Mehtap Erel

Arşiv Yazıları

27 Kasım 2016
by mehtap erel
BENİMLE BİR RÖPORTAJ için yorumlar kapalı

BENİMLE BİR RÖPORTAJ

Merhaba sevgili okur.   Bu haftaki köşe yazımı geçen hafta benimle yapılan bir röportaja ayırmak istedim. Hikayesi Girişim Projesinin kurucusu sevgili Figen Alaçam Geri için yaptığımız bu röportajda yeni kitabımdan, hayattan, kadın olmaktan, anne boyutundan… Her şeye dokunduğumuz tatlı bir söyleşi olduğu kanaatindeyim umarım okurken hoş vakit geçirirsiniz. “Biz bunu hafta içi okuduk deyip” sıkılan okuru instagram ve twitter hesaplarıma alayım, sizi de oralarda oyalamaya çalışayım. Gündem çok bunaltıcı, kafalar davul oldu, haklısınız. Hepimizin üç-beş dakika başka şeylerle ilgilenmeye ihtiyacı var. Anlıyorum seni sevgili Devam Linki

13 Kasım 2016
by mehtap erel
“BİR HAYALİM VAR” için yorumlar kapalı

“BİR HAYALİM VAR”

“Bir hayalim var” “I have a dream today … I have a dream that one day every valley shall be exalted, every hill and mountain  shall be made low. The rough places will be made plain, and the crooked places will be made straight.  ………….This is our hope. ……. …….. We will be able to speed up that day when all (If God’s children, black men and white men, Jews and Gentiles, Protestants and Catholics), will be able to join hands……. We are free at last” 1963, MARTIN LUTHER KING, JR Martin Luther King’in bu konuşması meşhurdur, hani Obama’nın da esinlendiği… Bugünkü yazımda ben de bu konuşmadan Devam Linki

02 Ekim 2016
by mehtap erel
OLMAK İSTEDİĞİN GİBİ MİSİN? için yorumlar kapalı

OLMAK İSTEDİĞİN GİBİ MİSİN?

Sen nasıl bir insandın genç kızken sevgili kadın okur? (Erkek okurlar da hayatlarındaki kadını ya da kendilerini  gözden geçirerek okuyabilir elbette) Misal, değişiklikten korkar mıydın? Kendinle, saçınla, başınla, yüzünle oynamaktan korkar mıydın?   Ben korkardım. Korkardım ama yine de yapardım.   Pekala, benim oldum bittim çok kaşım olmamıştır, olan az bir miktar kaş yazın sararır (kirpiklerim de sararır ve üzerlerine toz dökülmüş gibi görünür)sonra ben sürekli kaş kalemiyle boya dur… Kaş insanın yaşıyla oynayan bir şey, kaşların inceyse resmen –bariz- daha yorgun ve yaşlı görünüyorsun. Lise çağlarımda Devam Linki

25 Eylül 2016
by mehtap erel
KISA KISA DÖRT KONU (ve üçüncü kitabım) için yorumlar kapalı

KISA KISA DÖRT KONU (ve üçüncü kitabım)

Gel bu hafta seninle kısa kısa, çeşitli pek çok şeyden bahsedelim sevili okur. Sana da bana da değişiklik olsun.   YENİ KİTABIM BİTTİ Öncelikle bu haftanın beni en çok heyecanlandıran haberi ile başlayalım. Nihayet 3. Kitabımı bitirdim. Başladığım ve hayvan gibi yoğun bir tempoda çalıştığımdan asıl işimi (yazarlık benim asıl işim)unuttuğum, yazamadığım, yarım bıraktığım, canım bitanem üçüncü kitabım bitti. Yitik Ülke Yayınları (hem beni hem de Yitik Ülke’yi twitter’dan takip edin) ile anlaştık. Bu senenin sonuna çıkmış olacağını umuyoruz. Bu kitabım ilk iki kitabımdan farklı olarak sadece diyaloglar üzerine Devam Linki

08 Eylül 2016
by mehtap erel
KIZ ANNESİ vs ERKEK ANNESİ (ne bitmez meseleymiş) için yorumlar kapalı

KIZ ANNESİ vs ERKEK ANNESİ (ne bitmez meseleymiş)

Gel bi konuşalım sevgili okur. Kafandaki tüm önyargıları, önceden kazanılmış refleksleri bir kenara koy ve beni bir insan olarak anlamaya çalış.   Hazır mısın?   Bizden önceki jenerasyonda -ve daha öncesinde elbette-  kız çocuk sahibi olmak çok makbul bir şey değilmiş gibi olmuş hep. Kız evlat sahibi olanların birbirlerini “işte yaşlılığımızda bize bakar” veya “kız evlat ölene kadar” falan diye teselli ettiği, özellikle kocanın akrabaları tarafından da “oğlan doğuramadın” falan diye ötelendiği bir sistem varmış. Bu sadece bizim kültürümüzde olan bir şey değil tabi. Başka kültürlerde de kız bebeği doğar Devam Linki

04 Eylül 2016
by mehtap erel
ERGEN ÇOCUK DEDİN Mİ Bİ DURACAKSIN için yorumlar kapalı

ERGEN ÇOCUK DEDİN Mİ Bİ DURACAKSIN

Sevgili okur çocuğun henüz küçükse bu yazı sana bir “yandın sen anam, öyle bir yandın ki haberin yok daha” yazısı olsun. Çocuğun ergenlik çağındaysa “duygularımız karşılıklıdır” diye tahmin ediyorum. Elbette çocuklar parmak izi gibi, hiçbiri gerçekten diğerine benzemiyor. Öte yandan da belli dönemleri var ki; memeden bırakma, korkunç 2, katı gıdayla tanışma, bezden kurtulma, ilkokula başlama, diş çıkarma, yalnız uyuma, ödev yapma gibi… Zannediyorum hemen hepimiz üç aşağı beş yukarı benzer şeyler yaşıyoruz. İşte ergenlik dönemi de bunlardan biri.   Erkek çocukların ergenliğiyle kızların ergenlik Devam Linki