HAYVAN ÖLDÜRMEYE HAYIR!

Sevgili okur, tahmin edebileceğin gibi bu hafta sana sokak hayvanlarının “uyutulmasına” dair planlanan yasa hakkında ne düşündüğümü yazıcam. Çünkü madem “herrrkesin” bir fikri var bari biz mürekkep yalamış kitle de fikrimizi söyleyelim ki denge olsun dimi?

Öncelikle dürüst ve net olalım. Uyutmaktan kasıt ayağında sallayıp yavaşça yatağa yerleştirmek olmadığına göre öldürmekten bahsediyoruz. ÖL-DÜR-MEK!

Tartışılan konu; sokak hayvanlarını toplayalım, ee güzel topladık ama nasıl bakılacak bunca hayvana? Bakılamayacak çünkü ne böyle bir yer ne de böyle bir para var… O zaman bir (1) ay içinde sahiplenilmeyenleri öldürelim.

Öldürülmesi planlanan hayvan sayısına baktığımızda da buna katliam ya da soykırım demek mümkün. Çünkü Hitler bunu Yahudiler’e yaptığında soykırım demiştik. O da beğenmediği ve rahatsız olduğu ırkı bir yerlere toplatıp katletmişti, bugün sokak hayvanları için tartışılan da bu! “ Rahat değiliz bunları bir araya toplayıp öldürelim”!

Bir yerlere toplayalım ve katledelim!

Bir çözüm modeli olarak önerilen bu…

“Efenim Avrupa’da böyle”. Şimdi bunu savunan aklıselim biriymiş de lafının değeri varmış gibi argümanı cevaplayalım.

  1. Heerr şeyimiz Avrupa gibi de bir bu mu kaldı?
  2. Avrupa bunu yapmaya başladığında yıl kaçtı?
  3. Amerika’da da kişisel silahlanma ve idam serbest onu da alak mı?
  4. Pek çok ülkede eşcinsel evlilikler ve eşcinsel eşlerin evlat edinmesi serbest bunu ne zaman alırız?
  5. “Evropa”nın sadece işimize gelen kısmını alıp gerisini çöp kabul etmek bizi iki yüzlü yapmaz mı?
  6. Araplara karşı olan ve sokakta çok göçmen olduğunu düşünen kitle yarın bir gün “sosyal medyada örgütlenip” bunları uyutalım derse tamam mı?
  7. Uçaklarda ve otellerde çocuk sesinden rahatsız kitle var. Bu sorunda sesten rahatsız olanları mı çocukları mı uyutalım?
  8. Bir canlının başka bir canlının yaşam hakkına, nerede ne kadar süre yaşama izni olduğuna karışması normal mi? Köpekler 1 ay kediler 2 ay içinde sahiplenilmezse valla ölsünler gibi şeyler konuşmanın, kendinde buna hak görmenin çılgınlığı durduğunuz yerden görünmüyor mu gerçekten?
  9. Sevmediğimiz şeyleri belediye öldürmediği takdirde kendimiz öldürebiliyor muyuz? 
  10. Kuş bokundan rahatsız olanlar için ne yapılacak? Kuşlar yakalanıp uyutulacak mı?
  11. Rahatsız olunan şeylerin bir ay içinde sahiplenilmesi sahiplenilmezse öldürülmesi serbestisi ne zaman eski sevgili ve/veya boşanılan eşleri kapsar? Bu konfor sadece hayvanlarla sınırlı olmamalı!

Daha yeni öldürülen, işkence edilen sokak hayvanlarıyla ilgili bir kamuoyu yaratmaya çalışılırken, öldürmenin normalleştirilmesine dair yasa hazırlık veya dedikoduları nedir, neyin kafasıdır ben anlayamıyorum.

İnsanların “şu şu şu canlılar şu kadar yaşayabilir, sonrasında öldürülür” gibi şeyler söyleyecek kadar korkunç, kendinde bunu söyleme hakkı görecek kadar şuursuz ve hadsiz olmalarını anlayamıyorum.

İnsanların gezegeni sadece kendilerine ait gibi algılayıp, yaşamalarını ve böyle algıladıkları halde gezegenin içine sıçmalarını da anlayamıyorum.

Anlayamıyorum ben.  Anlayamıyorum. Tam diyorum ki insanlardan bundan fazla soğuyamam, bu yani, bir insan başka insanlardan ne kadar huylanabilirse o kadar huyluyuyum… Diyorum…. Ve heyhat, bir şey oluyor ve daha da soğuyorum. 

