PROJE OKULLAR, ÖĞRETMENLER VE TEOG

Sevgili okur bu hafta seninle şu “proje okul”, bir okulda sekiz yılı dolduran öğretmenin zorunlu okul değişikliği, öğretmen ve müdür atamaları ve haliyle sınavla girilen anadolu ve fen liseleri konusunu konuşalım. Ben kendi kendime işin içinden çıkamadım belki beraber çıkarız. Proje okullar diye bir şey çıktı, bunlar Türkiye’nin önde gelen anadolu ve fen liseleri. Kabataş Erkek, İstanbul Erkek, Vefa, Galatasaray Lisesi gibi çok eski, köklü ve prestijli okulların yanı sıra hakikaten girmesi bir mesele bitirmesi ayrı mesele fen liseleri falan hepsi bu kapsama giriyor. 188 okul. Bir tek yabancı okullar hariç (henüz). Bu okullardaki Devam Linki

ERGEN ÇOCUK DEDİN Mİ Bİ DURACAKSIN

Sevgili okur çocuğun henüz küçükse bu yazı sana bir “yandın sen anam, öyle bir yandın ki haberin yok daha” yazısı olsun. Çocuğun ergenlik çağındaysa “duygularımız karşılıklıdır” diye tahmin ediyorum. Elbette çocuklar parmak izi gibi, hiçbiri gerçekten diğerine benzemiyor. Öte yandan da belli dönemleri var ki; memeden bırakma, korkunç 2, katı gıdayla tanışma, bezden kurtulma, ilkokula başlama, diş çıkarma, yalnız uyuma, ödev yapma gibi… Zannediyorum hemen hepimiz üç aşağı beş yukarı benzer şeyler yaşıyoruz. İşte ergenlik dönemi de bunlardan biri.   Erkek çocukların ergenliğiyle kızların ergenlik Devam Linki

NE ÇİLELİ MESLEKMİŞ ANNELİK

Bu annelik ne çileli işmiş arkadaş. Bir bana mı böyle geliyor çoğunlukta mı benim gibi hissediyor bilmiyorum ama ne çileli işmiş. Valla çok çeşitli işler yaptım, çeşitli yerlerde çalıştım ama hiçbir şey beni annelik kadar kasmadı yemin ederim. Yorgun hissediyorum kendimi ya. Bizim gibi “Aman canııımmm olduğu kadar” diyemeyen anneler hep perişan biliyorum. Çocuk sahibi olmanın getirdiği sorumluluğun farkında olan ve dünyaya getirdiği bu ufak canlı için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan anneler/babalar bitik durumda. Allah başımızdan eksik etmesin evlatlarımızı, hep olsunlar hep düşünelim, uğraşalım yapalım, o Devam Linki

OKULLARDA SERBEST KIYAFET

Bu ara kıyafetten gidiyorum Aslında, “Milli Eğitim Bakanlığı’na Bağlı Okul Öğrencilerinin Kılık ve Kıyafetlerine” dair yönetmelik, 27 Kasım’da Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yani resmi olarak isteyen öğrenci okula giderken (okul uygulamayı başlattığı anda) okula kıyafetle gidebilecek. Elbette burada ilk tartışılan; “kız öğrenciler türbanla mı gidecekler?” ardından tartışılan ise;”ailelerin gelir seviyelerindeki farklılıklar yüzünden –özellikle ergenlik döneminde olan çocukların- okulda giyim-kuşam yüzünden ‘sınıf farkı’ ve kopmalar yaşayacağı” meselesi. Her ikisi de konunun yapısı Devam Linki

ANNE PANİKLER Mİ?

Beynime felç indi Annelik çok acayip bir durum. Gerçekten, “Kaç senedir anne olduğunuz” ya da kaç çocuk sahibi olduğunuz önemli değil. Evlat söz konusu oldu mu, –annemin tabiriyle- “Tansiyonlar fırlıyor, dudaklar uçukluyor…” Evlat çünkü… Başka türlü bir şey evlat… Biliyorsunuz, işimiz sebebiyle, pişikten ilk yardıma deli gibi okuyoruz, araştırıyoruz, röportaj yapıyoruz, çeviri yapıyoruz. Yabancı yayınları takip ediyoruz, yerli yayınları okuyoruz, uzmanlarla-annelerle-babalarla-çocuklarla konuşuyoruz. Konumuza hakimiz deyip keseyim. Ama söz konusu olan evlatsa, hani… Ölüyordum geçen hafta…. Oğlum akşamın saçma sapan Devam Linki

Veli toplantısı sosyalleşmeleri

Çocukların Şubat tatiline az kala okullar veli toplantısı yapmaya baş-lar. Oğlumun okulu da bizi önce tek tek görüşmeye aldı sonra birbiriyle alâkasız 15 anneyi aynı sınıfa doldurup “aranızda kaynaşın” dedi. Bu yersiz sosyalleşme hallerini yeni jenerasyon okullar sık yapıyor. Metazori şekilde “madem ki çocuklarınız arkadaş, bütün gün birlikteler, hadi şimdi de sizin boyunuzun ölçüsünü görelim” tadındaki faliyetler beni geriyor. Yine de oğlum travmatik yapmasın kendini diye gittim. Hakikaten birbirimizle sosyalleşiyor olsak (tamam yine şikayet ederim ama) neyse, olay öğretmenlerle “sosyalleşmek” için Devam Linki