Mehtap Erel

Arşiv Yazıları

30 Ekim 2016
by mehtap erel
KISA KISA HAYATIN ÖZETİ için yorumlar kapalı

KISA KISA HAYATIN ÖZETİ

Hadi yine kısa kısa, sıkılmadan, uzatmadan çeşitli konulardan bahsedelim seninle sevgili okur. Bu hafta da böyle olsun.   KIŞ   En sevmediğim mevsime girdik yine. Yani arkadaş bir insan bir mevsimden ne kadar haz etmez, ne kadar antipatik bulabilirse kış ile durumum o. Hadi bu senelik (dünyanın geri kalanı, değişik saat farkları, iş hayatı vs. konularını kenara bırakırsak) saatlerle oynamadığımız için çok şükür 16:00 dedin miydi hava kararmayacak ama onun dışında kış kışlığını yapacak elbette. Ne soğuğunu, ne karını, ne yağmurunu, ne tatillerini ne sporunu, ne otellerini, ne havanın rengini ne kokusunu ne de giysilerini, kışa Devam Linki

05 Nisan 2011
by mehtap erel
4 Comments

Bana göre bu mevzu bitmiştir ancak..

Ben giderken; Elimde nasıl kullanacağımı bile çözemediğim bir Facebook sayfası vardı. Ben giderken; Elimde ne portala dönüştürülmüş bir “blog”, ne altımda üstümde dönen reklamlar ne de yanım sıra taşıdığım reklamcım (emlakçıdan devşirme reklamcı) vardı. Ben giderken; Önceden “TV programları, dergiler, gazeteler” projelendirememiş, “yolculuklar, kongreler” organize edememiş… Okur bilgilerini, maillerini toplayıp alıp, yola öyle “yeniden” başlayamamıştım. Tüm arşivim (evet ısrarla söyleyeceğim bunu) silinmiş… Bana yorum yazabilmek için e-postasını veren benim okurlarımın, benimle bağı Devam Linki

03 Nisan 2011
by mehtap erel
2 Comments

NE ZAMAN DURACAĞINI BİLMEN İYİDİR!

İlk kitabımı yeni çıkarttığım zamanlar. İşimi adabıyla yaptığım için (yayınevlerini gezmek, haber beklemek ve gerçekten bir yayınevinin kitabımı basmayı istemesi vs.) başarıyı bileğinin hakkıyla kazanan  herkes kadar kendimle gurur duyuyorum. Yarı deli geziyorum hatta… Bir yazar için büyük onurdur kitabının çıkması. Elbette benim yaptığım şekilde hakkıyla yapıldıysa. Yoksa “Ay Işığı Yayınları” diye bir firma kurup basardım ben de kitaplarımı boy boy. Ama benim kitabımın sokakta, yayın camiasında basılabilirliği, yayınlanabilirliği vardı ve ben kendimle gurur duyuyordum. Aradan henüz birkaç ay geçmişti ki bir gün Devam Linki