Mehtap Erel

Arşiv Yazıları

MAGAZİN GÜNDEMİ

Canım istedi yorumladım…

Bu Pazartesi sizlerle “haftanın gelişen olaylarını şöööle bir gözlemleyelim mi” sevgili okur. Çünkü düşündüm taşındım ve anladım ki, Gazeteciler beni arayıp “Seren Serengil’in twitterdan diyet reçetesi paylaşmasına ne diyorsunuz?” gibi bir yaklaşımı varsa, Türk halkı benim magazin yorumlarıma ihtiyaç duymakta ve ciddi “yoksunluk sendromu” yaşamakta…. Ya da sektörde birileri beni beslenme uzmanı falan zannediyor… Sanmam…

O halde sağa sola beyanat vereceğime düşündüm ki benim kendi köşem “değerli magazinsel analizlerimi” paylaşmam için kafi… Madem özlediniz buyurun bakalım;

 

ZEHRA ÇİLİNGİROĞLU’NUN ESKİ ERKEK ARKADAŞININ YENİ KIZ ARKADAŞINI GÖRDÜĞÜ YERDE BAŞINDAN AŞAĞIYA BİR DEMLİK ÇAY DÖKMESİ HUSUSU:

Zehra ile ilgili daha önce de bir mağazada bir kızı itip kaktığına dair haberler yapılmıştı sonra yalanlanmıştı. Şimdi de aynı olabilirdi yalnız güvenlik kameraları durumu çekmiş ve bu da internette var… Yani yalanlamak zor… Ki yalanlanmasına gerek de yok, kızmış demek ki tepkisini koymuş ortaya ne var bunda? Ben daha önceki haberde de Zehra’nın babasının Karadenizli olduğunu ve Zehra’ya geçen Laz genlerinin (kendimden biliyorum) bu kabil hadiselere sebebiyet verebileceğini buna bir de ergenlik eklendi mi Zehra’nın çıkışlarının herhangi bir lise de kız ve erkek çocuklarının yaşadıklarından hiç de farklı olmadığını söylemiştim. Hala böyle düşünüyorum ve bu konularda haber yaparken ya da gelen videoların üzerine “üüff habere bak” diye atlarken karşımızda 15 yaşında bir kız çocuğu olduğunu ve hatırlamamız gerektiğinin altını çiziyorum. Ayrıca Zehra emsallerine göre çok daha mazbut bir hayat yaşıyor, sadece hızlı sinirleniyor o kadar. Ayrıca Zehra adına (her ne kadar annesi beni sevmese de) şunu da söylemek isterim; her şey normalmiş, harikaymış, kız çok iyi arkadaşıymış, oğlanla çok arkadaş ayrılmışlar da Zehra birden fıttırıp kıza çay mı dökmüş? O işler öyle olmuyor biliyoruz değil mi? Belki kız Zehra’nın çok iyi kız arkadaşıydı ve erkek arkadaşıyla arasını bozdu ya da dedikodusunu yaptı falan… Kim bilir ne yaptılar da o çocuk o çayı döktü. Benim kızım yapsa “hak etmese yapmazdı” der keser atardım. Olur öyle gençlikte. Zehra’da takmasın bu haberlere kafayı, ailesi de…

 

EROL KÖSE; “HÜLYA AVŞAR VE SADETTİN SARAN AYRILDI ÇÜNKÜ SADETTİN SARAN EVDEKİ BAZI GİZLİ KAMERALARDAN HÜLYA AVŞAR’IN EVE BÜYÜ YERLEŞTİRDİĞİNİ GÖRDÜ”.

Erol Köse böyle enteresan bir açıklama yaptı (bu hafta sonu Hürriyet gazetesinde Hakan Gence’ye verdiği röportajda) ve bunu daha önce de dile getirdiğini söyledi. Erol Köse ile ilgili ilginç durum genelde (genelde) söyledikleri doğru çıkıyor. Tam bir şey diyor ve sen “yok artık!” diyorsun ve bir zaman sonra bir bakıyorsun öyleymiş. Bu fena ama şu da var, şimdi elimizi vicdanımıza koyalım, samimiyetle söyleyelim… Hülya Avşar’dan bahsediyoruz…. Hülya Avşar… Ben hiçbir erkeği (ya da kadını) elde etmek istediği anda fala büyüye ihtiyaç duyacağını düşünmüyorum.

 

SUVIVOR’IN YENİ SEZONU BAŞLADI, ÜNLÜLERLE ÜNSÜZLER ADAYA AYAK BASTI.

