BİZ BATMAN MİYİZ ARKADAŞ?

Bu haftaki yazı konumu bir miktar “kendini korumaya” ayırmak istedim. Bir süredir aklımda olan bir mevzuda sizinle fikrimi paylaşmak istiyorum. Ve biliyorum ki yine- özellikle belli bir kesimden- tepki doğacak çünkü BİİİZZZ HER ŞEEYYİİİ KENDİİMMİİİİZZZZZ YAPABİLİRRİİZZZ!!! Yav, evet, elbette yapabiliriz, bir şey demiyorum, sakin… Sadece kendi adıma (KENDİ ADIMA) ben Batman olmadığımın farkındayım. Olanlara saygım sonsuz, hatta bir ara arabalarıyla bir tur attırırlarsa da sevinirim ama ben değilim. Buradan yola çıkarak benim gibi “doğaüstü güçleri olmayan” diğer kadın arkadaşlara bir yazı yazmak istedim. Yılbaşından Devam Linki

O SENE ORADA NE YAŞANMIŞ?!?

Hiç gözlerini şaşkınlıkla açıp, “o sene orada ne yaşandı yahu?” diye sordun mu sevgili okur? Hiç başına geldi mi bu?   Konumuz insanın gelişiminde ailenin yeri ve inan bana bu yer okuldan daha önemli. Çünkü hani hep dedikleri gibi, hep ezbere bildiğimiz gibi, eğitim aileden başlıyor gerçekten.   Löp diye girelim mi yazıya?   Anasının, babasının başında durup ilgilenmediği çocuklara bakıyoruz. Ya da ailenin ilgilendiği ama yanlış ilgilendiği çocuklara… Daha doğrusu bu çocukların büyümüş hallerine…   Daha açık yazalım. Başına gelmiştir. Meşhur bir okuldan mezun, hani herkesin gıpta ile Devam Linki

TAM OLARAK NEYİN “HAZIRLIĞI”???

Merhaba sevgili okur. Sana bu hafta (geçen hafta sözünü verdiğim üzere) düz okulların neye hizmet ettiğini kestiremediğimiz “hazırlık” sınıflarından ve yine yerli sermaye okulların yabancı sermayeyi taklit eden tatillerinden bahsedeceğim.  Kimsenin çoluğunun çocuğunun kalbini kırmak, duygularıyla oynamak, ailelerin inanmak istedikleri pembe yalanları yok etmek, şu ölümlü dünyada satın alınmış küçük mutluluklara istifra etmek gibi bir derdim asla yok. Bana tuhaf gelen ve itici bulduğum kısım okul sahiplerinin ve yöneticilerinin aileleri “şaşkın” yerine koyma çabası. Belki okullara da haksızlık ediyorum, belki alan memnun satan memnun Devam Linki

ÇOCUĞUN ARKADAŞLARINA KARIŞMALI MI?

Merhaba sevgili okur. Geçen haftaki yazımda seninle paylaştığım üzere bu haftaki yazı konumuz çocukların arkadaşlarına karışma hallerimiz. Bu hafta bunu konuşalım seninle, haftaya kuruluşu neredeyse benim altımdaki arabadan yeni olup “hazırlık” koyan okullara ve yerli sermaye olduğu halde uygulanan “thanksgiving” tatillerine değinip bir miktar dalga geçeceğiz. Bu konu haftaya ama… Şimdi arkadaşa karışan anne olayı. Benim gibi, anneler yani.   Başlayalım;   Bir miktar kontrol delisi bi insan olduğumu söyleyebilirim. Olayları akışına bırakamadığımı, sürpriz sevmediğimi, bilgi sahibi olmayı tercih ettiğimi daha önce de Devam Linki

NASIL BİR VELİ, NASIL BİR İNSAN?

Nasıl bir velisin sen sevgili okur? Okul döneminde nasıl bir anne (veya baba) oluyorsun? Kendini çocuğun sınav tarihlerine, derslerine, ödevlerine uydurmaya çalışıyor musun?     Şöyle bir kitle var, misal okul 9 saat için tatil olsa 9 saatliğine gidecek yer buluyor, hiç bişi yapamasa çöp dökmeye gidiyor falan… İşi, gücü, meşguliyeti, sorumlulukları, yapması gerekenleri olan insanlar, belli bir takvimle hareket etmek zorunda olanlar pat orda pat kapı arkasında olamıyor, kapı gıcırtısına oynayamıyor takdir edersiniz ki. Bu bi tık aylak kitle zaten konu dışı onlar tur şirketine göre yaşıyor, çocukla falan işi yok.   Şöyle Devam Linki

KÖTÜLÜĞE RAĞMEN İYİ KALMAK MARİFET

İnsanlar seni ne kadar yanıltıyor sevgili okur? Olacakları ne kadar öngörebiliyorsun? Yaşlarımız yakınsa bu işlerde tecrübe edindiğinden, insanların durumlar karşısında ne kadar çirkinleşeceğini hayli başarılı şekilde öngörebiliyor olmalısın. Ha, öngördüğün halde yaşadığın çiğliğe -yine de- şaşırıyor olabilirsin (ben öyle oluyorum). “Ya ben bu adamın bunu yapacağını tahmin ediyordum ama… Yani, yaptı da hakikaten karaktersiz” diyorum. Çünkü sevgili okur, o karaktersizliği öngörsem, “bak bunlar şimdi böyle yapacak kesin” desem dahi… Ben yanılmış olmayı dileyenlerdenim bu durumlarda. Umarım yanılırım, Devam Linki