YÜZDÜK YÜZDÜK KUYRUĞA GELDİK

Zaman nasıl akıp geçiyor sevgili okur. Sen benimle tanıştığında Atahan oyun grubuna gidiyordu. Daha anaokulu değil bak, oyun grubu. Hani yaşıtlarıyla bir arada sosyalleşmeyi öğrensin diye haftada 2-3 kez 1 saat Kültür2000 Kolejinin, Bahçeşehir Anaokulunun içinde bir oyun grubu vardı oraya gidiyorduk. Oradan tanıştığı arkadaşları var hala. Ben anne-bebek-çocuk yazıları yazıyordum o zaman. Seninle tanıştık. Bugün Üniversite tercihleri aşamasındayız. Yurtdışına mı gidecek, burada mı kalacak, hangi okulları tercih edecek bunları konuşuyoruz evde. Ne olmak istediği konusunda net, doktor olmak istiyor. Çok küçük yaşlarından beri aklına koyduğu bir şeydi ve değişmedi. Dolayısıyla opsiyonlar bu eksende. Allah benim çocuğumun da herkesin çocuğunun da haklarında hayırlısını versin. Kimseyi evladıyla sınamasın.

Yıllar geçti üniversite noktasına geldik inanamıyorum. Ayşenil ile yazıştık da, onun oğlu da Üniversite karar aşamasında, nasıl minnaklardı ne çabuk büyüdüler dedik. Benzer şeyler yaşıyoruz yine. Gençler çok farklı, çok gerçekçi, akıllı ve kararlılar. Ne olmak istediklerini ve bunu nasıl yapmak istediklerini biliyorlar. Bunu planlıyorlar. Bir sistem ve düzen kuruyolar. B ve C planları yapıyorlar. Bizlere de aileleri olarak kararlarını desteklemek ve maddi manevi arkalarında durmak düşüyor. Çünkü son dakikada karar da değiştirebiliyorlar. Hepsinin gönlünden geçtiği gibi olsun.

Sarhan’la konuşuyoruz, oğlumuz yurtdışına giderse ki öyle görünüyor, kedimizle kalacağız burada. Ne acayip bir durum değil mi? Elbette çocuğumuzun yanına gider geliriz ve o gider gelir ama sonuçta evler ayrılacak. Son dakikada Türkiye’de kalmaya karar verse dahi artık bizimle oturmayacağını düşünüyoruz. Bir şekilde yuvadan uçacak. 

Bu hayli bunalım süreci aşmak için kafamızda planlar yapmaya başladık. Dedik ki okula gidebiliriz. Uzaktan eğitimle, vb, ilgimizi çeken bir konuda derinlemesine bir şeyler öğrenebiliriz. Sarhan sanat tarihi ile ilgilendiğini söyledi ben şimdilik gastronomi düşündüm. Müze, sergi, taş gezeriz, Sarhan bize güzel güzel anlatır falan, sonra eve geliriz ben füzyon mutfağı bir takım aperatifler hazırlarım ve şarap tadarız diye düşündük.

Kedimizle oyalanarız, bizim torun o malum, ben yeni kitabıma başlarım, bol spor yaparız, yazlıkta daha fazla zaman geçiririz, fotoğraf çekeriz diye düşündük. Yaş 50’lere geldi biraz daha dinlenerek yaşamaya devam ederiz işte. Telaş etmeden, açık havada yürüyüşlerle, müzikle, filmlerle, güzel güzel yaşlanalım işte diye düşünüyoruz. Umarım nasip olur.

Umarım çocuklarımız olmak istediği yerde, olmak istediği şekilde olurlar. Bundan sonra bizlerin mutluluğu onların kendi başlarına varoluşlarıyla gururlanmak. 

Zaman ne çabuk geçiyor. Şaşırmamak elde değil. Oğlumuz büyüdü mesleğine doğru ilerliyor. Daha dün minnacıktı, anaokulunun önünde bekliyordum onu. Şimdi üniversite seçiyor. Bu günleri de görebildiğimiz için çok şanslıyız. 

Hep iyilikler diliyorum hepsine, bütün gençlere. İyi olsunlar, olmak istedikleri şey olsunlar, yolları açık olsun. Mutlu olsunlar, işleri kolay yürüsün, başarılı olsunlar, huzurlu ve sağlıklı olsunlar. Allah bizlere de güç kuvvet versin ki onlar hayallerine doğru yürürlerken biz de arkalarından destekleyebilelim. 

Güzel ve mutlu bir hafta dilerim. 

XXX

Not: Yazılarımla yeni tanışanlar için bu not (bu notu zaman zaman ekliyorum araya mecburen). Ben yazılarımı konuşma diliyle yazıyorum. Bu çok uzun yıllardır bu şekilde. Newsweek Türkiye’de köşe yazıyordum orada da böyleydi, Hürriyet’te yazıyordum orada da böyleydi, hep böyle oldu. Bu yeni bir durum değil siz benim yazılarımı yeni okumaya başladınız sadece. Bu sebeple “yapıcam değil yapacağım” diye bana düzeltme göndermekle uğraşmayınız, o benim için yaklaşık 18 senedir “yapıcam”.

DÜZENLİ OLARAK KÖŞE YAZILARIMI TAKİP EDEBİLMEK VE YAZI ARŞİVİM İÇİN:

www.mehtaperel.com 

www.mehtaperel.wordpress.com

www.mehtaperelarsivyazilari.wordpress.com

instagram.com/mehtaperel

twitter.com/mehtaperel

Bu adreslere de eliniz alışsın, favorilerinize kaydedin hatta, siteler çöküyor, server’lar kapanıyor, yazılımlara bug giriyor, sonuçta internette yazdığımızdan adresler kapanabiliyor. Sonra aramayın nerde bu kadın diye, ben her pazartesi üstteki üç mehtap’lı adreste yazılarımı güncelliyorum)