Mehtap Erel

Arşiv Yazıları

23 Nisan 2017
by mehtap erel
SAÇMALIKLAR KİTABI için yorumlar kapalı

SAÇMALIKLAR KİTABI

Gün içinde maruz kaldığım birbirinden çiğ konuşma ve yazışmaları derliyorum. İnsanların kişilik haklarını saklı tutarak ufak düzenlemelerle bir ‘Saçmalıklar Kitabı’ hazırlamayı düşünüyorum. Okuduğunuzda “bunları gerçekten yaşadın mı?”,  “bu diyaloglar gerçek mi?” diyeceğiniz türde. Bazılarının -artık folloş olduklarından- “ne var bunda?” diyeceği, bazılarınızın hayret edeceği bir kitap olacak. Siz “gerçek mi?” diyeceksiniz ben “daha beterleri de vardı ama kişiler çok bariz olunca eklemedim” diyeceğim.   Ciddiyim…   Çok acayip, diyorsun ki “yav önyargılı olmayayım, Devam Linki

09 Nisan 2017
by mehtap erel
İVEDİK MİSİN? OLMA! için yorumlar kapalı

İVEDİK MİSİN? OLMA!

İnsanların hayatla olan mücadelesini çoğu zaman anlamsız buluyorum. Çoğu zaman boşa zaman harcıyorlar ve kendilerinin haklı bir mücadele içinde olduğunu düşünüyorlar. Çoğu zaman kendilerini Recep İvedik’in farklı versiyonlarına döndürdüklerinin farkında olmadan…   Recep nasıl bir karakter? Bir ortama girdiğinde o ortama uyum sağlamaya çalışmak yerine ortamı kendine benzetmeye çalışıyor değil mi? En büyük numarası bu. Misal, kokteyle gidip halay çekmeye çalışmak gibi. Onun yeri orası değil ama Recep mütecaviz. Ben böyle istiyorum diyor ve halay çekebileceği bir yere gitmek yerine bulunduğu yerin düzenini kendi isteklerine Devam Linki

03 Nisan 2017
by mehtap erel
ELİNİZLE İSTEDİĞİNİZİ YAPIN için yorumlar kapalı

ELİNİZLE İSTEDİĞİNİZİ YAPIN

Bakalım yanlış anlaşılmadan bu yazıyı toparlayabilecek miyim?   Din olayı beni pek bağlamıyor…   (Şahane başlangıç yaptım dimi?)   Daha güzel anlatacak olursam, dinler, başkalarının dini, dini alışkanlıklar, farklılıklar beni ilgilendiren bir durum değil. Yurt dışında bir süre de olsa yaşamış pek çok insan (kendi kabuğuna çekilip, hiçbir şekilde ortama entegre olmayanlar hariç) başka dinlerle, farklı alışkanlıklarla, yabancılıklarla, değişik gelenekler ve inançlarla yaşamayı öğrenir. Sınıfta arkanızda, saçlarını 3 metre uzatmış ve bir bez yardımıyla kafasının üstüne toplayıp sarmış bir Hindu oturur. Devam Linki

12 Mart 2017
by mehtap erel
GÜZEL İNSANLAR BİRİKTİRİN (ederinden fazla vermeyin…) için yorumlar kapalı

GÜZEL İNSANLAR BİRİKTİRİN (ederinden fazla vermeyin…)

Seksenli yılların başlarıydı sanırım. Ben yeni yeni büyüyordum ve “büyükleri ilgilendiren” haberlerden ufak ufak bilgi sahibi olmaya başlamıştım.   İyi kalpli, iyi huylu, iyi niyetli, iyi ahlaklı insan olmanın eğitimle, yaşla, yaptığın işle, gelirinle, sosyal statünle ilgili olmadığını bu dönem anlamıştım.   O dönem “karısını döven profesör” haberlerinin manşetlere şaşkınlıklarla taşındığı dönemdi. Herkesin “aaa adam profesörmüş ve karısını mı dövüyormuş” ya da “aaa kadın profesör olmuş ama dayak mı yiyormuş” haberlerini kulaktan kulağa paylaştığı dönemler… Anladık ki kim olduğun, ne Devam Linki

19 Şubat 2017
by mehtap erel
Bİ BİTMEYEN MESELELER (bi bitmeyen insanlar…) için yorumlar kapalı

Bİ BİTMEYEN MESELELER (bi bitmeyen insanlar…)

Merhaba sevgili okur. Bu hafta seninle manasız şekilde zaman kaybetmemize sebep olan ya da tadımızı kaçıran ama muhatap olmamız gereken işlerden bahsedelim mi? Beni deli eden şeylerden bazıları… Yazalım rahatlayalım madem…   Kasa kuyruğu: Özellikle büyük marketlerde kasa kuyruğu en deli olduğum şey. Zaten üç lira vereceğin salatalığa beş lira vermişsin. Zaten ortalama bir ürünün iki katını ödüyorsun ama buna rağmen içeride “fazla” eleman çalıştırmamak yani mümkün olan maksimum derecede kar etmek için koca mağazayı üç kasa ile döndürmeye çalışıyorlar ya… Kasa açın diyorsun açacak  adam yok ve sen kasa Devam Linki

12 Şubat 2017
by mehtap erel
SANA DON OLAN BANA GÖMLEK için yorumlar kapalı

SANA DON OLAN BANA GÖMLEK

Hayatı kendim için çok daha basit hale getirmeye karar verdim sevgili okur. Artık böyle derin düşünmeler, kafa yarmalar-yormalar yok. Ben zaten çok karmaşık bir insan değildim iyice düze aldım vitesi. Bundan sonra ben sağ siz selamet.   Öncelikle yaşamsal çizgimi bu noktaya taşımama vesile olan canım ülkem ve saygıdeğer devlet büyüklerimize bir teşekkür etmek isterim izninizle. Çünkü yeni yaşam mottomu tam da yaşadığım coğrafyanın böğründen öğrendim. Artık gerçek bir yurttaşım ben de. Olması gereken gibiyim. Doğru yolu buldum: İroni yaptığımı düşünen okur olabilir, hızla silkinip kendine gelsin rica ederim. Çünkü cidden Devam Linki