ŞUBAT TATİLİ KUTLAMALARI

Hepimize geçmiş olsun… Uzmanlar sağlıklı ve uzun yaşamın sırrı olarak birtakım şeyler sayıyorlar ve bunları hepimiz biliyoruz değil mi? Az yiyoruz, sağlıklı besleniyoruz, içki ve sigaradan uzak duruyoruz, düzenli spor yapıyoruz. Bunun sonucu olarak da sonsuza kadar mutlu ve sağlıklı yaşıyoruz…   Hepsini geçtim ki hepsine bir “anti-tezim” var inanın ama… Düzenli spor? Bir insanın kendi eliyle kendine yapabileceği en büyük eziyet bu… Bence elbette…   Asla çok akrobat bir insan olduğumu iddia etmeyeceğim. Gençliğimde basketbol oynadım (gülmeyin kızarım) fena da değildim. Evet, 1.60 boyla pota Devam Linki

BEVLİYE UZMANI

Babam benimle konuşmuyor… Hayatım boyunca evindeki mobilyaları ilk günkü gibi koruyabilen kadınlara gıpta ettim. Ben onlardan olamadım niyeyse. İnsan, olamadığına özeniyor işte… Benim ailemde, “Oturma odası” kavramı yoktu. Salonun ortasında yaşar, evin en güzel her şeyini önce biz kullanırdık, “Misafire saklamak” gibi bir kafayla büyümedik. Ev insanın rahat ettiği ve yaşadığı bir yer olmalıydı. Evlendikten sonra da öyle yaşadık kocamla, aksi aklımıza gelmedi. Oğlumuz elinde pastel boyayla salonumuzun duvarlarına sürrealist çalıştı, biz çizdiklerinin üzerine içi boş çerçeve asıp “sanatını” Devam Linki

EV İÇİ İKTİDAR

Ve direniş mücadelemiz… Discovery Channel’ın tüm dünya üzerinde yaptığı bir araştırmanın Türkiye sonuçları çok ilgimi çekti. Türkiye’de aile yapısı (genel olarak) babaerkil gibi görünse de, toplumsal çoğunluk anaerkil aile yapısı içinde büyüdüğümüzü gösteriyormuş. Yani yıllar sonra dahi kadınların, “erkeğin sözü geçer” MİŞ gibi yapıp, kendi bildiğini uyguladığı sistem “Elif’in kağnısı” döneminden beri varlığını devam ettiriyor. Oysa biz, çevirmeli telefonları, telgrafı, bigudiyi, Pilavcı pasajından takı almayı bırakalı çok uzun zaman oldu. Ancak “MIŞ” gibi yapan anne modeli değişmedi Devam Linki

KENDİN YAP

Proje insanı… Bu ara pek çok kadın gibi kafayı DIY (do it yourself), (kendin yap) projeleriyle bozdum. Dergilerde ya da internette çok basitmiş gibi anlatılan şeyleri deniyorum, yapmaya çalışıyorum… İnsanoğlu çok kendini bilmez; bir çanta bir şapka yapmayı becerince kendimi Martha Stewart (Amerikalıların Derya Baykal’ı) sanmaya başlamış olmalıyım ki…   Ben: Aaaaa! Eee? Çok kolaymış! Sarhan: ??? Ben: Ben şimdi bizim sandalyeleri yeniden yaratıcam Sarhan! Sarhan: Nasıl? Ben: Boyayıp eskitme yapıcam, süper olucak. Önce büfeden başlıyayım!   Şimdi, teknik olarak ufaktan başlanır dimi? Hani önce bir kendini Devam Linki

TUHAF AİLE SOHBETLERİ

Her ailenin delisi olabilir Yılbaşına az kala ailecek, “dünya nereye gidiyor, insanlık nereye gidiyor, benim oğlanın okul durumu nasıl gidiyor, inançlarımız ne vaziyette” tadında enteresan konuşmalar yapıyoruz. Hayli sansürleyerek (takdir edeceğiniz gibi) bir takım tuhaf diyaloglarımızı sizlerle paylaşmak istedim. Bu ve benzeri (hatta daha fenası) konuşmalar benim ailemde çok normal sohbetler kabul ediliyor. Her ailenin kendine has tuhaflıklar az çok vardır. Her ailede garip tipler illaki bulunur. Biz de tuhaf insan sayısı bir tık fazla o kadar… XXX Ben: N’apıcaz yılbaşında? Babam: Ne var yılbaşında? Ben: Yılbaşı işte?!? Yeni Devam Linki