İnsan, sevgili okur, bu gezegenin tümörü, kanseri. Ekosistemin ifrazatı. İnsan, sevgili okur, kendini bir halt zanneden ama zerre değeri olmayan boş beleş bir canlı. Hani böcek bilimciler var. Adamın ilgisi o. Mesela kadavranın üstündeki böcekleri inceliyor ve hangi aşamadaki böceğin cesedin ne kadar zamandır ölü olduğunu gösterdiğini belirliyor. 

Sanıyorum Tanrı bizleri o merakla yarattı. Bakalım dedi bu böcekler, üzerinde yaşadıkları gezegeni yiyerek yok ederken nasıl bir şey çıkacak ortaya. Tanrı bilim aşkıyla biz böcekleri gezegene serpti. Hepimiz ayrı bir yerinden yiyoruz ve gelişmişlik aşamamız oradan belli oluyor. Kendi böcek olduğu halde hayvanlar öldürülsün diyenler en gelişmemişler, larva yani. 

İnsanlar, olaylar ve içinden geçtiğimiz tartışmalarla ilgili düşüncelerim bunlar ve ötesi. Yazabildiğim kadarı bu, öyle söyleyeyim. Bu kadarını yazıya dökmek uygundur. Çok daha ötesini aklımdan geçiriyorum ama ben kanatlı böcek aşamasında olduğumdan her düşündüğümü söylememin doğru olmadığını bilir dönemimdeyim. 

Umarım bu saçmalık tekrar tartışmaya açılmayacak şekilde kapanır. Anayasanın ilk üç maddesi gibi yani, tartışmaya kapalı.

Benim çözümüm mü ne? İnanmazsınız öldürmek değil! 

Aşıla, kısırlaştır, bırak. Çözüm bu. Böylece zaten sayıları azalır. Peki, vahşi olanlar mı? İşte onlar barınağa alınabilir belki. Biri gidip pitbull aldıysa ve kendi gibi manyak yetiştirdiyse sonra da sokağa attıysa ve bu köpek sokakta tehdit unsuruysa o zaman o sadece insanlara değil diğer köpek ve kedilere de tehdit olacağından barınağa alınabilir, sahibi de yan kafese kapatılır mesela. Yan yana böyle… Böyle eşitlikçi çözümler…

Önümüzdeki günler nelere gebe bekleyip göreceğiz. Hayvan katliamının asla vesilesi olmayacağını, toplanan hayvanları hiçbir veteriner hekimin öldürmeyeceğini açıklayan Türk Veteriner Hekimler Birliği’ne çok teşekkür ediyorum ve saygılarımı gönderiyorum buradan. Size helal olsun. Çünkü hekimlik hayatta tutmakla ilgilidir öldürmekle değil! Doğrusunu söylemişler. 

Hükümeti de bu “kamuoyu” yaratarak yönetim üzerinde baskı kurmaya uğraşan yarım akıllıların lafıyla iş yapmamaya çağırıyorum. 

Herkesin bir fikri var ama ne her fikir ciddiye alınmaya değer ne de herkes bir.

Herkes bir değil.

Bazılarımız pirimitif.

Bazılarımız pirimitif bile değil, oluşum aşamasında… 

Sakin bir hafta dilerim. 

xxx

Not: Yazılarımla yeni tanışanlar için bu not (bu notu zaman zaman ekliyorum araya mecburen). Ben yazılarımı konuşma diliyle yazıyorum. Bu çok uzun yıllardır bu şekilde. Newsweek Türkiye’de köşe yazıyordum orada da böyleydi, Hürriyet’te yazıyordum orada da böyleydi, hep böyle oldu. Bu yeni bir durum değil siz benim yazılarımı yeni okumaya başladınız sadece. Bu sebeple “yapıcam değil yapacağım” diye bana düzeltme göndermekle uğraşmayınız, o benim için yaklaşık 20 senedir “yapıcam”.

DÜZENLİ OLARAK KÖŞE YAZILARIMI TAKİP EDEBİLMEK VE YAZI ARŞİVİM İÇİN:

www.mehtaperel.com  

www.mehtaperel.wordpress.com

www.mehtaperelarsivyazilari.wordpress.com

www.instagram.com/mehtaperel

X.com (twitter)/mehtaperel

(Bu adreslere de eliniz alışsın, favorilerinize kaydedin hatta, siteler çöküyor, server’lar kapanıyor, yazılımlara bug giriyor, sonuçta internette yazdığımızdan adresler kapanabiliyor. Sonra aramayın nerde bu kadın diye, ben her pazartesi üstteki üç Mehtap’lı adreste yazılarımı güncelliyorum)