Mehtap Erel

Arşiv Yazıları

EVRİMİN TAMAM İNŞALLAH?

Geçen kahvaltıda kocam bana abone olduğu ve yıllardır ısrarla takip ettiği bilimsel dergilerden bir tanesinde okuduğu ve çok ilgisini çeken bir çalışmadan bahsetti (zaman zaman kocamın zihninin şahaneliğine tekrar hayran oluyorum ve bu olağanüstü aklın bende ne bulup da evlendiğini çok merak ediyorum).

 

Karşılıklı iki kafes yapıyorlar ve ikisine de birer maymun koyuyorlar (şempanze sanırım). Kafesin içinde bir ip var ve maymunlar ipi çektiklerinde tepedeki kutudan ikisine de sevdikleri bir yiyecek düşüyor. Maymunlar bunu öğreniyorlar ve ne zaman canları bu yiyecekten istese ipi çekiyorlar.

 

Kafesler karşılıklı ve birbirlerini de izliyorlar.

 

Çalışmanın ikinci evresinde maymunlardan birinin yiyecek kutusuna daha da sevdikleri şeyler ekleniyor. İki maymunda ipi çekiyor ve bir tanesinin kutusundan daha da güzel yiyecekler düşüyor.

 

Diğer maymun (ipi çektiğinde hala aynı yiyeceği alan) bu durumu gözlemliyor ve bir süre sonra bu ADALETSİZLİĞE tepki olarak ipi çekmeyi bırakıyor.  Bol yiyecek alan maymun ilk etapta arkadaşına baka baka ipi çekmeye devam ediyor. Bir müddet diğer maymunun pis bakışları ve protestosu karşısında dahi kendisine fazla fazla sunulanları yemeye devam ediyor.

 

Sonra o da bu durumdan bir şekilde rahatsız olmaya başlıyor olacak ki ipi çekmeyi o da bırakıyor.

 

Araştırmanın bu çalışmadan yola çıkarak ispatladığı durum, adalet ve hak anlayışının/hissinin/duygusunun daha yaradılıştan itibaren canlılarda (zeki olanlarında elbette) olduğu.

 

Peki, maymun dahil aklı olan tüm canlılarda yaradılışla birlikte geldiği ispatlanmış adalet-hak-haksızlık gibi duyguların bazılarında olmamasını nasıl açıklıyoruz?

 

Doğumsal anomali mi? Yoksa başka bir açıklaması var mı? Karaktersizlik gibi? Bunu hakaret için söylemiyorum. Karakterde olması gerekli ana katmanlardan biri yoksa buna ne denir? Yok denir. Karakter yok o zaman. Bu maymunsa ya da ne bileyim ahtapotsa mesela, bir anomaliden bahsedilebilir. Fakat aklını daha iyi kullanan insanoğlunda eksikse anomali olmuyor o artık.

 

Beni yakından tanıyan insanlar çok iyi bilirler ki adalet kavramı benim çok önemsediğim bir şeydir. Bu konuda bir sürü yazı yazdım ben. Haksızlık veya adaletsizlik olduğunu düşündüğüm her şeye itiraz ettim.

 

Peki, biz (bazılarımız) adaletin yerini bulması için ipi çekmeyi bıraktığımız halde herkes bizim gibi bunu önemsemiyorsa?

 

Adaleti önemsemeyen insanlara nasıl davranmalıyız?

 

Ben konu ne olursa olsun, iyi-kötü, haklı-haksız, hırlı-hırsız, şerefli-şerefsiz, dürüst-yalancı, dik-yalaka, herkesin ama herkesin yaptıklarının neticesine katlanması gerektiğine ve bir netice olması gerektiğine inanıyorum. Burada da yaş gözetmiyorum. Bir insan 15 yaşında da olsa 75 yaşın da da olsa davranışlarının –iyi veya kötü- geri dönüşüyle karşı karşıya kalmalı. Bir geri dönüş olmalı.

 

Şimdi buradan gelmek istediğim şey şu. Siz insan olarak evrimsel süreci ne kadar tamamladınız? Yanınızda yörenizde yalancı, kötü huylu, dedikoducu, omurgasız, adaletsiz insanlara hak ettikleri gibi mi davranıyorsunuz?

 

Sevdiğiniz ve kıymet verdiğiniz bir insana olan davranışınız/muamelenizle, hakkında çok da iyi şeyler düşünmediğiniz birine karşı davranışlarınız/muameleniz ne kadar aynı ne kadar farklı?

 

İnsanlara HAK ettikleri gibi mi davranıyorsunuz?

 

ADALET duygunuz ne durumda?

 

İpi çekmeye devam mı ipi çekmeyi siz de bıraktınız mı?

 

Çünkü ipi çekmeye devamsa, maymun sizden gelişmiş durumda.

 

Bazı insanlara karşı çok ters hatta kaba davrandığım genellikle arkadaş ortamlarımda konuşulan, üzerine şaka falan yapılan bir konudur. Evet, bazen bazı insanlara kötü davranırım. Yanlış olduğunu düşündüğüm bir şey yaparlarsa sevdiğim insanlara da o spesifik konu hakkında kötü davrandığım olur. Bu gerçektir. Hep şöyle derim. “Sizin tatlı  insanlar olduğunuzu düşündüğüm için beraberiz, birlikte vakit geçiriyoruz, yiyip içiyoruz. Birlikte şakalaşıyoruz, program yapıyoruz. Bunu sevmediğimi söylediğim bir insanla da yapsam hakkımda ne düşünürsünüz?”

 

Hayat benim için bu kadar basit bu kadar net.

 

Ben kutuda bir saçmalık başladıysa ipi çekmeyi bırakırım. Bir maymun kadar aklım çalışıyor yani.

 

Peki, senin aklın maymun kadar çalışıyor mu sevgili okur kendine bunu sormanı istiyorum bu hafta.

 

Evrim zincirinde en azından maymuna kadar gelebildin mi?

 

Yoksa hala sudan çıkamadın mı?

 

Sülük müsün mesela?

 

Adalet duygumuzun en azından bir maymunun ki kadar geliştiği, aklımızın da evrimleştiği günler dilerim.

 

İNSAN olabilmek için en çok ihtiyacımız olan bu.

Comments are closed.