Bİ BİTMEYEN MESELELER (bi bitmeyen insanlar…)

Merhaba sevgili okur. Bu hafta seninle manasız şekilde zaman kaybetmemize sebep olan ya da tadımızı kaçıran ama muhatap olmamız gereken işlerden bahsedelim mi? Beni deli eden şeylerden bazıları… Yazalım rahatlayalım madem…   Kasa kuyruğu: Özellikle büyük marketlerde kasa kuyruğu en deli olduğum şey. Zaten üç lira vereceğin salatalığa beş lira vermişsin. Zaten ortalama bir ürünün iki katını ödüyorsun ama buna rağmen içeride “fazla” eleman çalıştırmamak yani mümkün olan maksimum derecede kar etmek için koca mağazayı üç kasa ile döndürmeye çalışıyorlar ya… Kasa açın diyorsun açacak  adam yok ve sen kasa Devam Linki

BOŞANMALAR VE ARKADA YAŞANANLAR

2015 yılı (en son 2015’te araştırma yapılmış) rakamlarına bakınca gördüğümüz, boşanmalar her yıl bir önceki yıla göre yaklaşık %7 artarak ilerliyor. O pek bir övündüğümüz aile kurumunda her yıl bir önceki yıldan daha fazla insan “yok, bizden olmayacak” deyip vazgeçiyor. Boşanmak da evlenmek kadar doğal bir durum, hakikaten olmayabilir ve bir ilişkiyi ceset gibi arkanızdan sürüyerek ilerlemeye çalışmak çok anlamsız. Benim bu hafta bahsetmek istediğim konu, bu boşanma süreci esnasında adamların kadınları ne kadar incittiği… Çok incittiği…   Şimdi pozitif ayrımcılık yaptığımı düşünebilirsiniz evet belki Devam Linki

GARABET

İnsanların birbirinden ne kadar çok nefret ettiğinin, herkesin ne kadar öfke dolu olduğunun farkında mısın sevgili okur? Farkında olmalısın.   Dikkat ettim, sokakta veya avm’de falan yürürken yol veren, müsaade eden, kenara çekilen, duruma göre yavaşlanması gerekiyorsa yavaşlayan, biraz hızlanmak gerekiyorsa hızlanan hep ben oluyorum Bu yaya olarak da böyle araç kullanırken de böyle. Duran, yol veren hep benim. Yürürken de araç kullanırken de herkes durum kendinden ibaret gibi davranıyor ve herkes çok agresif. Anlamsız bir şekilde sürekli çarpışmalar, ters bakmalar, diklenmeler falan… Tamam, ben de hümanist değilim, biliyorum kendimi Devam Linki

GÜNDEMDEN 4 KONU

Bu hafta yine kısa kısa bir sürü şeyden bahsedelim mi sevgili okur. Aklımda gezen konular var ama hiçbirini tam bir köşe yazısı yazacak kadar uzatmak istemiyorum bu sebeple bu hafta seninle değişik konularda hızlı bir sohbet yapalım.   İNTERNET YAVAŞLAMALARI   İnternet yavaşlatılmasına sen de benim kadar gıcık oluyor musun sevgili okur. Bak kişilik hakları falanları ayrı tartışalım , onlar başka, bu internet sağlayıcılar hızları 80’li yıllara düşürüyorlar ama biz yüksek hızlı internet için –o plana göre- çok ciddi bir para ödüyoruz. Ne olacak bu? İnternet sağlayıcı ayın yarısında benim internetimizi bana söz Devam Linki

EĞİTİM KOÇU NEDİR?

Bu hafta seninle “Koç Hoca”, “Eğitim Koçluğu” konseptlerini tüm yönleriyle konuşalım sevgili okur. Bu çok yanılmaya müsait alanda ben kendi tecrübe ve deneyimlerimden bahsedeyim sana.   Biliyorsun –sıklıkla yazılarımda bahsettiğim üzere- bu sene sınav senesi. Benimki gibi çocuklar için bu tip seneleri yönetmek bir mesele çünkü yapmaktan hoşlandıkları diğer şeyleri (spor vs) bırakmak istemiyorlar ve dersler de ağır. Bu bizim durumumuz.   Bir de genel olarak okul, ödev, ders çalışma konusunda sıkıntı yaşayan hani ailelerin “masanın başına oturtamıyorum” dediği çocuklar var. Bu da diğer durum.   Bu iki durumun da Devam Linki

BENİMLE BİR RÖPORTAJ

Merhaba sevgili okur.   Bu haftaki köşe yazımı geçen hafta benimle yapılan bir röportaja ayırmak istedim. Hikayesi Girişim Projesinin kurucusu sevgili Figen Alaçam Geri için yaptığımız bu röportajda yeni kitabımdan, hayattan, kadın olmaktan, anne boyutundan… Her şeye dokunduğumuz tatlı bir söyleşi olduğu kanaatindeyim umarım okurken hoş vakit geçirirsiniz. “Biz bunu hafta içi okuduk deyip” sıkılan okuru instagram ve twitter hesaplarıma alayım, sizi de oralarda oyalamaya çalışayım. Gündem çok bunaltıcı, kafalar davul oldu, haklısınız. Hepimizin üç-beş dakika başka şeylerle ilgilenmeye ihtiyacı var. Anlıyorum seni sevgili Devam Linki