Çok fena hamile!

Her obsesif kontrol delisi gibi, evlendiğim anda kaç yaşında doğurmam gerektiğini projelendirdim. 25 yaşında evlendiğim için dört sene kocamla keyfime bakıp, 29 yaşımda doğurmam gerekmekteydi. 29 olduğumda da ön hazırlıklara başladım. Ortada fol yahut yumurta yok. Ben kadın doğum uzmanından topa girdim. Kullanmam gereken vitaminler, malzeme sağlıklı gelsin diye baba adayının kullanması gereken vitaminler, yenilecekler, içilecekleri, spor… Tahliller, testler yapıldı, domuz gibiyim… Diş Hekimine gidildi, hamilelikte olası sıkıntılara karşı tüm kontroller yapıldı. Proje kısmı tamamlandı. Saatler ayarlandı…. Kendimle gurur duyuyorum Devam Linki

Yatak odanızı renklendirin!

İnternette en çok aranan kelimelerden bir tanesinin vajinusmus olduğunu biliyor musunuz? Açıkcası internet üzerinden yayın yapan yerlerde çalışmaya başlayıncaya kadar ben bilmiyordum. Google Analitics diye bir şey var. Buradan hangi kelimeler aranıyor, ne okunuyor, sizin yerniz kaç okunuyor, diğer yerler ne okunuyor görebiliyorsunuz. Ben de bu vesileyle öğrenenlerden duydum, hala bu “analitik” kısma nasıl gireceğimi bilmiyorum. Ancak diyeceğim bu değil elbette, size 4 adımda bilgisayar dersi vermeyeceğim. Diyeceğim şu; belli ki kadınların vajinismus mevzusuyla bir meselesi var. Belli ki kadınlarımız hala bazı şeyleri ayıp, tabu, yasak kabul Devam Linki

Organik anneler

Sevgili okur, eminim senin etrafında da kendini sağlık işlerine gömmüş anneler vardır. Yanında çocuğun yiyeceği yemekle gezen, çikolata yedirmeyen, sağlıklı yaşam kumkuması bir takım kadınlar var. Bunlar çocuklarını serada yetiştirir gibi yetiştiriyorlar. Şurayı iyi anlayalım. Çocukların kola içmesi, patates kızartması yemesi falan tabi ki iyi değil.  Ama yiyeceği ekmeği de evde yapıp çocuğu fanusa koymak ne kadar iyi? Sedef: Aa sen Atahan’a beyaz ekmek yediriyor musun? Ben: Atahan yeme eylemini kendi yapıyor benim yedirmem söz konusu değil ehehe Sedef: Hayır yani beyaz ekmek çok zararlı. Aa tereyağlı mı bu makarna? Ben: Evet Sedef: Devam Linki

Yetişkin olmayı başarmak

Yapmak zorunda olduğum en zor şey yetişkin gibi davranmaya çalışmak. Canımı sıkan bir şeyle karşılaşınca bir bakıyorum dokuz yaşında, saçları iki yandan örgülü, dizlerindeki yaralar kabuk bağlamış, hırçın bir kız çocuğu olduğum döneme dönmüşüm. Zor bir çocuktum. Okuldan gelmişim, önlüğümü çıkardığım gibi koltuğa oturup Gırgır’ın yeni sayısını elime almışım. Konuşma balonlarını heceleyerek okumaya çalışıyorum. Annem arkadaşı ile çay içiyor; Annem: İşte Emelcim, ondan gelemedik dün akşam. Evde olsak kesin gelecektik, biz de istiyorduk ama… Ben: Emel teyze annem yalan söylüyor, biz dün akşam evdeydik ama annem Devam Linki

Efemine oğlanlar, tıraş olan kızlar

Şükürler olsun! Nihayet aynı fikirde olduğum pedagoglar buldum. Sevgili okur, benim bir tezim var, sıkı dur şimdi. Günümüz anneleri (biz yani) çocuk yetiştirirken biraz ayarda kayma oldu. Erkek çocuklarını efendi, terbiyeli yapıcaz derken bazılarımız ölçüyü kaçırdı. Uzmanlar her işimize karışmaya başladı. Neymiş efendim kovboyculuk, kılıççılık oynamayacaklarmış, şiddet şeyediyorlarmış… Ben yırtıyordum kendimi “böyle erkek çocuğu mu yetiştirilir?” diye laf anlatamıyordum. Pedagog1: Hiç yakışıyor mu şimdi o kılıç sana Atahan? Mehtap Hanım böyle şiddet içerikli oyunları hiç tasvip etmiyoruz artık Ben: Neyi tasvip Devam Linki

Oğlan anneleri dengesiz olur mu cidden?

Çocuklara cinsellik konusunda bilgi vermenin ne zor birşey olduğunu hepimiz biliyoruz sevgili okur. Ben bu konuda “geç olsun ama güç olmasın” ekolünü benimsiyorum. Herşeyin bir zamanı var, telaşa lüzum yok falan. Ancak bazen beklenmedik olaylar da olmuyor değil. Ayşenil’lere akşam yemeğine gittik. Onun iki çocuk artı benimki olmak üzere üç çocuk koşuyor evde. Tam “ya alt kattakilere çok ses gidiyordur, ayıp oluyor” derken alt kattan bize ses gelmeye başladı. Aşağıya taşınan yeni evli çift (benim tahminim) kamerayı kurmuş porno çekiyor. Akşam saat 20:00. Nasıl yani değil mi? Ayşenil: Televizyonun sesini açalım bidakka. Kanal Mezzo’da Devam Linki