Mehtap Erel

Arşiv Yazıları

YA UZAYLILAR OLSAYDI?

Memlekette böyle bir hadise olmuş sen tek yazıyla yırtacağını mı sandın sevgili okur? Hah! Ofkors nat!

Hadise çıkar da bunun  bizim evde acayip bir patlaması olmaz mı? Mümkün mü?

 

Sarhan: Noluyomuş?

Ben: Bilmiyorum

Sarhan: Sen bi bak bakim bi yerlerden bi haber alabilecek misin?

Ben: Bence Alien’lar

Sarhan: ?? Kimler?

Ben: Alien’lar! Uzaylılar! Independence Day gibi! Bence ordu uzaylıların geleceğini haber aldı. Ondan köprüler falan tutuldu çünkü biliyosun filmlerde de ordu önce Brooklyn köprüsünü kapatıyor… Falan… Böyle askerler ellerinde tüfekler köprülerde… Bi hatırla filmi… Sonra böyle birkaç tane iri uzay gemisi gelecek böyle şehrin belli noktalarına… Havada duracak böyle…

Sarhan: Saçmalama ya

Ben: Eğer uzaylılarsa -ki olabilir- diyecekler ki “valla bizim gezegende su bitti” diyecekler… bak…

Sarhan: Ah, kendi gezegenlerinde doğal hayat bitti bizde her yerden fışkırıyor ondan buraya gelecekler öyle mi?

Ben: Tamam bizde de belki fazla doğal bişi kalmadı ama bir Mars değiliz, bir Jüpiter değiliz, var yine bişiler…

 

Uzaylılar temize çıktıktan ve gerçek tüm acayipliğiyle öğrenildikten sonra sizlerin evlerinizde ne oldu? Karı koca konuştunuz falan değil mi? Yada hane içinde kimlerle bir aradaysanız ilk onlarla tartışıldı vaziyet. Sevgili okur bizde öyle olmadı. Bizde koca kişisi bütün akşam annesiyle konuştu ben kendi hastalıklı dünyamla baş başa kaldım.

 

Ben: Sarhan?

Sarhan:... (bana) Bi Dakka…  (telefona) evet anne, tamam, tamam, merak etme

 

Bir süre sonra başka bir gelişme olduğunda;

 

Ben: Sarhan?

Sarhan: (bana) bi saniye… (telefona) yok anne endişe etme, tamam panik yapma

Bir zaman sonra

Ben: Sarhan?

Sarhan: (bana) Bi dakika … (telefona) tamam anne, tamam, tabi, siz de dikkat edin

 

Bütün akşam… Bu arada televizyonda TRT spikeri sokağa çıkma yasağı diyor bizimki annesiyle raporlaşıyor, camdan bakıyorum millet ilerdeki benzin istasyonunda kuyruk olmuş bizimki annesiyle konuşuyor, yan komşu uğruyor açık market bakmaya gidiyorum diyor, bizimki annesini teselli ediyor, tepemizden F16’la geçiyor bu annesiyle konuşuyor.

 

İn-na-na-maz-sın!

 

Adam bütün akşam annesiyle konuşup onu rahatlattı, onunla ilgilendi, onu teselli etti ya arkadaş!

 

Bir ara mutfakta karşılaştık. Ben baktım tabi pis pis

 

Ben: İyi mi anneciğin, aman diyim!

Sarhan: Ya yolda kalmışlar

Ben: Vah-vah-vah

Sarhan: Karşıdaydı onlar, köprü kapanınca yolda kalmışlar, panik olmuşlar tabi

Ben: Ay tüh tüh

Sarhan: Dalga mı geçiyorsun?

Ben: Ah?! Ne haddime? Olacak şey mi?

Sarhan: Ya derdin ne yine şimdi şu ortamda?

Ben: Ben de teselli istiyorum, travmatize oldum ben de arkadaş! Ben de paniklerdeyim belki! Alla Alla!

Sarhan: Sen?

Ben: Evet!  Ya uzaylılar olsaydı?

Sarhan: Ya uzaylı memleketi istila etse, sen, gördüğü an da istiladan cayacağı ilk canlı örneğisin! Allahın garip uzaylısının senin karşında ne şansı var? “Bu kaç kalori?” der sonra protein niyetine  yersin sen o uzaylıyı. Sonra da adamların uzay aracını oto sanayide kaça okuturuz onu düşünürsün! Yahu savaş çıksa sen evden, balkondan, bir şekilde müdahale edip o uçağı düşürürsün. Düşman pilotlarını falan esir alırsın. Seni mi teselli edicem?

Ben: ……. Hassasım ben de

Sarhan: Ya yürü!

Ben: Ekmek al belki? Herkesin kocası ekmek alıyor!

Sarhan: Sen ekmek yemiyosun

Ben: Savaş anında yerim belki ne biliyosun?

Sarhan: Yok yemezsin

Ben: … Yemem evet… Aman yürü git annene acı sen bırak… Alla Alla… İstemiyorum…

Sarhan: Yahu kadın korkmuş

Ben: ühühühühü yapma ya

Sarhan: Hastasın sen valla

Ben: Güzel konuş F16 geçiyor… Bunların en babası F16 mı? Misal F15 de var mı? Böyle bişi mi bu? F14, F15, F16 öyle mi gidiyor?

Sarhan: …. Napıcan?

Ben: Yani en babası hangisiyse burada o uçuyodur umarım. Yani umarım burası nasılsa şehir dışı diye dandik uçağı bize yollamamışlardır dimi? Yani böyle artislik yapıcam tafra yapıcam diye kafamıza düşmez inşalla… (mırıldanarak) Cihangir’e F18 bize F9 olmasın yani…

Sarhan: ………..?????……  bi dakka… Alo efendim anne?

Ben: Şahane!

Atahan: Anne ne olmuş?

Ben: Bak Atahan ben de böyle aynı babannenle babanın olduğu gibi böyle değişik zamanlarda aranmak, ilgilenilmek, teselli edilmek felan istiyorum ilerde. Tamam mı çocuğum? Benimle istişare edilsin. Ben böyle bir şoklar, panikler olayım sen beni teselli et, tamam mı oğlum?

Atahan: SENN?? Ahahaha iyiymiş

 

Bu tecrübeden öğrendiğim: memleketi uzaylılar istila etse adam uzaylıyı “bu kaç kalori” diye sorduktan sonra yiyeceğimi düşünüyor. Demek ki kafasında bana dair kilomla bir meselem var gibi aslı astarı olmayan, yersiz bir düşünce oluşmuş. Uzaylı memlekete gelecek, bizim eve girmeye kalkacak ben kalori hesabı yapacam öyle mi? Öyle uzaylıyı ben kalorisine bakmadan yer üzerine de sade Türk kahvesi içerim.

 

Herkese sağlıklı huzur dolu haftalar.

 

 

 

 

 

 

Comments are closed.