Mehtap Erel

Arşiv Yazıları

29 Ekim 2017
by mehtap erel
SOKAK HAYVANLARI VE VAHŞİ İNSANLAR için yorumlar kapalı

SOKAK HAYVANLARI VE VAHŞİ İNSANLAR

Ben hayvan sevmeyen insan diye bir şey anlamıyorum, kafam almıyor sevgili okur. Senin kafan alıyor mu? Öyle yılan çiyan falan da demiyorum ki onların da seveni besleyeni var, kedi, köpek, kuş sevmeyen kitle neyin kafasını yaşıyor tam olarak?   Mesela insan neden kedi sevmez? Ne sebebi olabilir? Ya da köpek? Bunu anlayabilen var mı?  Benim dünyamda böyle bir duygunun karşılığı yok, böyle bir şey duyduğumda benden geri sekiyor çünkü asla empati yapamıyorum. An-la-ya-mı-yo-rum! Bak, korkmaktan bahsetmiyorum, o başka bir durum, SEVMEMEK nedir? Nasıl sevemeyebilirsin?   Peki, başkasının sevmesine mani olmaya çalışmak? “Ben sevmiyorum sen de Devam Linki

22 Ekim 2017
by mehtap erel
GENÇLERİN SİGARA DÜŞKÜNLÜĞÜ için yorumlar kapalı

GENÇLERİN SİGARA DÜŞKÜNLÜĞÜ

Merhaba sevgili okur. Bu haftaki yazı konusu “gençlik nereye gidiyor” temalı… Çünkü iyice yaşlı ve demode bir yazar olmak bunu gerektirir, o yüzden…   Evet, bu hafta yazacaklarımı okuyacak 20 yaşını doldurmamış tüm genç bireyler ve yaşının olgunluğuna varamamış geri kalan tüm yaşlı ve orta yaşlı bireyler beğenmeyecek. Neden? Çünkü klasik bir şeyden bahsedeceğim ve “modern insan/anne/kadın/feminik albinik” olmak bunlardan hicap duymamayı gerektirir…… Evet….   Benim zamanımda (sesli güldüm şunu yazarken) bilinç çok oturmadığından, bilgiye ulaşmak bu kadar kolay olmadığından, kanser rakamları Devam Linki

15 Ekim 2017
by mehtap erel
SOSYOLOJİ GİBİ MAGAZİN için yorumlar kapalı

SOSYOLOJİ GİBİ MAGAZİN

Hadi biraz “magazin” yapalım mı? Adı magazin ama bildiğin sosyoloji … Cidden “Adamlar bazen aldatacak mecburen” Hülya Avşar Aşkım Kapışmak’a “erkek arada sırada aldatmak zorunda” minvalinde şeyler söylemiş. Ben fazla televizyon seğretmediğimden (sadece spor esnasında) sadece sosyal medyada paylaşılan kısa klibi gördüm. Konuşmanın başı sonu ne bilmiyorum. İzlediğim kadarıyla yapacağım değerlendirme şu olacak. Seren, Gülben, Yeşim falan derken… Tüp mide ameliyatlı şarkıcılar, anoreksiyadan bayılanlar, aldatırken yakalananlar derken, Acun’un düğünü Şeyma’nın yeni sözleşmesi, Bülent Ersoy’un programı, Demet Devam Linki

09 Ekim 2017
by mehtap erel
KIZLI ERKEKLİ için yorumlar kapalı

KIZLI ERKEKLİ

Merhaba sevgili okur, bu hafta sana tamamen varsayımlardan, öngörülerden, ne bileyim işte sağda solda gördüklerimden yola çıkarak bir yazı yazmak istedim. Konunun benimle, bizimle ilgisi yok peşin peşin söyleyeyim. Böyle bir “diskıleymır” yapmış olayım yani baştan da sonra başımız ağrımasın…   Yeni nesil kızlı erkekli arkadaşlıklar hakkında ne düşünüyorsun sevgili okur? Biz şöyle düşünüyoruz çocukların-gençlerin kızlı erkekli dolaşmasından, takılmasından birbirleriyle arkadaşlık etmesinden daha doğal bir şey olamaz. İlla flört etmeleri birbirlerine duygusal bir takım şeyler hissetmeleri falan gerekmiyor yani. Bir Devam Linki

01 Ekim 2017
by mehtap erel
KISA KISA KONULAR VE KEDİ ÖYKÜLERİ için yorumlar kapalı

KISA KISA KONULAR VE KEDİ ÖYKÜLERİ

Hadi bu hafta yine kısa kısa yapalım seninle sevgili okur, ne dersin? Kısa kısa birkaç mevzudan bir arada bahsedelim. Ne sen sıkıl ne de ben.   Sınavdı, şuydu, buydu koy kenara. Çok acayip bir genç kitle yetişiyor. Tatminsiz, sürekli alkış bekleyen, çok hızlı demoralize olan ve sorunları aileye çözdürmeye alışmış, biraz tembel bir kitle. Bunu hem eğitim sistemi hem Mc Donald’s gibi pırt pırt pırtlayan zincir “kolej”ler hem de aileler yapıyor ne yazık ki.   Ders çalışmayı bilmeyen bir öğrenci kitlesi düşün sevgili okur. Lise seviyesine gelmiş, tek bildiği test çözmek. Ders çalışmayı, not tutmayı, öğrenmeyi bilmiyor. Devam Linki

23 Eylül 2017
by mehtap erel
“TEOG’CULAR” BURAYA! için yorumlar kapalı

“TEOG’CULAR” BURAYA!

  Sevgili okur, sana yeni dönem “TEOG’suzluk” hakkında bir şeyler, öneriler falan yazmak istiyorum ama her şey tamamen kesinlik ve netlik içinde değil, anladığımız kadarıyla üzerinde çalışmalar devam ediyor, belli hatlar ortaya çıkmış durumda elbette ve ortaya çıkan kadarını da neresinden tutsam elimde kalıyor açıkçası. Konunun tartışma boyutunu olayın uzmanlarına (ki burada kastettiğim tarafsız eğitimciler) bırakmak en sağlıklısı olacak. Bu işin nasıl çözüleceğini ne olması gerektiğini en doğru şekilde eğitimciler analiz edip söyleyebilirler. Bunun dışında elbette hepimizin bir fikri var.   Benim fikirlerim Devam Linki