EĞİTİM KOÇU NEDİR?

Bu hafta seninle “Koç Hoca”, “Eğitim Koçluğu” konseptlerini tüm yönleriyle konuşalım sevgili okur. Bu çok yanılmaya müsait alanda ben kendi tecrübe ve deneyimlerimden bahsedeyim sana.   Biliyorsun –sıklıkla yazılarımda bahsettiğim üzere- bu sene sınav senesi. Benimki gibi çocuklar için bu tip seneleri yönetmek bir mesele çünkü yapmaktan hoşlandıkları diğer şeyleri (spor vs) bırakmak istemiyorlar ve dersler de ağır. Bu bizim durumumuz.   Bir de genel olarak okul, ödev, ders çalışma konusunda sıkıntı yaşayan hani ailelerin “masanın başına oturtamıyorum” dediği çocuklar var. Bu da diğer durum.   Bu iki durumun da Devam Linki

MANASIZ LİNGO KULLANIMI

Gel seninle bugün karşımıza çıkan insan tiplemelerinden biri üzerine sohbet edelim sevgili okur. Hep çocuk konuşacak halimiz yok herhalde değil mi?   Yaş aldıkça daha toleranslı olunduğuna dair bir iddia var ya sevgili okur. Genel hatlarıyla doğru. Daha önceden çok hızla tepki verdiğin bazı şeylere ilerleyen yaşla daha az öfkeleniyorsun. Daha hoş görülü daha anlayışlı oluyorsun gerçekten. 40 yaşın altındaki insanların yaşadığı hezeyanlar falan çok çiğ geliyor, o çıkışları falan manasız, pek çok şeyi çocukça buluyorsun. Eskiden heyecanlandığın şeylere heyecanlanmıyorsun veya eskiden güldüğün şeyleri artık komik Devam Linki

1. TEOG MEYDAN MUHAREBESİ

Öncelikle geçmiş olsun sevgili okur. Birinci TEOG Meydan Muharebesini atlattın mı? Kendine gelebildin mi biraz? Ben bu yazıyı özellikle bekleterek yazdım ki şöyle bir herkes fabrika ayarlarına dönsün.   Hiç bana “valla sakindik” ayağı yapma, ruhunu biliyorum, hepinizin içinden böcekler çıktı, gördüm.   Vay arkadaş! Ne hırs varmış…   Benim jenerasyonda bir sıkıntı olmuş sevgili okur. Bölgesel mi, dönemsel mi, havadan mı, sudan mı, beslenmeden mi bilemedim ama bir şey yaşanmış ve bazılarımıza bir haller olmuş (bence benim insan sevmeme halimin derinliklerinde de o “şey” var neyse o artık).   Şu 1. TEOG Devam Linki

ÇIKTIĞIMIZ HAFTANIN ÖZETİ:YENİ KANUN VE TÜYAP

Öncelikle sevgili okur,   Biliyorsun bir Tüyap kitap fuarı daha atlattık. Beni tanıyorsun, ne boyutta anti-sosyal, anti-insan ve aksi bir kadın olduğumu biliyorsun. Vallahi ve billahi hemen her gün fuardaydım. Kitabımı bekledim, yazar arkadaşlarla ve okurlarla tanıştım, sohbet ettim, fotoğraf çektirip öpüştüm, el yapımı poğaçaları gömdüm. Gerçekten bu fuar kendimi aştım. Öncelikle tüm hafta boyunca gelen, giden, bize bakan, yemekler getiren, sarılan, öpen, seven, kitaplarımızı alan, fotoğraf çektiren, bizi kucaklayan, sevgisiyle, heyecanıyla kalbimizi ısıtan, “çok da kötü değil be dünya” dedirten, “hala ümit var la” dedirten Devam Linki

“BİR HAYALİM VAR”

“Bir hayalim var” “I have a dream today … I have a dream that one day every valley shall be exalted, every hill and mountain  shall be made low. The rough places will be made plain, and the crooked places will be made straight.  ………….This is our hope. ……. …….. We will be able to speed up that day when all (If God’s children, black men and white men, Jews and Gentiles, Protestants and Catholics), will be able to join hands……. We are free at last” 1963, MARTIN LUTHER KING, JR Martin Luther King’in bu konuşması meşhurdur, hani Obama’nın da esinlendiği… Bugünkü yazımda ben de bu konuşmadan Devam Linki

“DELİKANLILIK KARNESİ”

Nasıl çocuk yetiştiriyorsun sevgili okur? Hayata kazandıracağın insan ne menem bir şey olacak? Genetik faktörler var tamam ama sen bu insanın gelişimine, derinliğine, varlığına ne şekilde katkıda bulunuyorsun?   Ya da daha önemlisi katkıda bulunuyor musun?   Bu haftaki konumuz bu, benim senden ricam ise kendini (bak kendi kendine, kimseye bir şey anlatmak zorunda değilsin, yeter ki kendine dürüst ol) bu konuda bir incelemen, bir sorgulaman. Yap bunu lütfen. Nasıl bir insan ekliyorsun hayata?   Çocuklarımızın yaşları ilerledikçe onların entelektüel gelişimine ve derinliğine daha fazla katkıda bulunmamız gerekiyor. Evet, artık Devam Linki