SIRTLANLAR VE BİZ

Sana zaman zaman kendi hayat tecrübelerimden (bayılıyorum böyle altmış yaşındaymışım gibi yazmaya) bahsettiğimi biliyorsun sevgili okur. Bunun iki sebebi var. Bir; kendimden bahsetmeyi seviyorum (burası nettir zaten sanırım). İki; aranızda yaşça bizden genç okura da gelecekten seslenip önlem almasını sağlamak istiyorum. Her ne kadar insan denen canlı kendi tecrübelerini yaratarak öğrenmeyi seviyorsa da … Zaman zaman birbirimize “kafanı duvara vurursan kafan acır” dememiz lazım değil mi? Ha, dinlemeyip kafasını gidip duvara vuranlar olacaktır… Onlar kafayı yararak öğrenecek.  Bizim işimiz dinleyenlerle…   Bundan yıllar Devam Linki

Kurallar yıkmak içindir!

İşyerleri kuralları ile bir bütündür. Nerede çalışırsanız çalışın belli sınırlar çizilir ve bunlara uymanız beklenir. Benim eskiden çalıştığım yerde çok kural vardı.  Öyle her ayakkabı giyilmezdi, dekolte yasaktı… Buna bozulan bir kız arkadaşım başka bir grupta işe başladığı gün insan kaynaklarından “çok renkli tokalar takamayacağı ve kolsuz gömlek giyemeyeceğine” dair bir yazı aldığını söylemişti. Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak böyle birşeydi. Ben buraya ilk geldiğimde; Pınar (Yazıcı): Yaka kartın yok, seni durdurup yaka kartını sorarlarsa “ben yazarım bana kart çıkmadı” diyeceksin Ben: Devam Linki