SPOR HOCASI

Pörsınıl tireynır vaziyeti

Günaydın sevgili okur. Sana “insan gibi, görünme ve sağlıklı yaşama” kapsamında yine ve yeniden spora başladığımı söylemiştim. Bir süredir “pörsınıl tireynır” ile evde çalışıyorum. Bunun bana şöyle bir avantaj sağlayacağını düşünmüştüm (ve haklı çıktım), hoca eve geldiği takdirde spordan kaçamayacaktım. Daha önce yaptığım gibi, bir yere üye olup sonra gitmeyi bırakma, üye olduğum yerdeki hoca arasa dahi telefonu açmama kepazeliğini yaşayamayacaktım.

 

Sonuç olarak kapıya kadar gelmiş spor hocasına kapıyı açmayacak kadar mandalaşmadım henüz. Önümüzdeki, 10 yılda o da olacak inşallah.

 

Neyse…

 

Hocanın (kadıncağızın adını özellikle yazmıyorum çünkü kepaze edicem az sonra) ilk gününde parasını peşin verip dedim ki;

 

“Ben kaçarım. Kendimi biliyorum. Akşamdan arar erteleyelim derim, mesaj atar hastayım derim, dinlemez gelirsiniz bu sefer çalışma esnasında cıvıtırım, yemişim kardioyu gel bi Türk kahvesi yapayım ben sana derim. Yaparım bunu. Beni dinlemeyin.”

 

Dedim bunu evet. Çünkü doğruydu ve ben de baştan dürüst olmak istedim. En azından son denemem olan bu yöntem işe yarasın istedim. Çünkü bu da tutmazsa spor olayını toptan bırakıp hayatımın geri kalan kısmında kulak memesi kıvamında yaşıycam, 50’lerime geldiğimde mayalanmaya bırakılmış hamur gibi olucam biliyorum. Bunu da söyledim.

 

Burdan gazı alan hoca ile şöyle bir noktaya geldik tabi;

 

Hoca: 30-29-28-27– KARIN İÇERİ!!-26-25-NEFES AL!!!-24-30-29

Ben: Hocam bi dakka

Hoca: 27-26- KONUŞMA! NEFES AL!

Ben: Matematik ağlıyor hocam şu an. Pisagor ters döndü mezarında

Hoca: KO-NUŞ-MA! 29-28

 

Daha 24’ü göremedim sevgili okur. Bu hocanın matematik dersine bedenci girmiş, net. Bunu başka nasıl açıklarız?

 

Hadi ardışık sayıları, kümeleri geçtim, lanet olsun. Felsefe- Mantık ve Psikoloji de sıfır.

 

Hoca: DEVAM DEVAM DEVAM!

Ben: Ölüyorum şu an

Hoca: Yerken ölmüyordun ama? Yağlı yağlı börekleri götürürken ölmüyordun?

Ben: …..????? Hocam 52 kiloyum ya! Daha napayım? Ne böreği?

Hoca: KONUŞMA!

Ben: Hayır reca edicem bana diğer öğrencilerinize söylediklerinizle gelmeyin

Hoca: Öyle mi? Sen özel muamele istiyorsun yani? Onlar duvar şınavı çekiyor sen gerçek şınav çekeceksin o zaman! Çünkü börek yemiyorsun ve çok atletsin! YAT!

Ben: Bi dakika asla böyle bişi kastetmedim

Hoca: YAT!

Ben: Konuşarak anlaşabileceğimizi umuyorum hala

Hoca: OTUUUUZZZZZ!!!!!!

 

Peki, diyeceksiniz Coğrafya? Orda durum nasıl?

 

Hoca: Şimdi bu pozisyonda, hiç bozmadan, ayak parmaklarına doğru diğer kolunla uzan

Ben: ahahahahaa

Hoca: …….

Ben: Ciddi ciddi?

Hoca: UZAN

Ben: Bi deniyim ama o istikamet uzak

Hoca: UZZAANNNN!

Ben: Yav hocam ben bu pozisyonda burdan oraya uzanabiliyo, esneyebiliyo olsam kama sutra’yı yeniden yazardım ne senle uğraşcam. Az makul olalım

 

Bu noktada hocanın durup güldüğünü varsayan okur bilsin ki ASLA. Kadın beni sırtımdan itme usulü ile istediği noktaya ulaşmamı sağlıyor.

 

Ve arkadaş ben bu itmeler esnasında benden ne sesler gelebileceğine hayretler içinde şahitlik ediyorum (hayır düşündüğünüz gibi değil). Vücudumda kireçlenmiş her bir bölge çatır çatır çatır… San Francisco Flarmoni b*k yemiş…

 

Bu arada kadınla karı-koca gibiyiz. Üç haftayı bitiren ilişkimiz monotonlaşmasın diye olaya ufak tatlar, lezzetler de katıyor.

 

Misal en son beni bağladı…

 

Şimdi bu pilates lastikleri var ya sevgili okur. Onun en sıkı olanını aldı. Bunu belime bağlayıp bir ucu uzun bıraktı. O uzun bıraktığı ucu da belimden ayak bileğime doğru çekip ayak bileğime bağladı ve sonra;

 

Hoca: Şimdi köpek pozisyonu al

Ben: ……. Neden?

Hoca: Ne “Neden”?

Ben: Napıcaz? Çünkü korkuyorum şu an

Hoca: Ters tekme? Kalça çalıştırıcaz

Ben: ehehehe ay ben de heyecanlandım bi an

Hoca: BAŞ-LA! OTUUZZ!

 

Durum bu sevgili okur. Ben kendi hastalıklı dünyamda şu vaziyetle de eğlenmenin bir yolunu buldum elbette. Her yerim ağrıyor ama bir şekilde psikolojik harekat düzenleyip hocayı da mağdur ediyorum illa. Muhtemelen benim yerime 10 normal kadına ders verse aynı eforu harcayacak. Onun için de değişik bir tecrübe oluyor muhakkak.

 

Bana en son “senin artisliğin bana sökmez” dedi sanırım beni Cannes Film Festivalinden biri ile karıştırıyor ki bu Monica Bellucci olmalı. Anlayacağın sadece dersler kötü değil hafıza da berbat durumda kadında ama heyhat…

 

Birbirimizde mahsur kaldık…

 

Herkese sağlık dolu, mutlu haftalar…