MAHALLEMİ GERİ İSTİYORUM

Nasıl bu kadar bölündük? Ben küçükken yaşadığım yer çok medeni bir yerdi. Türkiye’nin her yeri benim yaşadığım gibi bi yer değildi ama ben küçükken, 7-8 yaşlarımdayken, biz güzel insanlardık.   Üst katımızda Marco Amca ve Madam Lili yaşıyorlardı. Mahallemizde bir cenaze olduğunda cenaze evine şık giyinip gitmeyi, giderken mutlaka ev yapımı yiyecek götürmeyi tüm mahalleliye alıştırmıştı. Marco Amca öldüğünde, evinde önce kendi inançlarına göre sade bir buluşma düzenledi sonra anneme “tanıdık bir hoca varsa Yasin-i şerif okutmak istediğini” söyledi. Annem (şu an rahmetli olan) o zaman Eyüp Sultan’ın hocası olan Devam Linki

BİR OKUL SEZONU DAHA

Hepimize kolay gelsin Bir kısım öğrenci yeni eğitim dönemine bu hafta başladı bir kısım da haftaya Pazartesi başlıyor. Benim oğlum bu hafta başlayanlardan olduğu için geçen haftayı okul alışverişi, şeffaf kapla kitap kaplama, eksik tamamlama ve benzeri işlerle tamamladık. Mevzunun psikolojik boyutuyla da ilgilendik tabi. Üç ay tabak gibi tatil yapan çocukları yeniden okul fikrine alıştırmak gerekiyor.   Atahan: Tatil çok iyiydi anne yaaaa Ben: Ama balığım bak arkadaşlarını özlemişsindir, okulunu özlemişsindir, teneffüslerde futbol oynamayı özlemişsindir. Atahan: Offffff yaaaaaaaa Ben: Bak hem okul sezonuyla birlikte basketbol sezonu Devam Linki

KADIN KADINA GEZELİM

Ama anlaşabildiklerimizle Kadın kadına vakit geçirmek güzeldir değil mi? Yakın bir arkadaşınızla kocalar çocuklar olmadan, kafa dinlemek gibisi var mı? Fakat burada arkadaşınızın kim olduğu çok önemli.  Sizi dinlendiriyor mu yoksa yoruyor mu onu iyi ölçüp tartmak lazım.   Misal; ben bu tip “kadın kadına” gezmelerimi Ayşenil ile yapıyorum. Aynı kafada olduğumuzu söylemek mümkün olmasa da birlikte iyi vakit geçiriyoruz. Bu hafta sonu birlikte havuza gittik.   Bir dinlendim bir dinlendim sormayın…   Ayşenil: Gerçekten ve tüm içtenliğimle soruyorum. Bu yaşta BİKİNİ? Yani Bİ-Kİ-Nİ? Gerçekten… Devam Linki

BÖCEKLER VE İNSANLAR

 Hangisi daha zor? Börtü böcek olayıyla meselem var sevgili okur, bu net. Bir tatile gideriz millet kendini açık büfeye atar ben kaldığımız otelin balkonuna camına kendinden yapışkanlı sineklik asarım, millet denize havuza iner ben çamaşır sularıyla odayı kırklarım…   Doğayı seviyorum ancak haşereler benden uzak durduğu müddetçe…   Bu sebeple (kelimenin tam anlamıyla kayınvalidem bedava verdiği halde) villada oturmam söz konusu olamadı çünkü bir müddet denedik ve kocam “boşanırız mehtap” dedi ve vazgeçtik… Sürekli “camları kapayın, sineklikleri indirin, kapıları kapatın, perdeleri çekin, bişi Devam Linki

NEDEN ANLATAMIYORUM?

Çocuklarınızı paylaşmayın! Sevgili okur, sana yıllardır anlatmaya çalışıyorum. Yazılarımla, röportajlarla, haber dosyalarıyla, hem buradan hem de sosyal medyadan sana ulaşmaya çalışıyorum.   Olmuyor…   Bu kez basit bir şekilde, hiç “edebiyat” laf salatası yapmadan, maddeler halinde durumu anlatıcam.   Umarım artık anlaşılacak…   CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun soru önergesi üzerine Adalet Bakanlığı’nın verdiği listeye göre; 2011’de tam 40 bin çocuk taciz, tecavüz ve istismara uğradı. Çocuklara tecavüz, istismar ve tacizde birinci sırayı İstanbul, ikinci sırayı Ankara, üçüncü Devam Linki

YALNIZ UYANMAMAK

Uzun süreli ilişkiler Ara ara hepimizin önüne geliyor değil mi? Uzun süren ilişkilerin yıprandığına, tükendiğine, aşkı ve heyecanı bitirdiğine dair yazılar, anekdotlar, “özlü sözler”…   Doğru tarafları yok değil. Uzun süren ilişkilerde tarafların birbirine daha hesapsız konuşması ya da birbirlerini “cepte görmesi” işin içine girince elbette bazı şeyler değişiyor ama bu kötüye gidiyor demek mi? Bir şeylerin değişmesi baktığın açıyla ilgili olarak kötü veya değildir.   Rahat ol sevgili okur sana “bardağın ne kadarı dolu” muhabbeti yapmıycam ancak izin verirsen “uzun süreli ilişkilerle” Devam Linki