Mehtap Erel

Arşiv Yazıları

25 Eylül 2016
by mehtap erel
KISA KISA DÖRT KONU (ve üçüncü kitabım) için yorumlar kapalı

KISA KISA DÖRT KONU (ve üçüncü kitabım)

Gel bu hafta seninle kısa kısa, çeşitli pek çok şeyden bahsedelim sevili okur. Sana da bana da değişiklik olsun.   YENİ KİTABIM BİTTİ Öncelikle bu haftanın beni en çok heyecanlandıran haberi ile başlayalım. Nihayet 3. Kitabımı bitirdim. Başladığım ve hayvan gibi yoğun bir tempoda çalıştığımdan asıl işimi (yazarlık benim asıl işim)unuttuğum, yazamadığım, yarım bıraktığım, canım bitanem üçüncü kitabım bitti. Yitik Ülke Yayınları (hem beni hem de Yitik Ülke’yi twitter’dan takip edin) ile anlaştık. Bu senenin sonuna çıkmış olacağını umuyoruz. Bu kitabım ilk iki kitabımdan farklı olarak sadece diyaloglar üzerine Devam Linki

08 Eylül 2016
by mehtap erel
KIZ ANNESİ vs ERKEK ANNESİ (ne bitmez meseleymiş) için yorumlar kapalı

KIZ ANNESİ vs ERKEK ANNESİ (ne bitmez meseleymiş)

Gel bi konuşalım sevgili okur. Kafandaki tüm önyargıları, önceden kazanılmış refleksleri bir kenara koy ve beni bir insan olarak anlamaya çalış.   Hazır mısın?   Bizden önceki jenerasyonda -ve daha öncesinde elbette-  kız çocuk sahibi olmak çok makbul bir şey değilmiş gibi olmuş hep. Kız evlat sahibi olanların birbirlerini “işte yaşlılığımızda bize bakar” veya “kız evlat ölene kadar” falan diye teselli ettiği, özellikle kocanın akrabaları tarafından da “oğlan doğuramadın” falan diye ötelendiği bir sistem varmış. Bu sadece bizim kültürümüzde olan bir şey değil tabi. Başka kültürlerde de kız bebeği doğar Devam Linki

22 Haziran 2016
by mehtap erel
HAYVAN SEVEYİM DERKEN için yorumlar kapalı

HAYVAN SEVEYİM DERKEN

Hayvanlarla aran nasıldır sevgili okur? Ben kendi adıma bir hayvansever olduğumu söyleyebilirim. Elbette tüüüm hayvanlarla değil, kurbağadan, çekirgeden acayip huylanırım, böceklerden hazetmem falan, fare görsem çığlık atabilirim pek çok kadın gibi ama hani yabancıların “pet” dediği, hani alıp beslenebilirliği olanları pek severim.   Destek olmaya çalıştığım, maddi manevi yardımcı olduğum çeşitli hayvan barınakları var. Bundan hariç sokakta gördüğüm kedi, köpekleri de severim, karınlarını doyurmaya çalışırım… Yakın çevrem tarafından özellikle kediler ve köpeklerle iyi geçindiğim de bilinir.   Bu bağlamda Devam Linki

09 Haziran 2016
by mehtap erel
BÜYÜDÜKÇE UZAKLAŞIYOR MU? için yorumlar kapalı

BÜYÜDÜKÇE UZAKLAŞIYOR MU?

Bazen çocuklarımız sordukları sorularla bizi afallatıyorlar değil mi sevgili okur? Hani böyle “ben nereden geldim” ya da “anne penis ne demek?” gibi sorulardan bahsetmiyorum… Yaşları büyüyüp daha derinliği olan sorular sormaya başlıyorlar ya hani…   Geçenlerde oğlum ve annemle birlikte sohbet ediyorlarmış ve annem ona benim çocukluğumdan bahsediyormuş. Öğrenciliğimden, sınav dönemlerinden bahsederken tabi durum Atahan’ın hayli ilgisini çekmiş olmalı ki… Aradan birkaç gün geçtikten sonra bana mevzuyu açtı (nefret ediyor yazılarımda ondan bahsetmemden ama bunu anlatmak istedim):   Atahan: Sen baya böyle bir tempo Devam Linki

05 Haziran 2016
by mehtap erel
SIRTLANLAR VE BİZ için yorumlar kapalı

SIRTLANLAR VE BİZ

Sana zaman zaman kendi hayat tecrübelerimden (bayılıyorum böyle altmış yaşındaymışım gibi yazmaya) bahsettiğimi biliyorsun sevgili okur. Bunun iki sebebi var. Bir; kendimden bahsetmeyi seviyorum (burası nettir zaten sanırım). İki; aranızda yaşça bizden genç okura da gelecekten seslenip önlem almasını sağlamak istiyorum. Her ne kadar insan denen canlı kendi tecrübelerini yaratarak öğrenmeyi seviyorsa da … Zaman zaman birbirimize “kafanı duvara vurursan kafan acır” dememiz lazım değil mi? Ha, dinlemeyip kafasını gidip duvara vuranlar olacaktır… Onlar kafayı yararak öğrenecek.  Bizim işimiz dinleyenlerle…   Bundan yıllar Devam Linki

27 Mart 2016
by mehtap erel
NE SAATMİŞ BE KARDEŞİM için yorumlar kapalı

NE SAATMİŞ BE KARDEŞİM

Hadi biraz değişik bir şeylerden bahsedelim, kafamız dağılsın sevgili okur.   Önümüz yaz, malum hem sağlıklı yaşamak hem -göreceli olarak- iyi görünmek (en azından kötü görünmemek) kadın erkek hepimiz için önemli. Bazıları için değil. Bazılarımız (neden bilmiyorum) zeka ve iyi görünümlü olmayı bir arada olamaz sanıyor. Var ya hani öyle tipler; “çok kitap okuyorum ben, çok zen, çok yoga o bakımdan manikür yapmıyorum, saçlarımı boyamıyorum”. “Çok derinim o bakımdan 110 kilo, biraz sığ olsam anında 60 oysaki ama derinim”. Öyle değil bu işler. Hem elma yiyip hem kitap okumak mümkün bence… Bu sebeple, kendisiyle Devam Linki