BANA NE!

Milletçe ruhumuzu dinlendirmeye ihtiyacımız var, benim ruhumun dinlenmeye ihtiyacı var.

 

Hayır, bu bir “gidiyorum, izne ayrılıyorum, istirahate çekiliyorum, İngiltere’ye kitap yazmaya gidiyorum” yazısı değil.

 

Buradayım gayet sevgili okur.

 

Yazımı yazmaya, haberimi hazırlamaya devam. Hayat devam ediyor.

 

Fakat ben diyorum ki ruhumuzu dinlendirmeye ihtiyacımız var, hepimizin.

 

Bir süredir (yaklaşık 4-5 senedir) çok gerginiz. Çok hırpaladı ülkemizde yaşananlar hepimizi. Yıprandık.

 

Sürekli stres altındayız, gerginiz, tehdit altındayız.

 

Terör olacak mı, girdiğimiz bir yerde biri kendini patlatacak mı, çocuklarımız bir yerdeyken bombalı saldırı olacak mı, dolar fırlayacak mı, euro uçacak mı, herhangi bir şekilde anayasal demokratik haklarımızı kullanmaya çalışırken polis müdahalesi olacak mı, Suriyeliler ne olacak, biz ne olacağız, oydu buydu…

 

Ben kendimi yorgun hissediyorum.

 

İnsanlardan, fikirlerden, memnuniyetsizliklerden, endişelerden, her şeyden çok sıkıldım.

 

Bu sebeple en azından bir süre “bana ne” takılma kararı aldım.

 

Bana ne!

 

Bir süre de olsa, şöyle bir kafam kendine gelene kadar.

 

Dünya yansa bana ne…

 

Ailem, sevdiklerim, sağlığımız…

 

Sağlıklı yemekler, spor, kitaplar, bol bol film, müzik…

 

Değişik peynirler, bitki çayları, meyvalar…

 

Ailemle geçirilen zamanlar, sohbetler, fotoğraflar…

 

Yazılarım, haberlerim, çevirilerim…

 

Bir miktar bitter çikolata veya dondurma…

 

Daha çok kitap, daha çok müzik, daha çok film…

 

Böyle. Bir süre (elbette gündemi takip etmekle birlikte) kafayı kırmamaya çalışıcam ben.

 

Çünkü neyse ne, ne olacaksa olacak, ne yaşanacaksa yaşanacak. Nereye gidecekse gidecek, neye varacaksa varacak.
Neyse ne.

 

O gün geldiğinde bakarız, yeter. Kasılmaktan, gerilmekten, endişe etmekten, karamsarlardan sıkıldım ben.

 

Ben sıkıldım sevgili okur. Hani derler ya “afaganlar bastı”.

 

Sen de sıkıldıysan eğer, sana önerim kendine dön biraz. Sadece kendinle ve en yakın çevrendekilerle ilgilen. Bir süre en azından.

 

Bu bir bilenleri, çok bilenleri de uzak tut kendinden.

 

Ben bir müddet kafamızı dinlemeyi öneriyorum.

 

Ben böyle yapmaya başladım bile, sana da tavsiye ediyorum.