İŞTE GELDİM BURADAYIM!

Bir tatili daha devirip dinlenmiş olarak İstanbul’a döndüğüme göre yeniden kendimi yormaya başlayabilirdim ve görünen oydu ki çok da zorlanmayacaktım.  Bu yazıdan bol linçlik malzeme çıkar, bu ara linç edecek adam bulma sıkıntısı yaşayan internet insanları kahvelerinizi alın. Ustalık ve emekçilik müessesesi bitmiş. Memlekette usta diyeceğin adam başka bir iş yapamadığı/bulamadığı için elinde bir tornavidayla […]

BİR KÖPEK ÖYKÜSÜ

Yıllar yıllar evvel, ben hayli genç bir kızken dayımın bir köpek alması benim hayvanlarla olan ilişkimi değiştirdi. Bugsy’den sonra ben hayvanlardan korkmayan, karşıdan gelen kedi köpek görünce kaldırım değiştirmeyen, sokak hayvanlarına yardım etmeye çalışan bir hayvan sever olduğumu öğrendim, fark ettim. Bugsy, Spaniel Springer cinsi, orta boy bir av köpeği olup hayatta rastlayabileceğiniz en dünya […]

MASUMİYETİ YİTİRMEK

Herkesin masumiyetini yitirdiği bir an vardır. Kimi bu anı hatırlayacak kadar insanlığını yitirmemiştir sadece.   Osmanbey, Hava yağmurlu, kış. Ortaokul talebesiyim. Yağmurluğumun fermuarını boğazıma kadar çekip şapkasıyla başımı örtmüşüm, sırtımda okul çantam hızlı adımlarla okuldan eve dönüyorum. Hotiç’in önünden Karaca’nın önüne geçen üstgeçide çıkıyorum, arada üstgeçidin merdivenlerine biriken sulara basıyorum. Lacivert külotlu yün çoraplarım kirli […]

YARALI KEDİ

YARALI KEDİ Mehtap Erel Yitik Ülke Yayınları (Kedi Öyküleri) 2017   8 bilemedin 9 yaşımdaydım. Bütün hafta Cumartesi günü annemden alacağım harçlığın hayaliyle geçmişti. O zamanlar öyleydi. Haftanın bir günü harçlık alır bunu da dilediğimiz gibi harcardık. Benim planım hiç değişmezdi,  kardeşimle Elmas Büfe’ye gidecektim. Islak hamburger, sosisli sandviç ve limonata alacaktım. Haftanın bir günü […]

SADİYE

SADİYE Mehtap Erel   Vedat traktörün üstünde, boynunda terden sararmış mendili, kafasında kasketi salla silkelene tarlasına doğru gidiyordu. Her gün geçtiği güzergahı takip edip her zamanki gibi Mustafa dayının tarlasına yaklaşınca biraz hız kesti. Yüzünde şakacı bir gülümseme belirdi. Gözleri Mustafa dayının çadırını aradı. Az ilerde, çadırın üstünde yenilmiş bir kalenin bayrağı gibi sallanan Mustafa […]

TUTKU (kısa öykü)

    GÜN1   “Delirmiş o” diyorlar, buraya kaçtığım günden beri anırmaları eksildi kulaklarımdan. Anlamadığı her şeye karşı çıkan bu fazladan doğmuş hayat çıkıntıları beni neyle yargılıyorlar. Delirmek şuurumun daha fazla açılmasıyken bence ve ben her geçen gün kendimi daha fazla tanırken burada, bu kimselerin olmadığı yerde onlar uzaktan uluyan köpekler gibi seslerini duymasamda kendilerini […]

SOLUKSUZ (kısa öykü)

  Senin kabusunda hoyrat bir çığlık var…Bir mubasır gibi heryerde kulağına yapışıyor…   Yılmaz Karakoyunlu   ***   Karanlık…   Karanlığı ve öfkesinden böylesine korktuğum bir başka kış hatırlayamıyorum. Yine sıkıntıyla ve ter içinde çırpınarak uyanıyorum bölük pörçük uykumdan. Terden ıslanmış geceliğimin yakasından gelen kesif nem kokusu içimi buruyor, midem bulanıyor. Yıkanmam gerek belki de […]