Mehtap Erel

Arşiv Yazıları

14 Ağustos 2016
by mehtap erel
PİLAV ÜSTÜ AZ FEMİNİST için yorumlar kapalı

PİLAV ÜSTÜ AZ FEMİNİST

Selam sana sevgili okur. Senin için bu hafta ne yazsam diye düşünürken kendini “koyu feminist” kabul eden birkaç arkadaşımla yaptığımız “hayattaki duruşumuzu tecrübelerimizin belirlemesi doğru mu?” tartışmasından bahsetmek istedim. “Entelektüel sohbet” yapalım bu hafta.   Ben feminist değilim malum. Şöyle; kadın haklarına inanıyorum, kadın haklarını savunuyorum, pozitif ayrımcılığı destekliyorum. All that “girl power” and shit but… Özel hayatımda, zaman zaman bir adım geriye çekildiğim, bir eksik konuştuğum veya kararı bıraktığım (eşime) oluyor. Bu benim kendi kişisel tercihim. Kocamla böyle çataçat mücadele Devam Linki

22 Haziran 2016
by mehtap erel
HAYVAN SEVEYİM DERKEN için yorumlar kapalı

HAYVAN SEVEYİM DERKEN

Hayvanlarla aran nasıldır sevgili okur? Ben kendi adıma bir hayvansever olduğumu söyleyebilirim. Elbette tüüüm hayvanlarla değil, kurbağadan, çekirgeden acayip huylanırım, böceklerden hazetmem falan, fare görsem çığlık atabilirim pek çok kadın gibi ama hani yabancıların “pet” dediği, hani alıp beslenebilirliği olanları pek severim.   Destek olmaya çalıştığım, maddi manevi yardımcı olduğum çeşitli hayvan barınakları var. Bundan hariç sokakta gördüğüm kedi, köpekleri de severim, karınlarını doyurmaya çalışırım… Yakın çevrem tarafından özellikle kediler ve köpeklerle iyi geçindiğim de bilinir.   Bu bağlamda Devam Linki

09 Haziran 2016
by mehtap erel
BÜYÜDÜKÇE UZAKLAŞIYOR MU? için yorumlar kapalı

BÜYÜDÜKÇE UZAKLAŞIYOR MU?

Bazen çocuklarımız sordukları sorularla bizi afallatıyorlar değil mi sevgili okur? Hani böyle “ben nereden geldim” ya da “anne penis ne demek?” gibi sorulardan bahsetmiyorum… Yaşları büyüyüp daha derinliği olan sorular sormaya başlıyorlar ya hani…   Geçenlerde oğlum ve annemle birlikte sohbet ediyorlarmış ve annem ona benim çocukluğumdan bahsediyormuş. Öğrenciliğimden, sınav dönemlerinden bahsederken tabi durum Atahan’ın hayli ilgisini çekmiş olmalı ki… Aradan birkaç gün geçtikten sonra bana mevzuyu açtı (nefret ediyor yazılarımda ondan bahsetmemden ama bunu anlatmak istedim):   Atahan: Sen baya böyle bir tempo Devam Linki

05 Haziran 2016
by mehtap erel
SIRTLANLAR VE BİZ için yorumlar kapalı

SIRTLANLAR VE BİZ

Sana zaman zaman kendi hayat tecrübelerimden (bayılıyorum böyle altmış yaşındaymışım gibi yazmaya) bahsettiğimi biliyorsun sevgili okur. Bunun iki sebebi var. Bir; kendimden bahsetmeyi seviyorum (burası nettir zaten sanırım). İki; aranızda yaşça bizden genç okura da gelecekten seslenip önlem almasını sağlamak istiyorum. Her ne kadar insan denen canlı kendi tecrübelerini yaratarak öğrenmeyi seviyorsa da … Zaman zaman birbirimize “kafanı duvara vurursan kafan acır” dememiz lazım değil mi? Ha, dinlemeyip kafasını gidip duvara vuranlar olacaktır… Onlar kafayı yararak öğrenecek.  Bizim işimiz dinleyenlerle…   Bundan yıllar Devam Linki

05 Mayıs 2016
by mehtap erel
“İSTANBUL’DA KADIN KALMAZDI” için yorumlar kapalı

“İSTANBUL’DA KADIN KALMAZDI”

Ünlü Türk düşünürlerinden… Pardon müteahhitlerinden bir tanesi “Gecelik ilişkilerden hoşlansaydım İstanbul’da kadın kalmazdı” dediği için Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı kendisi hakkında soruşturma başlatmış. Haber bu. Ben yazımı bu konuda yazıcam ve muhtemelen bir müteahhit tarafından da mahkemeye verilerek kendi kişisel tarihimde yeni bir sayfa açıcam.   Öncelikle her hususta olduğu gibi bu hususta da cümlenin içeriğine bakarak söyleyen hakkında bir fikir oluşturmaya çalışalım kafamızda. Beyefendi gecelik ilişkilerden hoşlanmadığının altını çizerek aslında muhafazakar ve ahlakçı bir yapısı olduğuna vurgu Devam Linki

27 Mart 2016
by mehtap erel
NE SAATMİŞ BE KARDEŞİM için yorumlar kapalı

NE SAATMİŞ BE KARDEŞİM

Hadi biraz değişik bir şeylerden bahsedelim, kafamız dağılsın sevgili okur.   Önümüz yaz, malum hem sağlıklı yaşamak hem -göreceli olarak- iyi görünmek (en azından kötü görünmemek) kadın erkek hepimiz için önemli. Bazıları için değil. Bazılarımız (neden bilmiyorum) zeka ve iyi görünümlü olmayı bir arada olamaz sanıyor. Var ya hani öyle tipler; “çok kitap okuyorum ben, çok zen, çok yoga o bakımdan manikür yapmıyorum, saçlarımı boyamıyorum”. “Çok derinim o bakımdan 110 kilo, biraz sığ olsam anında 60 oysaki ama derinim”. Öyle değil bu işler. Hem elma yiyip hem kitap okumak mümkün bence… Bu sebeple, kendisiyle Devam Linki