YENİ NESİL BESLENME ALIŞKANLIKLARI

Bu yeni nesil mutfak alışkanlıkları hakkında ne düşünüyorsun sevgili okur? Ciddi soruyorum…   Yeni lezzetlerle aran nasıl, deniyor musun?   Evdekilerin olaya yaklaşımı ne?   Ben deniyorum bak. Avakadolu bıdıbıd, chia tohumlu hıdıhıdı, gojiberi, vegan tofu…  Hani yersek ölmeyeceğimiz hatta kıçımızdan da ejderha yumurtası çıkaracağımızı iddia eden tüm yerli yabancı ürünlere bir şans verdim. Ne süt karameli kaldı denemedik ne de turmeric…   Çünkü moda böyle, “özen gösteren anneler” eskiden mis gibi fırından çıkmış beyaz ekmeğe tereyağ sürerdi şimdi çatalın tersiyle avakado eziyor ya… Devam Linki

GÜZEL İNSANLAR BİRİKTİRİN (ederinden fazla vermeyin…)

Seksenli yılların başlarıydı sanırım. Ben yeni yeni büyüyordum ve “büyükleri ilgilendiren” haberlerden ufak ufak bilgi sahibi olmaya başlamıştım.   İyi kalpli, iyi huylu, iyi niyetli, iyi ahlaklı insan olmanın eğitimle, yaşla, yaptığın işle, gelirinle, sosyal statünle ilgili olmadığını bu dönem anlamıştım.   O dönem “karısını döven profesör” haberlerinin manşetlere şaşkınlıklarla taşındığı dönemdi. Herkesin “aaa adam profesörmüş ve karısını mı dövüyormuş” ya da “aaa kadın profesör olmuş ama dayak mı yiyormuş” haberlerini kulaktan kulağa paylaştığı dönemler… Anladık ki kim olduğun, ne Devam Linki

EVRİMİN TAMAM İNŞALLAH?

Geçen kahvaltıda kocam bana abone olduğu ve yıllardır ısrarla takip ettiği bilimsel dergilerden bir tanesinde okuduğu ve çok ilgisini çeken bir çalışmadan bahsetti (zaman zaman kocamın zihninin şahaneliğine tekrar hayran oluyorum ve bu olağanüstü aklın bende ne bulup da evlendiğini çok merak ediyorum).   Karşılıklı iki kafes yapıyorlar ve ikisine de birer maymun koyuyorlar (şempanze sanırım). Kafesin içinde bir ip var ve maymunlar ipi çektiklerinde tepedeki kutudan ikisine de sevdikleri bir yiyecek düşüyor. Maymunlar bunu öğreniyorlar ve ne zaman canları bu yiyecekten istese ipi çekiyorlar.   Kafesler karşılıklı ve birbirlerini de Devam Linki

1. TEOG MEYDAN MUHAREBESİ

Öncelikle geçmiş olsun sevgili okur. Birinci TEOG Meydan Muharebesini atlattın mı? Kendine gelebildin mi biraz? Ben bu yazıyı özellikle bekleterek yazdım ki şöyle bir herkes fabrika ayarlarına dönsün.   Hiç bana “valla sakindik” ayağı yapma, ruhunu biliyorum, hepinizin içinden böcekler çıktı, gördüm.   Vay arkadaş! Ne hırs varmış…   Benim jenerasyonda bir sıkıntı olmuş sevgili okur. Bölgesel mi, dönemsel mi, havadan mı, sudan mı, beslenmeden mi bilemedim ama bir şey yaşanmış ve bazılarımıza bir haller olmuş (bence benim insan sevmeme halimin derinliklerinde de o “şey” var neyse o artık).   Şu 1. TEOG Devam Linki

BENİMLE BİR RÖPORTAJ

Merhaba sevgili okur.   Bu haftaki köşe yazımı geçen hafta benimle yapılan bir röportaja ayırmak istedim. Hikayesi Girişim Projesinin kurucusu sevgili Figen Alaçam Geri için yaptığımız bu röportajda yeni kitabımdan, hayattan, kadın olmaktan, anne boyutundan… Her şeye dokunduğumuz tatlı bir söyleşi olduğu kanaatindeyim umarım okurken hoş vakit geçirirsiniz. “Biz bunu hafta içi okuduk deyip” sıkılan okuru instagram ve twitter hesaplarıma alayım, sizi de oralarda oyalamaya çalışayım. Gündem çok bunaltıcı, kafalar davul oldu, haklısınız. Hepimizin üç-beş dakika başka şeylerle ilgilenmeye ihtiyacı var. Anlıyorum seni sevgili Devam Linki

İYİ YAŞLANMAK, İYİ YAŞAMAK

Bembeyaz bir word doküman açıp önüne, böyle bakıyorsun ya ne yazsam diye… Her geçen hafta daha çok sıkılıyorum bunu yapmaktan…   Bu hafta kabaca yaşlanmak, yeni ve kibar tabiriyle yaş almaktan bahsedelim. Çünkü bir şeyden bahsetmek lazım her Pazartesi ve bu hafta da bunu konuşalım o halde.   Sanırım 40 yaşımı geçmemin ardından kafamda yaşama ve bana dair başka şeyler belirmeye başladı. Daha önce düşündüğüm gibi düşünmediğim pek çok şeye yaşlanma hakkındaki görüşlerim de eklendi. Eskiden sağlıklı yaşamaya çok aldırmazdım (gençken öyle oluyor sanırım) “herkesler ölecek ve ben tek başıma ve sonsuza dek Devam Linki