Mehtap Erel

Arşiv Yazıları

02 Ekim 2016
by mehtap erel
OLMAK İSTEDİĞİN GİBİ MİSİN? için yorumlar kapalı

OLMAK İSTEDİĞİN GİBİ MİSİN?

Sen nasıl bir insandın genç kızken sevgili kadın okur? (Erkek okurlar da hayatlarındaki kadını ya da kendilerini  gözden geçirerek okuyabilir elbette) Misal, değişiklikten korkar mıydın? Kendinle, saçınla, başınla, yüzünle oynamaktan korkar mıydın?   Ben korkardım. Korkardım ama yine de yapardım.   Pekala, benim oldum bittim çok kaşım olmamıştır, olan az bir miktar kaş yazın sararır (kirpiklerim de sararır ve üzerlerine toz dökülmüş gibi görünür)sonra ben sürekli kaş kalemiyle boya dur… Kaş insanın yaşıyla oynayan bir şey, kaşların inceyse resmen –bariz- daha yorgun ve yaşlı görünüyorsun. Lise çağlarımda Devam Linki

25 Eylül 2016
by mehtap erel
KISA KISA DÖRT KONU (ve üçüncü kitabım) için yorumlar kapalı

KISA KISA DÖRT KONU (ve üçüncü kitabım)

Gel bu hafta seninle kısa kısa, çeşitli pek çok şeyden bahsedelim sevili okur. Sana da bana da değişiklik olsun.   YENİ KİTABIM BİTTİ Öncelikle bu haftanın beni en çok heyecanlandıran haberi ile başlayalım. Nihayet 3. Kitabımı bitirdim. Başladığım ve hayvan gibi yoğun bir tempoda çalıştığımdan asıl işimi (yazarlık benim asıl işim)unuttuğum, yazamadığım, yarım bıraktığım, canım bitanem üçüncü kitabım bitti. Yitik Ülke Yayınları (hem beni hem de Yitik Ülke’yi twitter’dan takip edin) ile anlaştık. Bu senenin sonuna çıkmış olacağını umuyoruz. Bu kitabım ilk iki kitabımdan farklı olarak sadece diyaloglar üzerine Devam Linki

17 Eylül 2016
by mehtap erel
B*KA NAME YAZILMAZ için yorumlar kapalı

B*KA NAME YAZILMAZ

Sana yavaş ve acılı bir intihar modeli ile geliyorum bu hafta sevgili okur. Benim yapmakta, yaşamakta olduğum bir şey bu. Yavaş ve acılı bir ölüm…   Mükemmeliyetçilik!   İnsanı bundan daha fazla yoran, hırpalayan, üzen başka bir şey olabilir mi? Çünkü mükemmeliyetçi iseniz biliyorsunuz (yaşıyor ve görüyorsunuz değil mi?) hiçbir şey asla mükemmel değil ve olamayacak!   Peki, buraya nereden geldik? Hemen açıklayayım, sevdiğim bir kadın arkadaşımla aramızda şöyle bir diyalog geçti;   -Yani en azından karnım gitti -Belin çok kalın hala! -Ay aşkolsun Mehtap ya! -Yok, pislik olsun diye demiyorum, yemin ederim bak, belin Devam Linki

08 Eylül 2016
by mehtap erel
KIZ ANNESİ vs ERKEK ANNESİ (ne bitmez meseleymiş) için yorumlar kapalı

KIZ ANNESİ vs ERKEK ANNESİ (ne bitmez meseleymiş)

Gel bi konuşalım sevgili okur. Kafandaki tüm önyargıları, önceden kazanılmış refleksleri bir kenara koy ve beni bir insan olarak anlamaya çalış.   Hazır mısın?   Bizden önceki jenerasyonda -ve daha öncesinde elbette-  kız çocuk sahibi olmak çok makbul bir şey değilmiş gibi olmuş hep. Kız evlat sahibi olanların birbirlerini “işte yaşlılığımızda bize bakar” veya “kız evlat ölene kadar” falan diye teselli ettiği, özellikle kocanın akrabaları tarafından da “oğlan doğuramadın” falan diye ötelendiği bir sistem varmış. Bu sadece bizim kültürümüzde olan bir şey değil tabi. Başka kültürlerde de kız bebeği doğar Devam Linki

04 Eylül 2016
by mehtap erel
ERGEN ÇOCUK DEDİN Mİ Bİ DURACAKSIN için yorumlar kapalı

ERGEN ÇOCUK DEDİN Mİ Bİ DURACAKSIN

Sevgili okur çocuğun henüz küçükse bu yazı sana bir “yandın sen anam, öyle bir yandın ki haberin yok daha” yazısı olsun. Çocuğun ergenlik çağındaysa “duygularımız karşılıklıdır” diye tahmin ediyorum. Elbette çocuklar parmak izi gibi, hiçbiri gerçekten diğerine benzemiyor. Öte yandan da belli dönemleri var ki; memeden bırakma, korkunç 2, katı gıdayla tanışma, bezden kurtulma, ilkokula başlama, diş çıkarma, yalnız uyuma, ödev yapma gibi… Zannediyorum hemen hepimiz üç aşağı beş yukarı benzer şeyler yaşıyoruz. İşte ergenlik dönemi de bunlardan biri.   Erkek çocukların ergenliğiyle kızların ergenlik Devam Linki

14 Ağustos 2016
by mehtap erel
PİLAV ÜSTÜ AZ FEMİNİST için yorumlar kapalı

PİLAV ÜSTÜ AZ FEMİNİST

Selam sana sevgili okur. Senin için bu hafta ne yazsam diye düşünürken kendini “koyu feminist” kabul eden birkaç arkadaşımla yaptığımız “hayattaki duruşumuzu tecrübelerimizin belirlemesi doğru mu?” tartışmasından bahsetmek istedim. “Entelektüel sohbet” yapalım bu hafta.   Ben feminist değilim malum. Şöyle; kadın haklarına inanıyorum, kadın haklarını savunuyorum, pozitif ayrımcılığı destekliyorum. All that “girl power” and shit but… Özel hayatımda, zaman zaman bir adım geriye çekildiğim, bir eksik konuştuğum veya kararı bıraktığım (eşime) oluyor. Bu benim kendi kişisel tercihim. Kocamla böyle çataçat mücadele Devam Linki