartışıyor ve müdafaa ediyor ki… Bilemedim.

Bana göre herkesin kutlamasına kimse karışamaz. Ben kızım olsaydı regl olduğunda bunu kendi sosyal medyamdan paylaşır mıydım?? Valla özel koşullarda değilsek kızım buna kızardı gibi düşünüyorum çünkü gençler kendi özel alanları konusunda çok netler ve bilinçliler, benim bu kadar ona özel bir şeyi paylaşmama ne derdi emin değilim. Arkadaşlarımın kızlarına bakıyorum, kızarlar gibi geliyor. Kendisi “adet gördüm oley” temalı bir kutlama yapmak istese mani olur muydum? Sanmam. Kendi bilir. Tam olarak neyi kutlamak istediğini anlamaya çalışırdım ama. Artık yumurtluyorum, yani hamile kalabilirim diye bir şeye sevinip beni genç yaşta anneanne yapmasını istemeyeceğimden olayı sadece feminist boyutta değerlendirdiğinden emin olmak isterdim. (Bir de kutlamaya kimleri çağırdığını bilmek isterdim sanırım.) Annemin bir yerine inerdi muhtemelen ama ona söylemezdik artık. Kızım eğlensin, kendiyle barışık olsun, bu son derece doğal durumu iğrenç, pis, ayıp bir şey gibi değerlendirmesin isterdim.

Lüzumlu mu? Herkesin kendi bileceği iş o. Bence  ‘kişiye özellik’ feminist düşünceye aksi bir şey değil ki? Yapmak isteyen yapar ama beni hiç rahatsız etmez, bana ne sonuçta. Şu kısmı aklımızda tutarsak ne ala. Bir insan kendi kişisel ayarlarında, kişisel paylaşımlarında tutumlu davranmakla birlikte kadın haklarında gayet mantıklı ve duyarlı olabilir. reglisini şenliklerle kutlamayan veya kızına regl partisi yapmayan her kadın illaki kendinden utanan, domestik, ezik, cahil, aptal bir kadın değildir. 

Bence kadınları sınıflandırmayı bi bırakalım artık.

İsteyen istediğini yapsın demek çok zor bir şey oldu niyeyse. Hiçbir konu isteyen istediğini yapsın bana-ne sana ne diye tartışılamıyor artık. Bir anne regl kutlarsa sünnet kutlayamaz, sünnet kutladıysa regl kutlanmasına kesin karşıdır. Sünnet kutlayanlar gerici ve vasattır, regl kutlayanlar yenilikçi ve feministtir. Veya tam tersi, sünnet kutlayanlar muhafazakar  ve gelenekçi regl kutlayanlar aykırı ve hafiftir. 

Ne münasebet? Ne alakası var? İsteyen istediğini kutlar veya kutlamaz. İsteyen istediğini bahane/vesile eder ve eğlenir veya eğlenmez. İsteyen istediği şekilde istediği olayı törene dönüştürür veya salar, umursamaz. Herkesin kendi hayatı kendi bileceği iş. Bir başkasına zarar vermedikten sonra kimsenin eğlencesine karışma hakkımız yok ki.

Anlamıyorum ben bu her şeyin “sınıfsal çatışmaya” dönüşmesini.

Bir ‘bana ne!’ demeyi becersek şöyle bir hafifleyeceğiz sanki.

Ay bilemiyorum, öff, nelerle uğraşıyorsunuz yav? Konuya bak sünnet mü kutlansın regl mi?… Bütün meseleler bitti bu mu kaldı yani, bu ne enerji. Millet aç aç… 

Takılıyorum, takılıyorum… Neyse bana da yazı konusu işte, o yok bu yok ne yazıcaz her Pazartesi sonuçta dimi?

Bu da böyle bir haftaydı sevgili okur. Bakalım önümüzdeki günler neler getirecek. Milletin ne yaptığını boşver, herkes çıldırıyor yavaştan, sen kendine dikkat et, sen iyi kal. Bir de kendi işine bak boşver, bırak herkes ne yapıyorsa yapsın kime ne?

Sağlık dolu bir hafta dilerim. 

XXX 

Not: Yazılarımla yeni tanışanlar için bu not (bu notu zaman zaman ekliyorum araya mecburen). Ben yazılarımı konuşma diliyle yazıyorum. Bu çok uzun yıllardır bu şekilde. Newsweek Türkiye’de köşe yazıyordum orada da böyleydi, Hürriyet’te yazıyordum orada da böyleydi, hep böyle oldu. Bu yeni bir durum değil siz benim yazılarımı yeni okumaya başladınız sadece. Bu sebeple “yapıcam değil yapacağım” diye bana düzeltme göndermekle uğraşmayınız, o benim için yaklaşık 18 senedir “yapıcam”.

DÜZENLİ OLARAK KÖŞE YAZILARIMI TAKİP EDEBİLMEK VE YAZI ARŞİVİM İÇİN:

www.mehtaperel.com 

www.mehtaperel.wordpress.com

www.mehtaperelarsivyazilari.wordpress.com

instagram.com/mehtaperel

twitter.com/mehtaperel

Bu adreslere de eliniz alışsın, favorilerinize kaydedin hatta, siteler çöküyor, server’lar kapanıyor, yazılımlara bug giriyor, sonuçta internette yazdığımızdan adresler kapanabiliyor. Sonra aramayın nerde bu kadın diye, ben her pazartesi üstteki üç mehtap’lı adreste yazılarımı güncelliyorum)