Mehtap Erel

Arşiv Yazıları

12 Mart 2017
by mehtap erel
GÜZEL İNSANLAR BİRİKTİRİN (ederinden fazla vermeyin…) için yorumlar kapalı

GÜZEL İNSANLAR BİRİKTİRİN (ederinden fazla vermeyin…)

Seksenli yılların başlarıydı sanırım. Ben yeni yeni büyüyordum ve “büyükleri ilgilendiren” haberlerden ufak ufak bilgi sahibi olmaya başlamıştım.   İyi kalpli, iyi huylu, iyi niyetli, iyi ahlaklı insan olmanın eğitimle, yaşla, yaptığın işle, gelirinle, sosyal statünle ilgili olmadığını bu dönem anlamıştım.   O dönem “karısını döven profesör” haberlerinin manşetlere şaşkınlıklarla taşındığı dönemdi. Herkesin “aaa adam profesörmüş ve karısını mı dövüyormuş” ya da “aaa kadın profesör olmuş ama dayak mı yiyormuş” haberlerini kulaktan kulağa paylaştığı dönemler… Anladık ki kim olduğun, ne Devam Linki

26 Şubat 2017
by mehtap erel
HERKESİN BİR VASİYETİ OLMALI için yorumlar kapalı

HERKESİN BİR VASİYETİ OLMALI

Vasiyetname yazma konusunda ne düşünüyorsun sevgili okur? Aklına tuhaf tuhaf şeyler gelen rahatsızlardan mısın? Yoksa hiç ölmeyeceğini düşünen rahatsızlardan mısın?  Her iki halin de çok “normal” olmadığını düşünen rahatsızlardanım ben. Öte yandan evet bir gün hepimiz toprak olucaz bundan kaçış yok. Açık konuşmak gerekirse “sanki yarın ölecekmişim gibi” ahiret için çalıştığım da yok. “Sonsuza kadar ölmeyecekmişim gibi” soyunup semerimi de yemiyorum bu dünyada… ‘Zorun ne ablacım?’ diyorsanız açıklayayım… Kafamda kurdum kurdum (her kadın gibi) ve… Eğer ben kocamdan önce ölürsem… (ki ben ruh Devam Linki

12 Şubat 2017
by mehtap erel
SANA DON OLAN BANA GÖMLEK için yorumlar kapalı

SANA DON OLAN BANA GÖMLEK

Hayatı kendim için çok daha basit hale getirmeye karar verdim sevgili okur. Artık böyle derin düşünmeler, kafa yarmalar-yormalar yok. Ben zaten çok karmaşık bir insan değildim iyice düze aldım vitesi. Bundan sonra ben sağ siz selamet.   Öncelikle yaşamsal çizgimi bu noktaya taşımama vesile olan canım ülkem ve saygıdeğer devlet büyüklerimize bir teşekkür etmek isterim izninizle. Çünkü yeni yaşam mottomu tam da yaşadığım coğrafyanın böğründen öğrendim. Artık gerçek bir yurttaşım ben de. Olması gereken gibiyim. Doğru yolu buldum: İroni yaptığımı düşünen okur olabilir, hızla silkinip kendine gelsin rica ederim. Çünkü cidden Devam Linki

05 Şubat 2017
by mehtap erel
EVRİMİN TAMAM İNŞALLAH? için yorumlar kapalı

EVRİMİN TAMAM İNŞALLAH?

Geçen kahvaltıda kocam bana abone olduğu ve yıllardır ısrarla takip ettiği bilimsel dergilerden bir tanesinde okuduğu ve çok ilgisini çeken bir çalışmadan bahsetti (zaman zaman kocamın zihninin şahaneliğine tekrar hayran oluyorum ve bu olağanüstü aklın bende ne bulup da evlendiğini çok merak ediyorum).   Karşılıklı iki kafes yapıyorlar ve ikisine de birer maymun koyuyorlar (şempanze sanırım). Kafesin içinde bir ip var ve maymunlar ipi çektiklerinde tepedeki kutudan ikisine de sevdikleri bir yiyecek düşüyor. Maymunlar bunu öğreniyorlar ve ne zaman canları bu yiyecekten istese ipi çekiyorlar.   Kafesler karşılıklı ve birbirlerini de Devam Linki

29 Ocak 2017
by mehtap erel
BOŞANMALAR VE ARKADA YAŞANANLAR için yorumlar kapalı

BOŞANMALAR VE ARKADA YAŞANANLAR

2015 yılı (en son 2015’te araştırma yapılmış) rakamlarına bakınca gördüğümüz, boşanmalar her yıl bir önceki yıla göre yaklaşık %7 artarak ilerliyor. O pek bir övündüğümüz aile kurumunda her yıl bir önceki yıldan daha fazla insan “yok, bizden olmayacak” deyip vazgeçiyor. Boşanmak da evlenmek kadar doğal bir durum, hakikaten olmayabilir ve bir ilişkiyi ceset gibi arkanızdan sürüyerek ilerlemeye çalışmak çok anlamsız. Benim bu hafta bahsetmek istediğim konu, bu boşanma süreci esnasında adamların kadınları ne kadar incittiği… Çok incittiği…   Şimdi pozitif ayrımcılık yaptığımı düşünebilirsiniz evet belki Devam Linki

22 Ocak 2017
by mehtap erel
GARABET için yorumlar kapalı

GARABET

İnsanların birbirinden ne kadar çok nefret ettiğinin, herkesin ne kadar öfke dolu olduğunun farkında mısın sevgili okur? Farkında olmalısın.   Dikkat ettim, sokakta veya avm’de falan yürürken yol veren, müsaade eden, kenara çekilen, duruma göre yavaşlanması gerekiyorsa yavaşlayan, biraz hızlanmak gerekiyorsa hızlanan hep ben oluyorum Bu yaya olarak da böyle araç kullanırken de böyle. Duran, yol veren hep benim. Yürürken de araç kullanırken de herkes durum kendinden ibaret gibi davranıyor ve herkes çok agresif. Anlamsız bir şekilde sürekli çarpışmalar, ters bakmalar, diklenmeler falan… Tamam, ben de hümanist değilim, biliyorum kendimi Devam Linki