Mehtap Erel

Arşiv Yazıları

03 Aralık 2013
by mehtap erel
BU BEYİNDEN MEZE OLMAZ için yorumlar kapalı

BU BEYİNDEN MEZE OLMAZ

Ama sende de var bende de… Bazen bazı şeyleri üzerinde düşünmeden içgüdülerimizle yaparız değil mi sevgili okur? Bir olaya tanıklık ederken –özellikle acil durumlarda- fazla ölçüp biçmez, tamamen anlık reaksiyonlarla hareket ederiz.   Normal insanlarda durum böyle. Ben tabi süper kahraman olduğum için sürekli hislerim ve reaksiyonlarımla yaşıyorum. Bakıyorum, anlıyorum ve çözüyorum.   Çünkü süper kahramanlar böyle yaparlar…   Spor olsun diye bir süredir düzenli olarak yüzüyorum. Hep aynı saatte ve aynı kulvarda yüzmeye çalışıyorum çünkü alışkanlıklarım benim için önemli. Bazı günler aynı Devam Linki

19 Kasım 2013
by mehtap erel
“BLESSING BAG” NEDİR? için yorumlar kapalı

“BLESSING BAG” NEDİR?

Sevgili okur, bu hafta okuduğunda olmasa da uyguladığında gülümseyeceğin ve göz göre göre Pinterest’te sayfası olan bir Amerikalı anneden çaldığım çok tatlı bir fikirle karşındayım.   Yabancıların yeni yıl dönemlerinde ya da içlerinden geldiğinde uyguladığı “blessing bag” dedikleri bir uygulama var. Uygun fiyata tek tek paketli halde ıslak mediller, konserve yiyecekleri, gofret vesaire gibi ürünleri tek tek ağzı kilitli poşetlerde bir araya getirip yolda rastladıkları evsizlere dağıtıyorlar. Paketi alan muhtemelen; “bless you” diyor ve bu sebeple paketlerin adı “blessing bag”.   Ben bunu bir Devam Linki

12 Kasım 2013
by mehtap erel
TESETTÜR SÜRÜŞÜ için yorumlar kapalı

TESETTÜR SÜRÜŞÜ

Yanlış anlaşılacağım ama…   Yıllar içinde şunu öğrendim, ben ne dersem diyeyim senin benim yazdıklarımdan anlayacağın kendi kapasitenle doğru orantılı.   Aradan geçen yıllara rağmen, köşe yazısı yazdığım onca yayına rağmen hala “neden yazacağım değil yazıcam diyorsun” diyenler var mesela, hala “konuşma diliyle yazmak benim yöntemim” kısmını anlatamadım. Buradan yola çıkarak –girizgah yapacağım ama- bir işe yaramayacağını biliyorum.   Yine de;   Şimdi okuyacağınız yazının din, dil, ırk konusuyla ilgisi yok. Tamamen bir trafik sorunsalı okuyacaksınız. Kimsenin inancına, duruşuna, yaşam alanına, Devam Linki

05 Kasım 2013
by mehtap erel
HADİ KADIN OLALIM için yorumlar kapalı

HADİ KADIN OLALIM

Bence hakediyoruz.. Dönem dönem belli şeylere takıp –deli gibi- sonunu bulana dek o konuda her şeyi izleyip okuduğumu biliyorsun sevgili okur. Bir şeye taktım mı olayı öyle bir obsesyon haline getiriyorum ki her boş kaldığım fırsatta o konuyu takip ediyorum.   Bir zaman önce DIY denilen “kendin yap” hadisesine takmıştım. Evde konuyla ilgili internette ve amazon.com da ne varsa okuyup, izleyip sipariş verip evde boyamadığım dolap kapağı, kaplamadığım sandalye, yapışkanlamadığım kitaplık bırakmadım.   Yeni takıntım ise makyaj…   Konuyla ilgili ne varsa izliyorum, takip ediyorum, okuyorum, indiriyorum, sipariş veriyorum. Devam Linki

22 Ekim 2013
by mehtap erel
PRENSES SENSEN CADI BENİM için yorumlar kapalı

PRENSES SENSEN CADI BENİM

Bir kısım erkek annesinde bir tuhaflık olduğunun farkındayız değil mi? Böyle oğullarına aşırı bir düşkünlük, böyle bir takım dengesizlikler… Bu çıkarımı tamamen kendimden ve kayınvalidemden yola çıkarak yapıyorum elbette, yani tıbbi bir dayanağı yok. Öte yandan benim fikir fışkırtmam için bir dayanağa ihtiyaç duymadığımı eski okurlar zaten biliyorlar.. Yani sorun yok, yazıya geçelim…   Benim tahminim erkek bebeğe hamile kalan annelerde şöyle bir durum oluyor; erkek bebekteki testosteron annenin beynine giden damarlarda bir birikme yapıyor, bebeğin doğumuyla damar beyne pıhtı atıyor, çocuk doğuyor ama beyindeki bu Devam Linki

08 Ekim 2013
by mehtap erel
KENDİ ÖZEL GÜVENLİĞİM için yorumlar kapalı

KENDİ ÖZEL GÜVENLİĞİM

Oraya doğru gidiyoruz… En son pasaport yeniletme işlemlerim sırasında Büyükçekmece Polis Karakolunda yaşadıklarımdan sonra polisle mecbur kalmadıkça muhatap olmayı bıraktım. Bir keresinde bana ceza yazmaya çalışan bir polisi evlendirmeye karar verdiğim oldu (diğer yazı için tık tık). Sonrasında yine polisle aramdaki mesafeyi korumaya gayret ettim çünkü geçinemiyoruz. Evet geçinemiyoruz… Çünkü ben sabit fikirli onlar sabit fikirli olmuyor… Taraflardan birinin algıyı açması lazım ben maksimumda algıları açmışım ve haklıyım, karşımdaki tüm algıları sıkı sıkı kitlemiş… Nasıl anlaşabiliriz?   Yine de Devam Linki