YA UZAYLILAR OLSAYDI?

Memlekette böyle bir hadise olmuş sen tek yazıyla yırtacağını mı sandın sevgili okur? Hah! Ofkors nat! Hadise çıkar da bunun  bizim evde acayip bir patlaması olmaz mı? Mümkün mü?   Sarhan: Noluyomuş? Ben: Bilmiyorum Sarhan: Sen bi bak bakim bi yerlerden bi haber alabilecek misin? Ben: Bence Alien’lar Sarhan: ?? Kimler? Ben: Alien’lar! Uzaylılar! Independence Day gibi! Bence ordu uzaylıların geleceğini haber aldı. Ondan köprüler falan tutuldu çünkü biliyosun filmlerde de ordu önce Brooklyn köprüsünü kapatıyor… Falan… Böyle askerler ellerinde tüfekler köprülerde… Bi hatırla filmi… Sonra böyle birkaç tane iri uzay Devam Linki

YABANCILAŞTIYSAN ÖYLE KAL!

Gel bir konu konuşalım seninle sevgili okur. Biraz sıkıntılı ve belki pek çok kişinin de bana gıcık olacağı bir konu olacak (görüşlerim bakımından) ama zaten… Beni tanıyorsun… Sevimsiz bulunmak daha az umurumda olamazdı sanırım. Fikirlerimden ve “üslubumdan” dolayı o kadar çok eleştirildim ki zaman içinde zaten çok da önemsemediğim bu durum toptan beni ilgilendiren bir şey olmaktan çıktı. Ben bir şey düşünüyorsam veya yapıyorsam büyük çoğunluk buna gıcık olacaktır. Bitti…   Başka bir ülkede yaşamaya başlayan insanlardaki anlam kayması nedir? Başka bir ülkede yaşamaya başlayıp sonra sanki hiç kendi Devam Linki

BÜYÜDÜKÇE UZAKLAŞIYOR MU?

Bazen çocuklarımız sordukları sorularla bizi afallatıyorlar değil mi sevgili okur? Hani böyle “ben nereden geldim” ya da “anne penis ne demek?” gibi sorulardan bahsetmiyorum… Yaşları büyüyüp daha derinliği olan sorular sormaya başlıyorlar ya hani…   Geçenlerde oğlum ve annemle birlikte sohbet ediyorlarmış ve annem ona benim çocukluğumdan bahsediyormuş. Öğrenciliğimden, sınav dönemlerinden bahsederken tabi durum Atahan’ın hayli ilgisini çekmiş olmalı ki… Aradan birkaç gün geçtikten sonra bana mevzuyu açtı (nefret ediyor yazılarımda ondan bahsetmemden ama bunu anlatmak istedim):   Atahan: Sen baya böyle bir tempo Devam Linki

ANNELERİMİZDEN NE ÖĞRENDİK?

Bunu yazmışım. Uzun zaman önce… Anneler günü için sanırım. Bazen dönüp eski yazılarımı tekrar paylaşmayı seviyorum. Yazarlık başla işler gibi değil. Her yazımızda emek var (benimkiler öyle en azından) her satırda bir miktar beyin hücresi bırakıyoruz (bazılarımız). Bu yazımı da hayli uzun zaman önce bir anneler günü vesilesiyle yazmışım. Sonrasında benzer tat taşıyan yazılar görmüşsek de sağda solda, zannediyorum ben ilk yazanlardanım. Hazır önümüz anneler günü, bu vesileyle eski bir yazımı paylaşayım dedim. Hem kendi annem hem de tüm anneler için.   Şimdiden Anneler Günümüz kutlu olsun. Benim hayattaki en büyük Devam Linki

MUTANT ÇOCUKLAR

Sanırım hepimiz o videoyu izlemişizdir. Küçük bir erkek çocuk ablasını dövüyor anne (sanırım) videoya çekiyor. “Eğleniyorlar”… Video esnasında küfürler de varmış. Yani çocuk hem ablasını tokatlıyor, saçlarını çekiyor hem de saydırıyormuş. Ben sesini açmadan izledim. Öyle yaparım ben. Çok sinirimin bozulacağını düşündüğüm videolar (patlama sonrası görüntüleri, cenaze görüntüleri, korkunç sahneler vs.) gördüğüm anda sesi kaparım. Daha az sinirim bozuluyor o zaman.   Bu videoyu çeken aile hakkında bir şeyler yazmak istiyorum aslında. İşin acı tarafı ne yazacağımı, ne diyeceğimi bilemiyorum. Her şeyi geçtim. Devam Linki

TRAVMA SONRASI NE YAPMALI?

Sana yardım etmek istiyorum sevgili okur. Terörü durduramıyorum, canlı bombaları yakalayıp tutuklayamıyorum, Tak’lara Tuk’lara mani olamıyorum, Jöh’leri, Pöh’leri kontrol edemiyorum, ülkeye huzur ve barış getiremiyorum. Bunlar benim işim mi? Değil elbette ve işi bu olanlar ne yapıyor bilmiyorum. Tahmin ediyorum ki Hidayet bu hususlardaki değerli görüşlerini ilgili makamlarla paylaşıyordur. Muhakkak her şey hızla hallolacaktır, o bakımdan içim rahat. Eminim son oynadığı takım olan Los Angeles Clippers’ın masajcısı, malzemecisi falan hayli bilgilendirmiştir kendisini terörle mücadele konusunda. O da bu tecrübelerini yüce devletimizle Devam Linki