Ben geçen hafta ünsüzlerin tanıtımlarını gördüm ve şunu düşündüm; “tanıtım çekimleri yapılırken bu insanlara böyle poz vermeleri, durmaları ve garip sözler sarf etmeleri mi öneriliyor yoksa cidden tuhaf insanlar bir araya mı gelmişler?” Çünkü “hayatta kalma” değil antipati yarışı olsa hepsi (sadece tanıtımlara dayanarak söylüyorum) kafadan birinciler. Çok iticiydi, gözüm gönlüm rahatsız oldu…

 

BÜLENT ERSOY SAHNE ALDIĞI MEKANDA ŞARKI ARASI DİNLEYENLERİYLE ŞAKALAŞIRKEN; “ARAP KADINLAR GÜZELDİR, BEN DE GÜZELİM, ARAPLAR BENİ SEVER, LEZZETİMİ BİLİRLER” DEYİNCE…

Durdum, düşündüm, “ses lezzetini” kastediyor olmalı dedim ama hatırladım sesin lezzeti değil rengi oluyordu. Ama Arap dünyasında rengi değil lezzeti oluyor olabilir, mümkün… Buna inanmak istiyorum ben… Yani sesini kastettiğine… Çünkü benim güçlü bir hayal gücüm var, okuduğum duyduğum mutlaka gözümde canlanır, başka türlü bir şey düşünmek istemiyorum… Korkuyorum…

 

ESRA EROL İLE EVLEN BENİMLE veya ESRA EROL’DA EVLENDİR BENİ ya da ESRA EROL’DA EVLEN BENİMLE

Programın adını tam çıkartamadım ancak bu yılki en iyi gündüz programı ödülü aldığını öğrendim. Hiç şaşırmadım, ben de birkaç kere denk geldim ve cidden gözümü ayırmadan baktım, kitlendim. İnanılmaz eğlenceli bir iş ve kesinlikle sunucusu ben olmak isterdim. Çünkü eminim çok geyik yapardım, eğlenirdim, şaka şamata gırla giderdi… Esra işini ciddiye alıyor ve ciddi ciddi yapıyor ve ben bundan dolayı kendisini (cidden) kutluyorum, kendisini, gerçekten kıskandığımı buradan açıklamak istiyorum. Kesinlikle çok eğlenceli, deli bir iş yapıyor. Bu arada hem sosyal medyada hem bazı magazin sayfalarında hafif bıyık altı gülen hor gören yorumlar okudum bu ödülle ilgili ve bir mana veremedim. Gündüz programlarını düşünecek olursak ya yemek programları ya el işi programları ya da evlilik programları bu ödülü alacak neyi hor görüyorlar? Siyaset meydanı öğlen 14:00 de gösteriliyor da oyları Esra mı alıyor? Melek Abla alabilirdi o değişik bir şeyler yapıyor aslında bir de ben Melek Ablayı sevdiğim için bütün ödülleri o alsın istiyorum ama bu hususta beni sallayan yok ne yazık ki…

 

SEREN SERENGİL’İN TWİTTERDA DİYET REÇETESİ PAYLAŞMASI

Hepimiz bulduğumuz diyet reçetesini arkadaşlarımızla paylaşıyoruz itiraf edelim. Uzmanlar kızıyorlar çünkü beslenme (kilo almaya ya da vermeye çalışıyorsak) kişiye özel hazırlanmalı. Haklılar… O zaman diyet kitapları da tehlike arz ediyor. Çünkü ben ne bileyim benim vücudum Karatay diyetine nasıl tepki verecek, Dukan diyeti beni ne edecek? Hal bu ise kimsenin (uzman ya da değil) diyet listesi yayınlamaması lazım. Bir beslenme uygulamış, zayıflamış, arkadaşlarıyla paylaşıyor, bedavadan da milleti zayıflatıyorsa Allah razı olsun.  Sonuçta bir sürü insan Seren’in gittiği uzmana gidecek parayı denkleştiremeyeceğine göre… Kız bedavadan yayınlıyor işte… Ayrıca (baktım listeye) “yumurta ye, peynir ye, ıvır zıvırı kes” dedi diye kimse ölmez, herkes sakin olsun…

 

Bu arada bahar geliyor diye mi yaş 40’a geliyor diye mi bilmem… Yorumlarım yumuşamış mı ne?

 

Hayırdır işallah…

Comments are closed.