Mehtap Erel

Arşiv Yazıları

HADİ SÜSLENELİM

 Anneysek kadın değil miyiz?

 

Bu hafta süslenip püslenme üzerine bir yazı paylaşmak istedim çünkü bir ara “kendin yap” projeleriyle bozup evin her tarafını boyayıp kaplıyordum şimdi kendimi boyayıp kaplıyorum.

 

Makyaj yapmayı oldum bittim sevmişimdir ancak yüzümdeki makyajı en fazla 1 saat sonra silmek gibi bir durumum vardı. Anladım ki bunun sebebi genel olarak suratımda çok ağır malzemeler kullanılması. Anladım ki doğru ürünü kullanırsak silmek istemiyorum çünkü suratımda “makyaj var” hissi olmuyor. Doğru ürünü de (anacım) siz deneyerek kendi cildinizde bıraktığı hissiyata göre bulabiliyorsunuz. Karşınızda ne kadar uzman kişi olursa olsun, o uzman size cilt tonunuza en uygun fondoten ya da pudrayı verip bunu nasıl ve hangi fırçalarla uygulamanız gerektiğini öğretiyor ancak o ürünün suratınızda nasıl hissettirdiği sizle cildiniz arasında bir durum.

 

Burdan çıkan sonuç şu; isterseniz suratınızda bir ton ürün olsun, dışardan bakıldığında “çok fazla bir makyaj” yok görüntüsü verecek ve sizde “hiç makyaj yok” duygusu bırakacak.

 

Bunun için manyak paralar harcamak da gerekmeyebiliyor çoğu zaman.

 

Mesela ben tonlarca çeşit fondoten kullandım. Bir kısmını hala elimde tutuyorum, bir kısmını o günkü programa göre kullanıyorum, bir kısmını aldım ama eşe dosta dağıttım çünkü hiç kullanamadım.

 

Elimde kalan fondotenler bunlar;

 

Bunların hepsi iyi ürünler. Benim cildim (sanırım ilerleyen yaş yüzünden) çok kurudu. Artık pudra kullanamıyorum çünkü hem kırışıklarımın içine giriyor hem de yüzüm çizgi çizgi kupkuru görünüyor ve tüm gün suratımda gergin bir his oluşuyor. Dolayısıyla yüzümde bir renk tamamlama yapabilmek için fondoten kullanmaya başlamak zorunda kaldım ki hiç sevmem. Çünkü alnım parlıyor (kurtarılmış son nokta).

 

Buna göre; MAC fondotenler bana biraz ağır geldi. MAC’in face and body’si muhteşem bir ürün ama çok parlıyor ve hare hare olmadan (çok ince olduğu için) dağıtabilmek ayrı bir zaman ve uzmanlık konusu. O gün özel bir işiniz, röportajınız, çekiminiz varsa MAC Studio Finish veya Make Up Forever HD olabilir ancak inanın işiniz biter bitmez (ne kadar pürüzsüz görünürseniz görünün) makyajı silip suratı rahatlatmak isteyeceksiniz.

 

Makeup Forever Mat Velvet (üst,en sol,ön) benim gibi çoğunlukla kuru ciltli kimselerde çok hafif duruyor, yılbaşı ağacı gibi parlamıyorsunuz, hiç fena değil.

Fakat bunu denediniz mi hiç?  (üstte) Bourjois Healthy Mix fondotenler gerçekten diğerlerinin beşte biri gibi bir rakama satılıyor. Bazı Boyner’lerde bazı Watsons’larda ve Gratis’lerde var. Bu marka zaman zaman indirime de giriyor ben en son bir şişeyi 20L.’ya aldım ki fondotenlere ödediğim paraları düşünürsek neredeyse bana hediye edildi, para vermedim gibi.

 

Peki uygun fiyata fondoten yok mu? Elbette var ama bu fondoten (cildiniz benimki gibiyse) çok çok çok başarılı. Suratınızda hiç bir kalınlık ve ağırlık yaratmıyor. Sanki kendi cildiniz sadece daha pürüzsüz ve güzel. (Bu arada Bourjois, Channel makyaj line’ının satın aldı Channel Bourjois’ı değil). (Burjuva diye okuyabilirsiniz bir yere soracağınız zaman). Kısaca ben çok sevdim bu fondoteni.

 

Çok uzattım geçelim.

