Mehtap Erel

Arşiv Yazıları

cropped-cropped-lonely-tree-beautiful-sunshine-wide-e1527168087491.jpg

20 Mayıs 2018
by mehtap erel
BU NEYİN AŞAĞILIK KOMPLEKSİ? için yorumlar kapalı

BU NEYİN AŞAĞILIK KOMPLEKSİ?

Merhaba sevgili okur, ben geldim Müsaitsen eğer, sana bu hafta ülkede hızla artan öküzlük üzerine bir yazı kaleme almak istiyorum. Hadi başlayalım.   Neden birbirimizin üstüne üstüne yürüyoruz? Bunu arabayla yıllardır yapıyoruz, herkes karşısındakinin yol vermesini bekliyor, kimse arabasında fren mekanizması varmış gibi davranmıyor, kimse yavaşlamıyor falan da yürürken de kamyonla gezer gibi gezmek neden? Bir süredir, hatta uzunca bir süredir, kendimi kocaman kocaman, kıllı kıllı adamlara yol verirken buluyorum. Misal, dar bir kaldırımda yan yana geçeceksek, bir kapıdan geçeceksek falan. Bakıyorum adam ezip geçecek ben kenara çekiliyorum. Devam Linki

13 Mayıs 2018
by mehtap erel
NE YEDİRİYORLAR BUNLAR BİZE? için yorumlar kapalı

NE YEDİRİYORLAR BUNLAR BİZE?

Sevgili okur bu hafta seninle bazılarımız için kanayan yara bir husustan bahsedelim mi? Sokak lezzetleri ve ödem hususu. Hadi kısaca bu yeni usul beslenme alışkanlıklarımıza ve eski usulün bize ettiklerine bir değinelim.   Yeme alışkanlıklarımı(zı) tamamen değiştirip, daha sağlıklı bir beslenme modeline geçeli zannediyorum 6 yıl kadar oldu, olacak. Bu süre zarfında hem biz psikolojik olarak hem de vücudumuz başka bir beslenme alışkanlığına geçtik, alıştık. Uzun süre belli bir şeyi yaptığınızda o sizin normalinize dönüşüyor. Normaliniz o oluyor. Gluten almamak, laktoz almamak, daha protein sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek, şeker Devam Linki

06 Mayıs 2018
by mehtap erel
MAKSİM’DEN LEĞENE NE ARA GELDİK? için yorumlar kapalı

MAKSİM’DEN LEĞENE NE ARA GELDİK?

Bu haftaki yazı konumuz aynı ülkeyi ya da kimliği paylaştığımız ama bazen aynı dünyayı paylaşamadığımız kişiler ve durumlara dair sevgili okur. Umarım gereksiz duyar kasıp buradan da bir “sosyal medya linçi” malzemesi çıkarmazsın. Çıkarırsan da ne ilk ne son olacak, yapabileceğim bir şey yok… Berlin’e gezmeye gittiğimizde, şehirde bir noktadan diğer noktaya ulaşım için, gittiğimiz her yerde yaptığımız gibi metro, otobüs, tramvay kullanıyoruz, burada da otobüse bindik. Biraz trafik var, gidiyoruz duruyoruz falan… Berlin’in meydanına yakın bir yerlere gelmiştik ki otobüsteki tüm Almanlar sözleşmiş gibi başlarını Devam Linki

22 Nisan 2018
by mehtap erel
BİR FUAR VE TÜM ANILAR için yorumlar kapalı

BİR FUAR VE TÜM ANILAR

Çok tatlı, çok keyifli, çok neşeli bir fuarı daha geride bıraktık sevgili okur. Yıllar yıllar sonra tekrar İzmir’li okurlarla bir araya gelebildik. Çok da iyi ettik bence (Bu yazı biraz uzun ne olur sıkın dişinizi, benim için önemli bir duyguyu paylaşmaya çalışıcam sizinle).   Biliyorsunuz ben normalde İstanbul dışındaki fuarlara çok katılamıyorum. Hatta İstanbul’daki fuarların da hepsine katılamıyorum. Hatta hem yayıncımız hem diğer yazar arkadaşlarım da şahittir ki katıldığı fuara da çok limitli katılabilen yazarlardan biriyim. Tüm gün kalamıyorum, her gün gidemiyorum. Çünkü -burada size özel hayatımı dökmeyeceğim Devam Linki

08 Nisan 2018
by mehtap erel
ÇOK ŞÜKÜR YİNE BAHAR için yorumlar kapalı

ÇOK ŞÜKÜR YİNE BAHAR

Yaz geliyor ve bu hususta ne yapıyorsun sevgili okur? Homini homini yemiyorsun dimi? Kişi, kendinden bilirmiş, evet ben bu ara bir iştah bir iştah, perişanım ama gel gör ki dikkat etmeye çalışıyorum yine de bir şekilde. Hadi yaza girerken seninle bir planlar silsilesi yapalım ne dersin?   Önce beslenmemizi şekle sokalım. Kilo almamıza sebep olan şeyleri mümkünse keselim,  kesemiyorsak azaltalım. Kendimize bir kural koyalım. Yaktığımızdan fazlasını yemeyeceğiz. Bu kadar basit. Muhakkak hareket edelim. Hoşlandığımız şey her neyse, yürüyüş, yoga, pilates veya her ne seviyorsanız o… Fark etmez, yeter ki hareket edelim. Ölü derilerden Devam Linki

01 Nisan 2018
by mehtap erel
SATIN ALINAMAYACAK DEĞERLER için yorumlar kapalı

SATIN ALINAMAYACAK DEĞERLER

Sana bu hafta, yine zaman zaman bahsettiğim ve çok önemsediğim bir konudan bahsetmek istiyorum tekrar sevgili okur. Çocuklarımıza değer yargılarını kazandırmak üzerine bu yazı. Ve inan bana konu çok mühim. Zannediyorum bir köşe yazımda yazmıştım. Meşhur bir cep telefonu markasının yine meşhur bir saati çıkmıştı. Gençler bir merak peşinde bu “akıllı saatin” matah bir şey gibi. Biz böyle şeylere kıymet vermediğimiz için çok umurumuzda değil falan ama o ara arkadaşlar arası nasıl muhabbeti döndüyse oğlum saati istedi. Saatten öyle bir bahsediliyor ki sanki saat değil zamanı satın alıyorsun. Saati takıyorsun ve herkesin günü 24 saat Devam Linki