Mehtap Erel

Arşiv Yazıları

HAYVAN SEVEYİM DERKEN

Hayvanlarla aran nasıldır sevgili okur? Ben kendi adıma bir hayvansever olduğumu söyleyebilirim. Elbette tüüüm hayvanlarla değil, kurbağadan, çekirgeden acayip huylanırım, böceklerden hazetmem falan, fare görsem çığlık atabilirim pek çok kadın gibi ama hani yabancıların “pet” dediği, hani alıp beslenebilirliği olanları pek severim.

 

Destek olmaya çalıştığım, maddi manevi yardımcı olduğum çeşitli hayvan barınakları var. Bundan hariç sokakta gördüğüm kedi, köpekleri de severim, karınlarını doyurmaya çalışırım… Yakın çevrem tarafından özellikle kediler ve köpeklerle iyi geçindiğim de bilinir.

 

Bu bağlamda kayınpederim aradı ve yavru kedi bulduğunu söyledi.” İstersen sizin o tarafa getireyim” dedi. Bunu demesindeki sebep bizim sitedeki hemen herkesin hayvansever olması ve sokak hayvanlarına bakması. Özellikle bizim adada yavru kedi olursa herkes besler, herkes sever, herkes kollar. Kayınpederim de bunu bildiğinden sokakta bulduğu yavru kediyi başına bir hal gelmesin diye bırakamamış, beni aramış.

 

-Olur baba. İstersen önce bize getir, ben evdeyim, bir bakayım durumuna, veterinere götüreyim, sonra aşağıya bırakırız.

-Tamam öyle yapalım.

 

Benim kayınpederim çok tatlı insandır. Çok dinçtir mesela, maşallah hiç yaşını göstermez. Aksidir, huysuzdur ama çok dürüst adamdır. Kimya mühendisidir. İngiltere’de master yapmıştır (bakın o dönemde, o yaşta). Görmüş, geçirmiş, kaliteli ama değişik insandır. Değişiktir cidden.  Bana tuhaf gelen şeyler ona tuhaf gelmeyebilir bazen.

Nitekim yine böyle oldu. Kayınpederim zile bastı kapıyı açtım ve elinde … Nasıl tarif etsem… Böyle dikdörtgen ama derin bir kutu… Büyükçe bir flat tv kutusu gibi bir kutu ile karşımda duruyor. Bir mana veremedim tabi… Kutu dar çünkü…

 

Ben: Baba? Kedi nerde?

Kayınpeder: Burada

Ben: ??? Nasıl yani

Kayınpeder: Bişi bulamadım, bunu buldum buna koydum arabayla gelene kadar

 

Hani bi şok olursun ya sevgili okur. Kafan almaz hani… Kutuyu aldım elinden kedicik kutunun dibinden yukarı bakıyor ama kendi net görünmüyor gözleri parlıyor daha çok… Yani o kadar saçma ki…

Ben: Baba ne yaptın? Bu çok dar!

Kayınpeder: Ya napim! Bişi bulamadım başka

 

Kutuyu yan yatırmamla kedi kutudan fırladı ama kedi kedilikten çıkmış tabi! Kedinin içine şeytan kaçmış artık.

 

Sevgili okur, kedi artık nasıl bir travma yaşadıysa evin içinde çılgınlar gibi koşmaya başladı, kendini ordan oraya çarpıyor bu arada “maaaaaavvvvvv” diye bağırıyor… Ben hayretler içindeyim bu esnada duruma en ufak şaşma belirtisi vermeyen kayınpederim ise “hadi kolay gelsin sana” deyip bizim kapıyı çekip, kapatıp gitti.

 

Feci sıyırmış bir kedi ve ben evde kalakaldık. Kenara bir yere sulandırılmış süt ve daima hazır tuttuğum kedi mamalarından koydum. Hayvancığı kendi halinde bıraktım kendi sakinleşsin gelsin diye. Bu arada bir saat oldu, iki saat oldu, kedi nerde bilmiyorum, evin içinde bir yere girdi çıkmıyor.

 

Evin içinde “pispispis” diye dolanıyorum ama tık yok falan… Derken mutfak balkonundan bir ses geldi… Sevgili okur sahne şu; hani su damacanası olur ya, yedek suyu kenara koyarsın. Heh işte kedi kendini bidonla duvar arasına, amuda kalkmış şekilde, tepe taklak, sokmuş öyle duruyor. O kadar saçma ki… Normal değil yani…

 

Ben böyle “pispispis gel bakalım, gel bitanem” falan derken hayvan ordan fırladı, bizim balkondaki ufak buzdolabına çıkıp ordan üstüme doğru salto yapıp –bak çok ciddiyim- kendini bana çarpıp, kendini benden sektirip mutfağa uçtu. Bağırarak uçtu resmen!

 

Bu aşamada ben kediden korktum artık.

 

Ve ne zaman evde bir şeyler yolunda gitmese yaptığım şeyi yaptım, Yakup’u (güvenlik) çağırdım.

 

Neyse Yakup kediyi evden çıkardı falan ama hakikaten kedi kedilikten çoktan çıkmış ve bildiğin Kurtadam gibi, Dracula gibi bişi olmuştu. Allah sokakta bu kediyle yolu kesişecek zavallı her canlıya yardım etsindi.

 

Akşam kayınpederim aradı.

 

Kayınpeder: Ne yaptın kediyi?

Ben: Baba o kedi miydi cidden? Kedi değildi sanki?

Kayınpeder: Niye ki?

Ben: Ben hayatımda ilk kez kediden korktum yav. Hayvan kafayı yemişti. Bi daha öyle dar kutulara kedi koymayın, hayvancık sıyırmış.

Kayınpeder: Yok ya ne alakası var. Belki eve gelir gelmez hemen kediyi çıkardık diye siniri bozulmuştur. Belki size getirdikten sonra biraz daha kutuda tutsak daha sakin çıkardı.

Ben:…… Baba dalga mı geçiyosunuz?

Kayınpeder: Niye ki?

 

Ben bu Erel ailesinin genel olarak bir değişik, bir tuhaf olduklarının zaten farkındayım. Allahtan benimle araları iyi çünkü misal benden hazetmeseler bana ne yaparlar gerçekten kestiremiyorum. Misal kayınpeder üstüme benzin döküp “baba ne yaptın ya?” diye sorsam “Niye ki?” falan diyebilir… çok emin değilim şu an.

 

Sözün özü; hayvanları sevin. Soğuklarda yuva, mama bulmalarına sıcaklarda su bulmalarına yardım edin. Bir de dar yerlere tepmeyin hayvanları… İyi olmuyor.

Comments are closed.