 

 

Far çok önemli çünkü gözlere derinlik ve anlam vermek için çok az hareketle çok şey sağlıyor. Bunlar (üstte) benim şu ara sıklıkla kullandığım bir kısım farlar. Bir bu kadar da makyaj çekmecelerimde var ama hepsini ortaya çıkaramadım resim çekmek için çünkü kocam evde ve “oha Mehtap” demesini istemiyorum. MAC farları (ne fırça kullanırsanız kullanın) dağıtmak bir mesele. Deli uzman değilsen o far hare hare kalıyor kardeşim. Makeup Forever’ın far çeşidi az ve olanlarda hakikaten podyumluk. Inglot farlar fena değil ama onlar da çok pigmentli. Yani azıcık alıyorsunuz ama kocaman duruyor suratınızda. Boby Brown farlar başarılı. Söz yok ama pahalı. Hepsi iyi farlar kendi içlerinde. Zaten o parayı ödediğin oyuncu o sayıyı yapacak değil mi?

 

Birde ucuza kapattığın ama Lebron gibi oynayanlar var.

 

Bu arkadaşlar (üstte) NYC marka ve Watson’larda satılmaya başlanmış bile. Bunu youtube’da izlediğim makyaj gurularından biri anlata anlata bitiremiyordu ve ben de kirpik almak üzere girdiğim Watsons’da görünce atladım. Tanesi 17L. gibi bir şey. Ancak kardeşim bir far bu kadar mı güzel dağılır. Kadife gibi, manyak bir ürün. Tek sıkıntısı hepsi az ya da çok simli. Yani mat farı şimdilik yok (ya da benim girdiğim Watsons’da yoktu) ama muuhhtteeşemmm farlar bunlar.

 

Geçelim;

Yemeği gösteren salçası kadını gösteren -sanılanın aksine- kirpikleri diyebilir miyiz? Rimel önemli bir husus çünkü eğer sürdüğünüz rimel kirpiklerinizde topak topak duruyorsa, isterseniz en pahalı ayakkabıyı giyin, en havalı çantayı taşıyın, saçınız bilmemnerede fönlensin… Arkadaşım o kirpikler topak topaksa ucuz durursun kaçarın yok.

Çok rimel kullandım. Yani arkadaşlar gerçekten… Rimel minik bir için bir servet harcadım. Aldığım ama çok pahalı olduğu halde alerji yapanlar oldu (benim gözlerim biraz sorunlu ve sağ göz kapağımda kist var) bunları, bana yar olmadı ama ziyan olmasın deyip dağıttım. Bir kısmı idare eder diye tuttum ama kullanamadım şişelerinde kurudular, attım. Bir kısmı makyaj yaptırdığım yerlerde (kendi ürünlerimi götürdüğüm için) kayboldu. Bazılarının kokusu sinirime dokundu yanımda çalışan yardımcıma verdim. Elimde kalanlar bunlar.

 

Ve şunu söyleyebilirim arkadaşlar, bir Max Factor (en soldaki mor olan) bir de şu;

Maybelline (pembe üzerinde siyah korse resmi var). Bu iki rimel bir harika. Maybelline olanı Watsons’dan 17L.’ya aldım ki, 100L.’lık rimellere basar.

 

Buradan çıkan sonuç şu: Makyaj malzemesinin ne kadar kaliteli olduğu (akmaması, kokmaması, alerji yapmaması, gözeneklerinizi doldurup sivilce ve siyah nokta yapmaması için) önemli. Ancak bir o kadar önemli olan ürünleri neyle uyguladığınız. Hani gözlerinizin alerjik bir durumu yoksa herhangi bir far alın ama far fırçasına ödeyeceğiniz paraya kıyın sanki bin dolarlık far sürmüşünüz gibi olabiliyor (abarttım biliyorum).

MAC ve Makeup Forever far fırçaları süper. Güzel far fırçanız varsa her far çok başarılı uygulanıyor.

 

Aynı şey fondoten fırçaları için de geçerli. Hayallerimin fondoten fırçasını ele geçirene kadar (Türkiye’de yok)

 

MAC ve Makeup Foever fondoten fırçaları hakikaten fondoteninizin hafif ve cilt gibi durmasını sağlıyor.

 

Eğer parlama sıkıntınız varsa fondoten üzerine şeffaf pudra uygulayabilirsiniz. Bu hem makyajınızın kat kat durmasını engelliyor hem de parlamasını.

