Hayatım berbat bir fıkra gibi

Hayatım çok kötü yazılmış bir Laz fıkrası ve bir de asla fıkra anlatamayan biri tarafından anlatılması gibi. İnanılmaz, rahatsız edici ve dinlemek bile bir müddet sonra utandırmaya başlayabilir sizi. Bu arada fıkra sevmem, ne okumayı, ne dinlemeyi ne de anlatmayı. Yazıya neden bir fıkra analojisi ile girdiğimi bilmiyorum yani… Aslında sadece şöyle de anlatılabilir durum; […]

Her yere yetişmeye çalışırken soluksuz

Babam der ki; “İnsanın ters gitmeye görsün işi, zerde yerken kırılır dişi!” Sedef “Bahtsız bedeviyi deve üstünde…” der. Her iki anlatım da doğru. Korkunç stresli geçen üç hafta ve yarı deli gezdiğim perşembenin ardından, cuma akşam eve geldiğimde aklımdan geçen şöyleydi: “Bu hafta sonu ya hamam ya kapalı havuz. Belki masaj, şarap, peynir. Cumartesi-pazar kafa […]

Ankara buluşması

Her iş gibi bizim işimiz de dışarıdan göründüğünden ibaret değil. Çok yorucu, üzücü ve hırpalayıcı tarafları var. Bir kere medya başlı başına yırtıcı bir sektör olduğu için inan sevgili okur “Ben napıyorum? Bir köye gitmeli, domates biber ekmeli.” dediğim zamanlar hiç de az değil. Ancak, okur buluşmaları bu işi yapılır kılan, köye yerleşmemizi -en azından […]

Fala inanma falsız kalma

Fal, falcılık, su, kahve, bırt, cırt… Bunlardan bahsetmiyorum, hatta korkarım. Mümkün olduğunca uzak dururum çünkü birisinin kalkıp bana “Biliyor musun, çok sevdiğin biri öleceeekkkk” deme ihtimali bile beni bu tip kişi ve “kurumlardan” uzak tutar. Bir de her ne kadar belli etmesem de (saç, baş, makyaj) Allah korkusu olan bir insan olarak, ne bileyim, geleceği […]

İlk yarı yıl travmaları

Korkma sevgili okur, karne yazısı yazıp seni bayıltmayı ben de istemiyorum. Eminim ziyadesiyle karnesi zayıf gelen çocuklarınızı kırbaçlamamanız gerektiğini okumuşsunuzdur. Ancak biten dönemin ardından elde ne var hesabı da yapmamız lazım birlikte. Çoğunuz biliyor, bu sene oğlumu Fransızca ağırlıklı eğitim veren ve okulda uyulması gereken kuralları bize kitapçık halinde takdim eden, hayli disiplinli bir okula […]

Kehanet Gerçek Oldu!

Erkeklerin üreme ve işeme prosesinde kullandıkları organlarıyla özel bir ilişkileri olduğunu anladığımda ilkokul 4 ya da 5. sınıftaydım. Annemin çoğu zaman bana dediği gibi; “Senin aklın yok mu?” dediğim sınıf arkadaşım ağzından leblebi tozu püskürterek “Vaaar” deyip kel alaka bir bölgeyi işaret ettiğinde durdum… Ve her normal çocuk gibi “ehihehehi” deyip gülerek kaçmak yerine (o […]

Ekolojik anneler

Sevgili okur, eminim senin etrafında da kendini sağlık işlerine gömmüş anneler vardır. Yanında çocuğun yiyeceği yemekle gezen, çikolata yedirmeyen, sağlıklı yaşam kumkuması bir takım kadınlar bunlar. Çocuklarını serada yetiştirir gibi yetiştiriyorlar. Çocukların kola içmesi, patates kızartması yemesi falan tabii ki iyi değil. Ama yiyeceği ekmeği de evde yapıp çocuğu fanusa koymak ne kadar iyi? Sedef: […]

Bana sahte kibarı oynamayın

Sevgili okur, en deli olduğum şeyler listesi yapsaydım, herhalde başı yalandan kibar anneler çekerdi. Böyle mıy mıy, birbirleriyle, öğretmenlerle gerçek dışı bir incelik, sahte bir asalet hali. Ne biliyorsun sahte olduğunu diyorsunuz, diyeceksiniz. Şöyle biliyorum sevgili okur. Ben bir insanın tipine bakarak o insanın kalitesi hakkında şakkadanak fikir sahibi olabilirim. AYŞENİL: Sen öyle düşünüyorsun diye, […]

Biz ailecek domuz gribi aşısı olduk

İlk plan sadece oğluma yaptırmaktı ama biz hastalanıp çocuğu da hasta ederiz diye endişelenince hep beraber aşılandık. Daha doğrusu aşılanabildik, çünkü kimse aşı olmadığı için yaş sınırı falan yok. Sağlık ocağına gidip “aşı olucam” diyorsunuz, şakkadanak yapıyorlar iğneyi. Aşı çocuğa iki doz halinde üç hafta arayla yapılıyor, yetişkinlere ise tek doz halinde bir seferde veriliyor. […]