Mehtap Erel

Arşiv Yazıları

U Dönerim….

Yapmam gereken son derece basit bir şeydi aslında. Evden çıkıp, bana son derece yakın bir notere gidip, evrak hazırlatmak… Bu yani…

Sarhan beni tembihledi;

Sarhan: Bak, hadisesiz git, gel tamam mı? Lütfen. Tamam mı bebeğim? Lütfen.

Ben: Çok ön yargılısın sen bana karşı. Neden böyle?

Sarhan: Bak bişey demiyorum. Sadece lütfen, hadisesiz git. Zaten iki adım yer. Git, dön.

Ben: Bu ön yargı neden? Neden? Neden sürekli “ben yapmadım örtmenim” psikolojisine sokuyosun beni? Yapma bunu bana. Bak neredeyse 40ıma geliyorum. Hoş değil. Cık cık cık…

Çünkü, yani, gerçekten… Notere gidip dönücem. Bu…

Bu “dönülmez” U’lar vardır hani. Bunlardan birine geldim. Aklımdan geçenler hemen hemen şöyleydi:

“Manasız bişey bu! Neden dönülmesin ki şimdi burdan? Müsait! Dönülür! Dar alır dönersin! Nedir yani! Kim diyo dönemezsin diye? Allah Allah! Dönerim ben buradan! Ben burdan dönücem! Aha dönüyorum hatta….”

Döndüm ve dönülüyormuş gerçekten: yani teknik anlamda dönülebilirliği varmış. Sadece benim anlamadığım ve tanımadığım bir başka evrende “dönmeyecen” denmiş buraya. Yasakmış yani… gayet net dönülüyor ama 

Ve gayet net gördü polis beni…

Ve ben gayet hanım bir şekilde durdum tabi…

Ben: Siz bana kızacaksınız şimdi. O yüzden durup bekliyeyim dedim ben de.

Polis: Peki neden kızacağımı da biliyor musunuz?

Ben: Dönmeyin diyodu, döndüm ben ondan dimi ehihehe, bi de bile bile yani, rezalet…Ama dönülebiliyor gördüğünüz gibi, yani manasız bir kural bu aslında… ve susuyorum.

Polis: Evraklarınızı alabilir miyim?

Ben: Buyrun.

Polis: Bekleyin cezanızı yazıcam.

Ben: Peki

Klasik arabanın ön kaputuna makbuzu koyup doldurma durumundayken birden aklımdan şöyle şeyler geçti. “Hakikaten her dışarı çıktığımda bir hadise çıkıyor ve buna insanın babası bile inanmaz… Yani kocam “yaşayan” kapsamında olaya hakim ama… Nasıl ya? Neden ben?”

Ve arabadan indim;

Ben: Bişey diycem ben şimdi size

Polis: Evet?

Ben: Bir resim çekilebilir miyiz?

Polis: ????

Ben: Allahaşkına noolluur! Bakın Polis bey ben sürekli yaşıyorum bunu ve yazıyorum da ama yani, kimse inanmaz bu kadarına. Yani bu kadarı da pes bir hal bu. Resim çekiliyoruz kesin.

Polis: Ben Şahin’im.

Ben: Hiç anlamam resim çekiyorum Şahin Bey.

Çektim evet. Ve görev başındaki şahin’in rızası olmadan, zor kullanarak fotoğrafını çekmekten tutuklanmadım.

Şahin: Napıcaksınız bu resmi çok pardon? Nasıl yani?

Ben: Yazı yazıcam, orda kullanıcam.

Şahin: Nasıl yani? Beni mi yazıcaksınız?

Ben: Aynen! Hatta bak ben ne düşündüm, ben sana benim yazıların olduğu yerin adresini vereyim. Sen de oku. Hatta bak ne düşündüm. Bekarsın dimi sen? Evlendiririm ben seni! Valla evlendiririm. Tamam evlendiricem ben seni.

Şahin: Gerçekten mi?

Ben: Ah çocuğum tabi.

Şahin: Şöyle hanım, düzgün, aklıbaşında, terbiyeli.

Ben: Tamamdır sen sana bırak. Bak var ya, evlilik öyle güzel bişey ki. Dur bak ben sana oğlumun resmini göstericem şimdi. Düşünsene bak evde böyle bişi “baba baba “diye dolanıyo. Bundan büyük mutluk var mı?

Şahin: Çok tatlı Allah bağışlasın. Bu da eşinizin resmimi?

Ben: Evet?

Şahin: Tanıyorum ben bu abiyi?

Ben: Nasıl?

Şahin: O da bu yolu kullanıyo dimi arada? Vallahi tanıyorum bu yüzü! Kesin enişteye de ceza kestim! Kesin!

Ben: ….

Şahin: …

Ben: Yavrum nedir senin bizle karı-koca problemin? Hı?

Şahin: Abla valla, gerçekten bu kadar tesadüf olamaz.

Ben: Ben senin yuvan için çırpınayım, sen kocama ayrı ceza bana ayrı ceza olmuyo böyle! Oluyo mu yani?

Şahin: Abla siz de bi karı koca düzgün gitseniz yolda sanki…

Ben: Elbet bu da bakış açısı ama sen şimdik şuncağız U dönüşüne kızıp “ben şahinim” deyip atmaca gibi atlarsan olmaz ki. Olmaz çocuğum böyle, cık cık cık

Şahin: Ya ben kesmezdim abla ceza ama bak göz göre göre dönülmezden döndün. Kırmızı yanıyor! Ordaki yayalar döndü “gördün bak ceza yazsana” dedi. Şimdi nasıl olucak, yazdım mecburen…

Ben: Peki bu seferlik affediyorum. Bi dahakine dikkatli olalım lütfen. Yapma böyle çocuğum. Hoş diil.

Özetle; evet dönülmez yerden döndüm. Evet, dönülmemesi gerektiğini de biliyordum. Yalnız bu olay nasıl benim Şahin’e “bi dahakine dikkatli olalım lütfen” dediğim şekilde neticelendi çok net değilim.

Yani…

Gerçekten bir acayip kişiyim…

***

PMYO Web Sitesi Şahin Polisleri şöyle açıklıyor: “Trafiğin göz bebekleri olarak bilinen şahinler tek başlarına devriye atıp trafiğin yoğun bölgelerinde asayişi sağlarlar. Zaman zaman eskort görevi de gören şahinler normal polislik görevlerini de yerine getirirler. Trafiğin aksayan noktalarında hızlı bir şekilde müdahale yeteneğine sahiptirler. Şahinlerin kıyafeti fosforlu sarıdan yeşile dönmüş ayrıca lacivert ve beyaz da bulunmaktadır. Armalarında bir pençesinde şimşek gagasında da zeytin dalı bulunan şahin figürü yer almaktadır.”

Bizim Şahinimiz, Motorize Ekip, Şahin G. Yüksel çok kibar ve hoş görünümlü bir genç arkadaşımızdı. Bilekliği de süperdi. Genç kızlarımıza duyurulur.

2 Comments

  1. Pingback: KENDİ ÖZEL GÜVENLİĞİM | Mehtap Erel

  2. avatar

    delisin sen yaaa. demek bir de polisle resim çektin hahahahahahaha
    çok yaşa sen, çok güldürdün beni