ASALET SOKAK ADI OLMUŞ

Merhaba sevgili okur. Bu sıcaklarda kendimi üzerime benzin döküp ateşe vermişim gibi hissederken bir köşe yazımla daha karşındayım. Öncelikle geçen hafta yazamadım çünkü tatildeydim. Böyle zamanlarda “yazarınız vitesi boşa aldı, bu hafta tükkan kapalı” yazısı yayınlamak adettendi eskiden ama … Bence yersiz bu işler artık… “Yazı yazamadım” diye yazı yazıp, yazı arşivini şişirmenin alemi yok.   SICAK Dehşet sıcak bir yaz geçiriyoruz. Esmiyor, her yerden “independence day” misali yükselen çirkin binalar yüzünden de esemiyor. Kazara esse de dev bir şantiyeye dönen güzide yurdumuzda üzerimize çimento yağıyor. Devam Linki

İLK KONUMUZ SENSİN SEVGİLİ OKUR

Selamlar sevgili okur, bu hafta seninle kısa kısa birden fazla konudan bahsedelim ne dersin?   İlk konumuz da SENsin Bu son 9. Kadıköy kitap günlerinin de ardından bunu bir kez daha dile getirme ihtiyacı hissettim. İyi ki varsın sevgili okur. Bizi fuarlarda yalnız bırakmayan, okuyan, anlayan, takip eden, farkındalığı yüksek, zehir gibi bir kitle var. Kitapları alıp gittiğimiz yere gelen, yazarları tanıyan, yeni yazarlarla tanışmaya açık, kendi dilinde hayatı anlatan yazarların satırlarını da tercih eden, kendini sadece çevirilere ya da yabancı yayınlara değil, bana ve birbirinden değerli diğer yazar arkadaşlarıma emanet eden, bizim seçtiğimiz Devam Linki

“KENDİNE GÜVENİYORSA YÜZ” YA DA “CEHENNEMİN TADINI ÇIKAR BEBEĞİM”…

Selam sana sevgili okur. Bil bakalım bu Pazartesi seninle neden bahsedeceğiz? 2016-2017 eğitim sezonunu kapamamıza az bir zaman kala eğitim sistemimizin geldiği halden… Evet…   Eğitim sistemi komple çökmüş durumda sevgili okur. Okullar hakikaten saçma sapan uygulamalar yapıyorlar.   Sana bir sene boyunca okulların üfürükten sınav yapmasından, okul başarı puanı yüksek çıksın diye çocuklara uysun uymasın 100-100-100 vermesinden falan bahsettim. Bu eğitim modelinin yanlışlığından, çocukların tembelliğe alıştığından, çalışmadan da yüz alabileceklerine olan aslında sürreal inanmalarından tut da… Bir sürü şey Devam Linki

HER KADININ BİR OĞLU OLMALI

  Bu haftaki yazım anneler ve kızları hakkındaki özlü romantik yazılamalar esinlenmem üzerine çıktı sevgili okur. “Her annenin bir kızı olmalı” yazıları var ya… Ben de bir annenin kızı olduğumdan sanırım (böyle bir gerçek var evet) ve bir de kızkardeşim olduğundan ve onun da dünyalar şahanesi bir kızı o yazılar pek duygulandırıyor beni.   İşte buradan, tam da bu noktadan yazdım bu haftaki yazımı. Ben bir annenin kızı olmak nedir biliyorum ama bir kadının oğlu olması nasıl bir duygu bir miktar onu yazmak geldi içimden.   Öyle hissettim, bu aktı kalbimden,   ben de yazdım… ***   Her kadının bir oğlu Devam Linki

SAÇMALIKLAR KİTABI

Gün içinde maruz kaldığım birbirinden çiğ konuşma ve yazışmaları derliyorum. İnsanların kişilik haklarını saklı tutarak ufak düzenlemelerle bir ‘Saçmalıklar Kitabı’ hazırlamayı düşünüyorum. Okuduğunuzda “bunları gerçekten yaşadın mı?”,  “bu diyaloglar gerçek mi?” diyeceğiniz türde. Bazılarının -artık folloş olduklarından- “ne var bunda?” diyeceği, bazılarınızın hayret edeceği bir kitap olacak. Siz “gerçek mi?” diyeceksiniz ben “daha beterleri de vardı ama kişiler çok bariz olunca eklemedim” diyeceğim.   Ciddiyim…   Çok acayip, diyorsun ki “yav önyargılı olmayayım, Devam Linki

İVEDİK MİSİN? OLMA!

İnsanların hayatla olan mücadelesini çoğu zaman anlamsız buluyorum. Çoğu zaman boşa zaman harcıyorlar ve kendilerinin haklı bir mücadele içinde olduğunu düşünüyorlar. Çoğu zaman kendilerini Recep İvedik’in farklı versiyonlarına döndürdüklerinin farkında olmadan…   Recep nasıl bir karakter? Bir ortama girdiğinde o ortama uyum sağlamaya çalışmak yerine ortamı kendine benzetmeye çalışıyor değil mi? En büyük numarası bu. Misal, kokteyle gidip halay çekmeye çalışmak gibi. Onun yeri orası değil ama Recep mütecaviz. Ben böyle istiyorum diyor ve halay çekebileceği bir yere gitmek yerine bulunduğu yerin düzenini kendi isteklerine Devam Linki