GENÇLERİ UNUTTULAR

Merhaba sevgili okur, hala sağlıklısın umarım. Ben şimdilik iyiyim. Bu hafta parmağımdaki ağrı yüzünden (artrit gibi bişi başlıyor olabilir) hastaneye gitmek zorundayım. İnşallah bir şey kapmam. Gerekli önlemleri alıcam elbette ama yine de… Bakalım olaylar nasıl gelişecek.

Bu hafta en çok MEB’e sinir oldum. İkinci dönem bitmeden, çocuklar online ders yapmaya, öğretmenler konu işlemeye, her şeye rağmen bir öğrenim süreci iyi kötü sürmeye devam ederken, MEB Bakanı çıktı dedi ki ‘ikinci dönem sınav yok, sınıfta kalma yok, herkesi geçiricez’. 

Bunu böyle yapacaklarsa dahi böyle donk diye peşinen söylemeye gerek var mıydı cidden? Şimdi hem öğrencileri hem öğretmenleri nasıl motive etmeyi planlıyorlar acaba online derslere katılım konusunda. Bence çok yanlış oldu bu şekilde bir açıklama. Erken oldu daha doğrusu. Pes gerçekten!

İkinci çok bozulduğum konu 20 yaş altı gençlere sokağa çıkma yasağı geldi ve sonrasında yok hükmünde oldu gençler. Bu nasıl iş? 60 yaş üzerindekilerin sıkıldığı, haftanın belli günlerinde psikolojilerinin de düzelmesi için dışarı çıkmaları konuşuluyor. Ki doğrudur, arada çıkabilmeli bir hava alabilmeliler… Peki, gençler? Farkında mısınız sınav, ders, okul konusu hariç gençlerin durumu hakkında bir şey söylenmiyor, konuşulmuyor. Şu tarihte mi sınava girsinler bu tarihte mi mevzusu konuşuluyor ama bu insanlar (evet insanlar) 40 günden fazla zamandır ev hapsinde ve ne zaman dışarı çıkacakları konuşulmuyor.

Gençlerin sadece okuldan ve sınavlardan ibaret robotlarmış gibi “yönetilmesi ve idare edilmesi” çok çılgınca değil mi? Bu insanlar kendileriyle okul dışında bir konuda irtibat kurmayan sorumsuz yetişkinlerin elinde esir düşmüş gibi değiller mi? Bu ne saçmalık! Bu insanlar ne zaman sokağa çıkacaklar? Şu anda maruz kaldıkları muamelenin insanlık dışı olduğunu, kendileriyle ders ve okul dışında muhatap olunmamasının delice olduğunu bir tek ben düşünüyor olamam dimi? Evet, yaşlılar da ev hapsinde ama en azından insan muamelesi görüyorlar. Ne bileyim sıkıldılar diye konuşuluyor, evlerine Cumhurbaşkanından değerli büyüklerimiz diye başlayan mektupla birlikte kolonya ve maske gitti, gülmeyin ciddiyim. İnsan olarak kabul edildiler. 

Gençlerle ilgili ne yapıldı şu ana kadar? Okul ve ders haricinde kendilerini insan olarak hangi noktada değerlendiren bir açıklama yapıldı?
Ben çok içerledim bu duruma biliyor musun sevgili okur. İnanılmaz ters geldi bana bu. Ayıp denen bir şey var gerçekten. İbrahim Kalın bey basın toplantısı yapıyor, haberi bir girin okuyun, gazeteci 20 yaş altı ve 65 yaş üstü vatandaşların durumunu soruyor. Beyefendi sadece 65 yaş üstüne dair konuşup geçiyor. Gazeteci tekrar hatırlatıyor 20 yaş altını ve evet, tekrar bir şey demeden geçiştiriyor.

Büyük haksızlık. 

Bu ülkenin gençleri de yaşlıları kadar bu ülkenin insanı, vatandaşı. Böyle yoklarmış gibi davranılması büyük ayıp. 

Bu haftaki yeni düzen konusundaki görüşlerim böyle sevgili okur. İlerleyen günlerde açılan avm’ler ve yaşanan haller daha sonrasında covid’li yaz tatili nasıl olur yazılarıyla da bir araya geleceğiz. Gündem değişip koşullar oluştukça o koşullar neler getirip neler götürüyor beraber inceleyeceğiz. Bu arada ben, kendi adıma, yavaş yavaş kontrollü bir normalleşmenin başlamasını olumlu bulanlardanım. Elbette çok dikkat edeceğiz ama bu yasaklamaların bitmesini sabırsızlıkla bekliyorum. Ha bitecek de ne yapacaksın diyeceksiniz, pek bir şey yapmayı düşünmüyorum ama bittiğini bilmek iyi gelecek sanki. Ben bana bir şey dayatılmasına çok tahammül edemiyorum. Ucunda kendi balgamımda boğularak ölmek dahi olsa. O sebepten, hızla normalleştiğimiz günlerden yazışmak üzere inşallah. Yaşarsak yaşayacağız, yaşayamazsak var mı yapacak bir şey. İlla kazık kakma derdinde olanlar düşünsün valla. 

Sağlıkla kal sevgili okur. Güzel bir hafta dilerim.

 XXX

Not: Yazılarımla yeni tanışanlar için bu not (bu notu zaman zaman ekliyorum araya mecburen). Ben yazılarımı konuşma diliyle yazıyorum. Bu çok uzun yıllardır bu şekilde. Newsweek Türkiye’de köşe yazıyordum orada da böyleydi, Hürriyet’te yazıyordum orada da böyleydi, hep böyle oldu. Bu yeni bir durum değil siz benim yazılarımı yeni okumaya başladınız sadece. Bu sebeple “yapıcam değil yapacağım” diye bana düzeltme göndermekle uğraşmayınız, o benim için yaklaşık 17 senedir “yapıcam”.

DÜZENLİ OLARAK KÖŞE YAZILARIMI TAKİP EDEBİLMEK VE YAZI ARŞİVİM İÇİN:

www.mehtaperel.com 

www.mehtaperel.wordpress.com

www.mehtaperelarsivyazilari.wordpress.com

Instagram:mehtaperel

Twitter: mehtaperel

Bu adreslere de eliniz alışsın, favorilerinize kaydedin hatta, siteler çöküyor, server’lar kapanıyor, yazılımlara bug giriyor, sonuçta internette yazdığımızdan adresler kapanabiliyor. Sonra aramayın nerde bu kadın diye, ben her pazartesi üstteki üç mehtap’lı adreste yazılarımı güncelliyorum)