Mehtap Erel

Arşiv Yazıları

13 Mart 2011
by mehtap erel
1 Comment

Tatil kocaya nasıl zehir edilir?

Geçen hafta tatildeydim döndüm sevgili okur. Tatilde biricik sevgilisi ile yıldızların altında şarap içen evli çiftlerin aksine biz bu sene de boşanmadan dönebildiğimiz için mutluyuz, gururluyuz…. Çünkü olayın reklamasyon tarafına geçersen işlerin hiç de öyle yürümediğini hepimiz biliyoruz. Yola çıktık, Atahan arkada, araç koltuğunda, elinde psp sessiz konuma alındı. Biz karı koca önde tüm yılın yorgunluğuyla yola bakıyoruz… Benim istediğim sıklıkta mola verilmiyor çünkü Sarhan mola olayının benzin alınmayacaksa ya da işenmeyecekse yersiz bir vakit kaybı olduğunu düşünüyor. Oysa benim arada durup tezgah açmış köylü Devam Linki

12 Mart 2011
by mehtap erel
Yazar klasiği, bayram yazısı… için yorumlar kapalı

Yazar klasiği, bayram yazısı…

Büyüme emarelerinden biri de komşuluk yapmayı becerebilmek bence. Daha önce “komşu” dan anladığın annenin yaptığı mis gibi börekleri, elmalı pudra şekerli kurabiyeleri, odana kapanıp Guns and Roses eşliğinde yemekken; büyümek, elmalı kurabiyeyi yapan kişi olmak demek. Ben büyüdüm, tatlı yapmak konusuna da fena değilim ama komşuluk ilişkilerim zayıf biraz. Ve hayır, çalıştığım için değil. Psikopatım ondan. Aynı katta oturduğum ve yıllar sonra bana alışan komşum, Handan ile “komşuluk ilişkimiz” şöyle başladı; HANDAN: Merhaba, ben Handan. Sen yeni taşındın di mi? Bak biz arada arkadaşlarla toplanıyoruz, yarın bana Devam Linki

11 Mart 2011
by mehtap erel
2 Comments

Hayırdır? “masaj, masaj”

İnsanın kafayı boşaltmak, kendini toparlamak için yaptığı şeyler olmalı. Kimi hobi diyor bunlara kimi “kuantum bişeyleme” fark etmez, adı her neyse… Rahatlamak, kafaya format atmak, sakinleşmek için sevilen bir şey bulunmalı. Balık tutmak, maket uçak yapmak gibi yüksek oktanlı sabır isteyen işler bana göre değil. Bir keresinde denedim ve etrafımdaki herkes bana “balıklardan uzak dur” dedi. Ben: Veeeeee bekliyoruz ve bekliyoruz ve bekliyoruz… Sarhan: …. Ben: Anlamsız bir şekilde bekliyoruz. “Buradan bir balık geçer mi, bu balık kafi derece salak mı, misinayı görmeyip yeme dalar mı, kanca damağından beynine kadar saplanır mı, Devam Linki