BİZ BATMAN MİYİZ ARKADAŞ?

Bu haftaki yazı konumu bir miktar “kendini korumaya” ayırmak istedim. Bir süredir aklımda olan bir mevzuda sizinle fikrimi paylaşmak istiyorum. Ve biliyorum ki yine- özellikle belli bir kesimden- tepki doğacak çünkü BİİİZZZ HER ŞEEYYİİİ KENDİİMMİİİİZZZZZ YAPABİLİRRİİZZZ!!! Yav, evet, elbette yapabiliriz, bir şey demiyorum, sakin… Sadece kendi adıma (KENDİ ADIMA) ben Batman olmadığımın farkındayım. Olanlara saygım sonsuz, hatta bir ara arabalarıyla bir tur attırırlarsa da sevinirim ama ben değilim. Buradan yola çıkarak benim gibi “doğaüstü güçleri olmayan” diğer kadın arkadaşlara bir yazı yazmak istedim. Yılbaşından Devam Linki

O SENE ORADA NE YAŞANMIŞ?!?

Hiç gözlerini şaşkınlıkla açıp, “o sene orada ne yaşandı yahu?” diye sordun mu sevgili okur? Hiç başına geldi mi bu?   Konumuz insanın gelişiminde ailenin yeri ve inan bana bu yer okuldan daha önemli. Çünkü hani hep dedikleri gibi, hep ezbere bildiğimiz gibi, eğitim aileden başlıyor gerçekten.   Löp diye girelim mi yazıya?   Anasının, babasının başında durup ilgilenmediği çocuklara bakıyoruz. Ya da ailenin ilgilendiği ama yanlış ilgilendiği çocuklara… Daha doğrusu bu çocukların büyümüş hallerine…   Daha açık yazalım. Başına gelmiştir. Meşhur bir okuldan mezun, hani herkesin gıpta ile Devam Linki

GENÇLERİN SİGARA DÜŞKÜNLÜĞÜ

Merhaba sevgili okur. Bu haftaki yazı konusu “gençlik nereye gidiyor” temalı… Çünkü iyice yaşlı ve demode bir yazar olmak bunu gerektirir, o yüzden…   Evet, bu hafta yazacaklarımı okuyacak 20 yaşını doldurmamış tüm genç bireyler ve yaşının olgunluğuna varamamış geri kalan tüm yaşlı ve orta yaşlı bireyler beğenmeyecek. Neden? Çünkü klasik bir şeyden bahsedeceğim ve “modern insan/anne/kadın/feminik albinik” olmak bunlardan hicap duymamayı gerektirir…… Evet….   Benim zamanımda (sesli güldüm şunu yazarken) bilinç çok oturmadığından, bilgiye ulaşmak bu kadar kolay olmadığından, kanser rakamları Devam Linki

HELAYA GİDİYOR GİBİYİZ

Hayat çok zorlaştı sevgili okur, böyle olmaması gerekiyordu. Zaman geçtikçe, yaşam döndükçe hayat kolaylaşmalıydı. İleriye doğru gitmeliydik mesela, daha medeni, daha sakin, daha gelişmiş, daha insan olmalıydık. Onun yerine daha aksi, daha tahammülsüz, daha kaba, daha yoz olundu (ya da hiç gelişemedi) çoğu. Bir rahatlama gelmeliydi medeniyetle, yaşla, geçen yıllarla. Bazılarımıza geldi de çoğunluk sopa yutmuş ve içeride de hiç eritememiş gibi.   Daha önce de yazılarımda bahsetmiştim kendisinden, zamanlar önce. Larry David, adamım. Her şeyle dalga geçebilen, her şeyin şakasını yapabilen adam. Dinler üstü, hastalıklar üstü biri, Devam Linki

HER KADININ BİR OĞLU OLMALI

  Bu haftaki yazım anneler ve kızları hakkındaki özlü romantik yazılamalar esinlenmem üzerine çıktı sevgili okur. “Her annenin bir kızı olmalı” yazıları var ya… Ben de bir annenin kızı olduğumdan sanırım (böyle bir gerçek var evet) ve bir de kızkardeşim olduğundan ve onun da dünyalar şahanesi bir kızı o yazılar pek duygulandırıyor beni.   İşte buradan, tam da bu noktadan yazdım bu haftaki yazımı. Ben bir annenin kızı olmak nedir biliyorum ama bir kadının oğlu olması nasıl bir duygu bir miktar onu yazmak geldi içimden.   Öyle hissettim, bu aktı kalbimden,   ben de yazdım… ***   Her kadının bir oğlu Devam Linki

HERKESİN BİR VASİYETİ OLMALI

Vasiyetname yazma konusunda ne düşünüyorsun sevgili okur? Aklına tuhaf tuhaf şeyler gelen rahatsızlardan mısın? Yoksa hiç ölmeyeceğini düşünen rahatsızlardan mısın?  Her iki halin de çok “normal” olmadığını düşünen rahatsızlardanım ben. Öte yandan evet bir gün hepimiz toprak olucaz bundan kaçış yok. Açık konuşmak gerekirse “sanki yarın ölecekmişim gibi” ahiret için çalıştığım da yok. “Sonsuza kadar ölmeyecekmişim gibi” soyunup semerimi de yemiyorum bu dünyada… ‘Zorun ne ablacım?’ diyorsanız açıklayayım… Kafamda kurdum kurdum (her kadın gibi) ve… Eğer ben kocamdan önce ölürsem… (ki ben ruh Devam Linki