Mehtap Erel

Arşiv Yazıları

24 Temmuz 2016
by mehtap erel
BANA NE! için yorumlar kapalı

BANA NE!

Milletçe ruhumuzu dinlendirmeye ihtiyacımız var, benim ruhumun dinlenmeye ihtiyacı var.   Hayır, bu bir “gidiyorum, izne ayrılıyorum, istirahate çekiliyorum, İngiltere’ye kitap yazmaya gidiyorum” yazısı değil.   Buradayım gayet sevgili okur.   Yazımı yazmaya, haberimi hazırlamaya devam. Hayat devam ediyor.   Fakat ben diyorum ki ruhumuzu dinlendirmeye ihtiyacımız var, hepimizin.   Bir süredir (yaklaşık 4-5 senedir) çok gerginiz. Çok hırpaladı ülkemizde yaşananlar hepimizi. Yıprandık.   Sürekli stres altındayız, gerginiz, tehdit altındayız.   Terör olacak mı, girdiğimiz bir yerde biri kendini patlatacak mı, Devam Linki

13 Mayıs 2016
by mehtap erel
KENDİNE SAYGIN OLSUN! için yorumlar kapalı

KENDİNE SAYGIN OLSUN!

Şimdi sana bir şey anlatmaya çalışıcam sevgili okur. Tabi tecrübeyle sabit, sen “arka planın” (yazar burada background vurgusu yapar popo değil) ne kadarsa o kadar anlayacaksın elbette ama ben yine de anlatmaya çalışıcam. Çünkü yazarların işi de bu. Bunu yapıyoruz biz de.   Yolda gidiyorum, kafamı az bi çevirdim, neredeyse kaza yapıyordum. Geçtiğim yol boydan boya “Turbo Turabi”. Evet.   Öncelikle şunu açalım; her sene açılışında bu tip programlara bakarım. Yarışmalar, evlilik programları vs, hepsine. Neden? Çünkü ne yazacaz baba? Yazı yazmak gerekince nasıl yazacaz? Misal Turbo Turabi’yi tanımasak bu yazıyı nasıl yazacaz? Devam Linki

18 Mart 2011
by mehtap erel
29 Comments

Sesini duyarak okumak (Çağla ve Kürşad)

Yazı okurken kulağınızda yazan kişinin ses tonunu duymanız ne hoş değil mi? Şunu demek istiyorum; ses tonunu, konuşma şeklini, kelimelere yaptığı vurguları bildiğiniz insanın yazdığı yazıyı okumak çok keyiflidir. Hele yazan üstad takımındansa, o yazıyı okuyan başka bir okurdan daha fazla tad alırsınız siz. O yüzden tanıdığım insanların yazılarını okurken kahve içmeyi çok severim. Kahve içip, saçımla oynayıp, mouse yardımıyla sayfayı aşağıya kaydırarak… Kulağımda eski bir dostun sesi, nerede ironi yaptığını, nasıl dalgasını geçtiğini bilerek okumak büyük zevk. Hep yazdım hep de yazmaya devam edeceğim. Üzerimde Devam Linki

13 Mart 2011
by mehtap erel
10 Comments

Rocky Balboa’dan öğrendiklerimizi hayata geçirelim

Öğretmenler ve aileler çocukları terbiye etmek ve birşeyler öğretmek için o kadar canhıraş uğraşıyorlar ki, benim gibi sadece varış noktasını değil yoldaki güzellikleri de önemseyen (vaaaayyy çok sevgi insanıyım bugün) ve çocuğuna bunları da görmeyi öğretmek isteyen anneler okullarla sıkıntı yaşıyor. Bana göre çocuk çocukluğunu yaşamalı. Artık günümüzde pekçok çocuk şöyle göğsünü gere gere şımaramıyor. 7 yaşında golfe başlayan, aileleri öyle buyurdu diye bezi çıkardığı gün tenise giden mutantlara dönüştü çoğu. Moldov ya da Filipinli bakıcıların elinde, büyüyen, yanlarında eşantiyon kapsamında bol botokslu Devam Linki

13 Mart 2011
by mehtap erel
Korku filmi senaryosu için yorumlar kapalı

Korku filmi senaryosu

“Yerde, dizleri ve elleri üzerine çömelmiş, emekler gibi duran şişman kadın yavaşça kafasını kaldırdı. Yüzünü örten yağlı uzun saçları tutamlar halinde yanaklarının üzerinden sanki örülmüşler gibi sarkmaktaydı. Göğüslerinin ve kollarının altından gelen ekşi ter kokusu bütün odayı doldurdu. Çürük ve aralık dişlerini göstererek sırıttı. Anne korku içinde bebeğini göğsüne sımsıkı yasladı. Bağırmak istedi ama olmadı. İçinden dua etmeye çalışıyor, başladığı hiçbir duayı bitiremiyor, kelimeleri unutuyordu. Yerdeki kadın siyah gözlerini anneye dikti. Yavaşça ağzını açmaya başladı. Kadının gri dudakları Devam Linki

12 Mart 2011
by mehtap erel
Yakışıklı erkek derken? için yorumlar kapalı

Yakışıklı erkek derken?

Sabah dergiye gelirken deli bir trafik yaşıyorum. Cem Ceminay ve Bonbon olmasa, bu kadar kısa mesafeyi 1,5 saatte ancak aşabildiğim için kendimi gişelere asmam an meselesi. Onların sayesinde hem yol daha az stres yaratıyor hem de bazen bana yazı konusu çıkıyor. Bugünkü konuları; nasıl erkekler yakışıklıdır? Öyle zor, öyle kişiye göre değişen bir durum ki. Sadece kişiye göre değil yaşa göre de değişir “yakışıklı erkek” konusu. Mesela telefonla bağlanan kızların büyük çoğunluğu Twilight serisinin başrol oyuncusu Robert Pattinson’u seçti.  Mümkün… Yani düzgün çocuk evet ama bence kızların esas çekici  bulduğu Devam Linki