Mehtap Erel

Arşiv Yazıları

06 Mart 2016
by mehtap erel
NE ÇİLELİ MESLEKMİŞ ANNELİK için yorumlar kapalı

NE ÇİLELİ MESLEKMİŞ ANNELİK

Bu annelik ne çileli işmiş arkadaş. Bir bana mı böyle geliyor çoğunlukta mı benim gibi hissediyor bilmiyorum ama ne çileli işmiş. Valla çok çeşitli işler yaptım, çeşitli yerlerde çalıştım ama hiçbir şey beni annelik kadar kasmadı yemin ederim. Yorgun hissediyorum kendimi ya. Bizim gibi “Aman canııımmm olduğu kadar” diyemeyen anneler hep perişan biliyorum. Çocuk sahibi olmanın getirdiği sorumluluğun farkında olan ve dünyaya getirdiği bu ufak canlı için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan anneler/babalar bitik durumda. Allah başımızdan eksik etmesin evlatlarımızı, hep olsunlar hep düşünelim, uğraşalım yapalım, o Devam Linki

17 Ocak 2016
by mehtap erel
TRAVMALARIMIZLA BÜTÜNÜZ için yorumlar kapalı

TRAVMALARIMIZLA BÜTÜNÜZ

Babam “İnsan hayatta yediği kazıkların bütünüdür” der. Doğru. Bir de yaşadığı travmalardan geriye kalan bence. Ek olarak yani. Kazıklar ve travmalar. Ondan kendini en normal sananlarımız dahi fena halde marazlı, rahatsız… İşte böyle.   Sarhan (kocam olur kendisi) araba kullanırken ani hareketler yaptığında (aniden gaza basmak, hızla şerit değiştirmek, aniden fren yapmak vs.) bütün çocukluk travmalarım beynime doluşuyor.   Babam çok agresif araba kullanırdı. Akşam bir yerden eve dönerken, Allah’ım, arkada okuya üfleye gelirdim. Çoğu zaman da bir yerlere/bir şeylere çarpardı. Bir keresinde Mecidiyeköy’de bir adama Devam Linki

22 Mart 2011
by mehtap erel
2 Comments

U Dönerim….

Yapmam gereken son derece basit bir şeydi aslında. Evden çıkıp, bana son derece yakın bir notere gidip, evrak hazırlatmak… Bu yani… Sarhan beni tembihledi; Sarhan: Bak, hadisesiz git, gel tamam mı? Lütfen. Tamam mı bebeğim? Lütfen. Ben: Çok ön yargılısın sen bana karşı. Neden böyle? Sarhan: Bak bişey demiyorum. Sadece lütfen, hadisesiz git. Zaten iki adım yer. Git, dön. Ben: Bu ön yargı neden? Neden? Neden sürekli “ben yapmadım örtmenim” psikolojisine sokuyosun beni? Yapma bunu bana. Bak neredeyse 40ıma geliyorum. Hoş değil. Cık cık cık… Çünkü, yani, gerçekten… Notere gidip dönücem. Bu… Bu “dönülmez” U’lar vardır hani. Devam Linki

13 Mart 2011
by mehtap erel
34 Comments

Kırmızı ışıkta durmak lazım!

Bu otomatik arabalar biraz heyecanlı tipler oluyorlar. Ayağını kazara frenden kaldırdığın anda alet lambur lumbur gitmeye başlıyor, bir dur, sakin ol falan yok. Hele bir de kazara gaza basarsanız… Kırmızı ışığı gördüm ufukta aslında ancak frene dokunmamla oğlumun arka plandan höğkh diye öğürmesi bir oldu. Doğal “annelik” içgüdüsü tabi, ne oluyoruz diye arkama dönerken ayağımı frenden çekmişim (sanırım), koltuğa bağlı çocuğa daha iyi uzanabilmek için yerden destek almaya çalışırken gaza basmış olmalıyım! Bir de ne göreyim? Evet, oğlum kusmuş ve bonus olarak da önde kırmızı ışıkta kendi halinde duran taksinin arka Devam Linki

13 Mart 2011
by mehtap erel
Annelere trafikte ceza indirimi için yorumlar kapalı

Annelere trafikte ceza indirimi

(bu yazı trafikte asla yapılmaması gereken, son derece hatalı ve yasak davranışlarla dalga geçmek için kaleme alınmıştır.) Bir de kadınlar araba kullanamıyor derler sevgili okur. Araba kullanıyoruz ve bununla da kalmıyoruz. Aynı anda dikiz aynasından göz kalemimiz akmış mı diye kontrol ediyoruz, CD de sevdiğimiz şarkıya ulaşıncaya kadar tuşlarla ileri geri oynuyoruz veya cep telefonuyla konuşuyoruz.  Arkada, bebek koltuğunda oturan çocuğa su uzatıyoruz, yere düşürdüğü oyuncağını alıp veriyoruz, bebek aynasından arkayı kesip uyudu mu/kafası düşmüş mü bakıyoruz (bunlar çok yanlış elbette ama yapıyoruz). Biz bir sürü işi aynı anda Devam Linki