Mehtap Erel

Arşiv Yazıları

22 Nisan 2018
by mehtap erel
BİR FUAR VE TÜM ANILAR için yorumlar kapalı

BİR FUAR VE TÜM ANILAR

Çok tatlı, çok keyifli, çok neşeli bir fuarı daha geride bıraktık sevgili okur. Yıllar yıllar sonra tekrar İzmir’li okurlarla bir araya gelebildik. Çok da iyi ettik bence (Bu yazı biraz uzun ne olur sıkın dişinizi, benim için önemli bir duyguyu paylaşmaya çalışıcam sizinle).   Biliyorsunuz ben normalde İstanbul dışındaki fuarlara çok katılamıyorum. Hatta İstanbul’daki fuarların da hepsine katılamıyorum. Hatta hem yayıncımız hem diğer yazar arkadaşlarım da şahittir ki katıldığı fuara da çok limitli katılabilen yazarlardan biriyim. Tüm gün kalamıyorum, her gün gidemiyorum. Çünkü -burada size özel hayatımı dökmeyeceğim Devam Linki

12 Nisan 2018
by mehtap erel
YENİ KİTABIM -SIR- VE İZMİR KİTAP FUARI için yorumlar kapalı

YENİ KİTABIM -SIR- VE İZMİR KİTAP FUARI

Merhaba sevgili okur, sen bu satırları okurken ben İzmir’de kitap fuarında olacağım. Çünkü yeni kitabım SIR çıktı. Öncelikle şunu sorayım, beni mehtaperel.com’dan takip ediyor musun? Umarım ediyorsun, etmiyorsan da et, çünkü bu yazı orada daha önce yayına çıktı, Anne Boyutu’nda ise Pazartesi yayına girdi. Sosyal medyadan da daha öncesinde duyurma şansım oldu. Twitter’ı eskisi gibi aktif kullanmıyorum artık, sürekli mahkemeye verilmekten sıkıldım. Onun yerine instagramda “ne kadar güzel ve fit bir kadın” olduğuma ve kitaplarıma dair fotoğraflar paylaşmak vallahi daha keyifli gelmeye başladı. Deli gibi dünyayı değiştirmeye Devam Linki

08 Nisan 2018
by mehtap erel
ÇOK ŞÜKÜR YİNE BAHAR için yorumlar kapalı

ÇOK ŞÜKÜR YİNE BAHAR

Yaz geliyor ve bu hususta ne yapıyorsun sevgili okur? Homini homini yemiyorsun dimi? Kişi, kendinden bilirmiş, evet ben bu ara bir iştah bir iştah, perişanım ama gel gör ki dikkat etmeye çalışıyorum yine de bir şekilde. Hadi yaza girerken seninle bir planlar silsilesi yapalım ne dersin?   Önce beslenmemizi şekle sokalım. Kilo almamıza sebep olan şeyleri mümkünse keselim,  kesemiyorsak azaltalım. Kendimize bir kural koyalım. Yaktığımızdan fazlasını yemeyeceğiz. Bu kadar basit. Muhakkak hareket edelim. Hoşlandığımız şey her neyse, yürüyüş, yoga, pilates veya her ne seviyorsanız o… Fark etmez, yeter ki hareket edelim. Ölü derilerden Devam Linki

01 Nisan 2018
by mehtap erel
YARALI KEDİ için yorumlar kapalı

YARALI KEDİ

YARALI KEDİ Mehtap Erel Yitik Ülke Yayınları (Kedi Öyküleri) 2017   8 bilemedin 9 yaşımdaydım. Bütün hafta Cumartesi günü annemden alacağım harçlığın hayaliyle geçmişti. O zamanlar öyleydi. Haftanın bir günü harçlık alır bunu da dilediğimiz gibi harcardık. Benim planım hiç değişmezdi,  kardeşimle Elmas Büfe’ye gidecektim. Islak hamburger, sosisli sandviç ve limonata alacaktım. Haftanın bir günü abur cubur yememize izin vardı ve o zamanlar ıslak hamburger abur cubur sayılıyordu. Biz ev yemekleriyle yetişen, GDO’suz, sağlıklı çocuklardık. Kapının önünde oynar, ip atlar, annelerimizin camlardan sepetle sallandırdığı köfte Devam Linki

01 Nisan 2018
by mehtap erel
SADİYE için yorumlar kapalı

SADİYE

SADİYE Mehtap Erel   Vedat traktörün üstünde, boynunda terden sararmış mendili, kafasında kasketi salla silkelene tarlasına doğru gidiyordu. Her gün geçtiği güzergahı takip edip her zamanki gibi Mustafa dayının tarlasına yaklaşınca biraz hız kesti. Yüzünde şakacı bir gülümseme belirdi. Gözleri Mustafa dayının çadırını aradı. Az ilerde, çadırın üstünde yenilmiş bir kalenin bayrağı gibi sallanan Mustafa dayının yıkayıp astığı atletini gördü. Traktörü durdurup heyecanla aşağı atladı. Çeltikleri ezmeden, aralara basarak çadıra doğru ilerledi. Mustafa dayıyı çadırın önünde uzanır halde ve uyuklarken buldu. -Dayı kalk Devam Linki

01 Nisan 2018
by mehtap erel
SATIN ALINAMAYACAK DEĞERLER için yorumlar kapalı

SATIN ALINAMAYACAK DEĞERLER

Sana bu hafta, yine zaman zaman bahsettiğim ve çok önemsediğim bir konudan bahsetmek istiyorum tekrar sevgili okur. Çocuklarımıza değer yargılarını kazandırmak üzerine bu yazı. Ve inan bana konu çok mühim. Zannediyorum bir köşe yazımda yazmıştım. Meşhur bir cep telefonu markasının yine meşhur bir saati çıkmıştı. Gençler bir merak peşinde bu “akıllı saatin” matah bir şey gibi. Biz böyle şeylere kıymet vermediğimiz için çok umurumuzda değil falan ama o ara arkadaşlar arası nasıl muhabbeti döndüyse oğlum saati istedi. Saatten öyle bir bahsediliyor ki sanki saat değil zamanı satın alıyorsun. Saati takıyorsun ve herkesin günü 24 saat Devam Linki