Ben bu ara şunu kullanıyorum.

 

Bitmesini bekliyorum tekrar MAC’inkini alıcam çünkü daha ince. (gözaltı için tavsiye etmem).

 

Pudrayı bu tip kabuki fırçalarıyla uygulayabilirsiiniz soldaki Sephora sağdaki Channel

 

Gözaltı için ne kullansam gözaltı kırışıklarımın içine doluyor.

 

Bu yüzden hem gözaltımı aydınlatan hem de çizgilerin içine dolmayacak kadar ince bir ürün arıyordum ve yine emsallerinin beşte biri fiyatına olan Loreal LUMİ’den çok memnun kaldım. İncecik. (altta).

 

 

Yüzünüzde kontur yapmak istiyorsanız (hani elmacık kemikleriniz varmış falan gibi) bronzer kullanmayın. Bronzer’lar içlerinde kızıllık olduğu için sahte duruyor. Oysa kontor yüzünüze (kendiliğinden zayıfmış o bölgeler gibi) gölge düşşün istiyorsanız kullanacağınız şey şu (altta);

 

 

Benim gibi ruj konusunda problemli iseniz dudağınıza önce yumuşatıcı sonra açık tonlarda bir ruj sürün;

 

Ben bu ruju önce balm sürüp üzerine sürüyorum, şu gördüğünüz renkten iki ton daha açılıyor ve kendi dudağım gibi ama az önce dudaklarımı biraz ısırmışım gibi bir seksi bir seksi (bu tabirleri utube da takip ettiğim bir gay makyaj sanatçısından öğrendim/çaldım).

 

Gelelim kaşlara;

 

Uygulama kolaylığı, kalıcılık, gerçek görünüm, doğal renkler ve sabitleme konusunda MAC kaş ürünleri müthiş.

Bu görmüş olduğunuz kaş kalemi ve kaş jelleri (kaş jeli kaşın şeklini sabitliyor) çok başarılı. Soldaki şişe şeffaf sağdaki kaşımın rengi.

 

Kirpikleri geçmiştik ama pek çok kadın kirpik kıvırıcı kullanıyor. Kullanmakta lazım. Yani gözleriniz Türkan Sultan gibi sürekli yatakodası bakışları atmayacaksa gözleri az açmak için kirpikleri kıvırmak şart. Klasik kirpik kıvırıcıların kirpiklerini kırıp, dökülmesine sebep olduklarını biliyorsunuz değil mi?

 

 

Bu arkadaşı (üstte) Sephora’dan aldım. 30 küsür lira. İnce pille çalışıyor. Rimelinizi sürüyorsunuz sonra bunu çalıştırıyorsunuz, arkadaş hafifçe ısınıyor. Sonra bu arkadaşın fırçalı kısmını kirpik diplerinize tutuyorsunuz ve kirpikleri ısıtarak tuttuğunuz yere kaldırıyor ve orada sabitliyor. Gerçekten işe yarıyor. yalnız unutmayın, ÖNCE RİMEL SÜRÜP SONRA BUNU KULLANIYORSUNUZ.

 

Yüzünüze gölge yaptıysanız allık sürerken abartmamak lazım.

 

Şeftali ya da pembe tonlarında bir allık yeter de artar.

 

Bu kadar uğraşıp yaptığınız makyajın 1 saatte yokolmaması için bir takım astarlar kullanmak isteyebilirsiniz. Primerlar mucizeler yaratmasa da makyajın suratınızda bir tık fazla kalmasını sağlıyor.

Ben soldaki ürünü matlaştırıcı (suratım parlamasın diye) sağdaki ürünü de gözenekleri sıkıştırmak için bölgesel kullanıyorum. İkisi de çok başarılı.

 

Ciddi ciddi makyajı yüzünüze sabitlemek istiyorsanız (düğün dernek durumları) kullanacağınız ürün şu;

http://www.amazon.com/Skindinavia-Makeup-Finishing-Spray-Ounce/dp/B004QLTJA6/ref=sr_1_3?ie=UTF8&qid=1387716771&sr=8-3&keywords=skindinavia

 

Kısaca durum bu umarım faydalı olabilmişimdir.

 

Hadi süslenelim, kadın olmak güzel bir şey…

 

Comments are closed.